İki Oruç Dönemi Buluşurken…


Takvimler bazen insanların planlamadığı, fakat Allah'ın takdiriyle gerçekleşen güzel sürprizler hazırlar. 2026 yılının baharı işte böyle bir sürprizle açıldı: Müslümanların Ramazan-ı Şerif'i, Hristiyanların Paskalya öncesi kırk günlük oruç dönemi (İngilizce Lent, İtalyanca Quaresima, Almanca Fastenzeit) ile aynı anda başladı.


Bu "takvimlerin ilahi buluşması"nı ele alanların başında Vatikan'ın Dinlerarası Diyalog Bakanlığı  oldu. 20 Şubat 2026'da, tam da Ramazan'ın başladığı günlerde, Diyalog Bakanlığı’nın başındaki Kardinal George Jacob Koovakad ve Müsteşar Monsenyör Indunil J.K. Kodithuwakku imzasıyla dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara yönelik geleneksel tebrik ve dayanışma mesajı yayımlandı. Mesaj İngilizce, İtalyanca, Arapça ve Fransızca olmak üzere dört dilde kamuoyuyla paylaşıldı.


Vatikan'ın bu Ramazan mesajlarını yayımlaması 1967'ye, yani İkinci Vatikan Konsili'nin hemen akabine dayanıyor. Elli dokuz yıldır hiç kesintisiz süren bu gelenek, başlı başına anlamlı bir irade beyanıdır. Zira bir kurum, yıllarca bir şeyi tutarlı biçimde yaparsa bu artık nezaket jestinin ötesine geçer; bir kimlik ifadesine dönüşür. Nitekim zaman zaman bu mesajlar doğrudan Papa tarafından da imzalanmış; bu da meselenin ne denli ciddiye alındığını gösteriyor.


Peki bu yılki mesaj ne söylüyor?


Kardinal Koovakad, mesajın özünde şu gerçeği dile getiriyor: Ramazan ile Lent'in aynı anda yaşanması, Müslümanlar ve Hristiyanların yalnızca takvim bakımından değil, ruhani yolculuk bakımından da yan yana yürüdüğünü hatırlatıyor. Her iki dönem de dua, oruç, tefekkür ve somut hayır faaliyetleriyle nefsi terbiye etmeyi, Allah'a yakınlaşmayı ve topluma karşı sorumluluğu yeniden keşfetmeyi amaçlıyor. Bu ortak yolculuk bize insanlığın derinliklerindeki kırılganlığı da hatırlatıyor; güçlü olduğumuzu sandığımız anlarda bile imtihanlara ne kadar muhtaç ve aciz kaldığımızı...

Mesaj, günümüz dünyasının gerçeklerine de parmak basıyor: Bilgi kirliliği, çatışan söylemler, kalbimizi bunaltan ağır imtihanlar... Kişisel, ailevi ya da kurumsal bir buhranın içinde kalınan anlarda insan çözümü önce kendi aklında, analizde, sebeplerde aramaya meyleder. Fakat mesaj bize şunu hatırlatıyor: Yaşananların karmaşıklığı çoğu zaman bizim gücümüzü aşar. O zaman hakiki mümine yakışan, Rahman, Kadir ve Adl olan Allah'a yönelmek, O'nun rahmetine sığınmak ve insanlık ailesine karşı sorumluluğunu unutmamaktır. Çaresizlik karşısında umutsuzluğa kapılmak ya da şiddete temayül etmek, Allah'a gerçekten güvenen bir kalbin tavrı değildir.


Mesajın en çarpıcı boyutlarından biri, Katolik Kilisesi'nin adalet, özgürlük ve insan onuruyla ilgili mücadelelerinde zorluk çeken Müslümanlara yakınlığını açıkça dile getirmesidir. "Sizi seviyoruz, sorunlarınız bizim sorunumuzdur" demek kolay değildir; fakat mesaj bunu doğrudan ve yürekten söylüyor. Papa Franciscus'un Fratelli Tutti (Hepimiz Kardeşiz) kitabında kullandığı o çarpıcı ifadeyi hatırlatıyor Kardinal Koovakad: "Hepimiz aynı gemideyiz." Bu söz yalnızca zarif bir ifade değil; gerçek bir dayanışma çağrısıdır. Müslümanlar olarak biz de aynı gemide yolculuk eden Hristiyan kardeşlerimizin acılarına bigâne kalamayız. İnsanlık kalesini birlikte tamir etmek için el ele vermek, inancımızın bir gereğidir.


Mesaj barış dileğiyle son bulurken, mevcut Papa 14. Leo'nun 59. Dünya Barış Günü mesajından alıntılanan o derin sözü yansıtıyor: “Gerçek barış, ancak ‘kalbin, aklın ve hayatın şiddeti çağrıştıran her şeyden arınması’yla mümkündür.” Ne güzel bir tanımlama! Yani barış, dışarıdan dayatılan bir anlaşma ya da yorgunluktan varılan bir mütareke değil; içeriden gelen bir dönüşümün meyvesidir. Ramazan'ın ve Lent'in ruhani iklimine tam da bu derin anlam yakışıyor.


Ramazan-ı Şerif, Müslümanlara her yıl aynı fırsatı sunuyor: İç dünyamızı  sorgulama, niyetlerimizi tazeleme, başkasının acısını hissetme, dünyaya daha iyi bir kalple bakabilme.... Bu yıl bu manevi yolculuğu Hristiyan kardeşlerimizle eş zamanlı yaşıyor olma  tevafuğu, bir lütuf ve bir davettir. Silahların değil, umudun hâkim olduğu, adaletin ve merhametin yeniden yeşerdiği bir dünya için dua edelim, çalışalım, birlikte yürüyelim.

 

YAZARIN SON YAZILARI