Washington-Havana hattında 60 yıllık satranç: Çöküş mü, yeni bir pazarlık mı?

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Pazar, Nisan 19 2026
Paylaş
X Post
Çağdaş tarihin en uzun soluklu çekişmelerinden biri. Dünyanın en güçlü ülkesi ile 10 milyondan az nüfusa sahip bir ada karşı karşıya.
Washington-Havana hattında 60 yıllık satranç: Çöküş mü, yeni bir pazarlık mı?

Dünyanın en büyük süper gücü ile 10 milyon nüfuslu küçük bir ada ülkesi arasındaki 60 yıllık "soğuk savaş", 2026 yılı itibarıyla en kritik dönemlerinden birini yaşıyor. BBC Türkçe’nin derlediği verilere göre, tarihsel gerilim sadece diplomatik bir çekişme değil, kuşaklar boyu süren bir ekonomik ve toplumsal krizin hikayesine dönüşmüş durumda.

Trump’ın Dönüşü ve "Sıkıştırma" Stratejisi

Donald Trump’ın 2025’te yeniden Beyaz Saray’a çıkmasıyla birlikte, Küba üzerindeki baskı hiç olmadığı kadar arttı. Washington, 1960’lardan bu yana süregelen ekonomik ambargoyu (embargo) daha da sertleştirirken, Havana’yı adadaki enerji krizinin baş sorumlusu ilan etti.

Haberin en çarpıcı unsuru ise bölgesel dengelerin değişimi. Ocak ayı başında ABD’nin düzenlediği askeri operasyon sonucu Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun yakalanması, Küba’nın en büyük enerji destekçisini kaybetmesine yol açtı. Bu durum, adada sadece bir ekonomik darboğaz değil, derin bir toplumsal krizi de beraberinde getirdi.

Tarihsel Kırılma Noktaları: Maine’den Castro’ya

BBC’ye konuşan Miami Üniversitesi’nden Profesör Michael Bustamante, gerilimin köklerinin 1898’deki Maine zırhlısı patlamasına dayandığını hatırlatıyor. Bustamante’ye göre;

1898-1902: Küba, bağımsızlık sonrası ABD mandası altına girdi.

Platt Düzenlemesi: ABD’ye Küba’nın iç işlerine müdahale hakkı tanıyan bu ek madde, bugünkü Guantanamo üssünün de temelini attı.

1959 Devrimi: Fidel Castro liderliğindeki "sakallıların" Havana’ya girişi, Amerikan şirketlerinin kamulaştırılmasıyla ipleri tamamen kopardı.

Soğuk Savaş’ın Mirası ve "Donan" Çözümler

Kübalı tarihçi Oscar Zanetti, Küba’nın savunma refleksinin arkasında yatan nedenin 1961’deki Domuzlar Körfezi Çıkarması ve 1962 Füze Krizi olduğunu vurguluyor. 1990’larda SSCB’nin çöküşüyle yaşanan "Özel Dönem" ve 1994’teki "balseros" (salcılar) göç krizi, iki ülkeyi insani konularda iş birliğine zorlasa da, 1996’da yasalaşan Helms-Burton Yasası ambargoyu kaldırmayı neredeyse imkansız hale getirdi.

Bugün: Müzakere mi, Felaket mi?

Günümüzde Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Washington ile bazı temasların olduğunu kabul etse de, Trump yönetimi Küba’nın "çöküşün eşiğinde" olduğunu savunuyor. Havana yönetimi ise yaşananları "ekonomik boğma stratejisi" olarak nitelendiriyor.

BBC’nin ulaştığı kaynaklar, Washington ve Havana arasındaki düşmanlığa tanıklık etmiş olanların, her türlü yakınlaşma sinyaline şüpheyle yaklaştığını belirtiyor. Bölgedeki diplomatik gözlemciler, Venezuela desteği kesilen Küba’nın, tarihinin en zorlu "hayatta kalma" sınavını verdiğinde hemfikir.