G7’den Kiev’e Güçlü Destek: Trump’ın Ukrayna Politikası Neden Değişti?

G7’den Kiev’e Güçlü Destek: Trump’ın Ukrayna Politikası Neden Değişti?

Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi, Kiev’e yönelik askeri desteğin artırılması ve Moskova’ya karşı yaptırımların sıkılaştırılması kararlarıyla sona erdi. Avrupalı liderlerin baskısı sonucu ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna konusundaki tutumunda belirgin bir değişim yaşandı. Trump, artık Kiev yanlısı bir çizgiye yaklaşırken, G7 zirvesinde Rusya'ya ateşkes çağrısı yaptı.


Zirve sonrası yayımlanan ortak bildiride, G7 liderleri Rusya'nın savunma sanayi ve savaş ekonomisi üzerindeki baskıyı artırma konusunda mutabık kaldıklarını duyurdu. Özellikle Rusya'nın petrol ve doğalgaz sektörüne yönelik yeni kısıtlamalar getirilmesi kararlaştırıldı. Liderler, ek önlemler için "en uygun zaman" olduğunu belirterek, bu kararı ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin imzaladığı anlaşmaya dayandırdı.


Bunun yanında G7 ülkeleri, Ukrayna'ya yönelik "sarsılmaz destek" kararlılığını yineledi: Modern hava savunma sistemleri, ek hava savunma füzeleri ve uzun menzilli silahlar dahil olmak üzere askeri teçhizat tedarikinin artırılacağı açıklandı. Özellikle enerji yaptırımları ve Hürmüz Boğazı ile  bağlantı kurulması, Washington'un Kiev politikasında Avrupa ile daha uyumlu bir çizgiye gelmesine neden oldu.


G7 ve Trump’tan Ukrayna’ya Güçlü Mesajlar

Trump, Temmuz 2025'te Alaska'daki Anchorage zirvesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin ardından, Ukrayna'nın elinde "koz" kalmadığına ve toprak tavizlerine gitmesi gerektiğine inanıyordu. Ancak Fransa’da Avrupalı liderlerle yapılan temaslar sonucunda bu pozisyonu önemli ölçüde değişti. Trump, G7 zirvesi sırasında yaptığı açıklamada, "Sekiz savaşı bitirdim. Bunun en kolayı olacağını düşünmüştüm. Evet, elimden gelen her şeyi yapacağım" ifadelerini kullanarak, Rusya'yı Kiev ile bir anlaşmaya çağırdı.


Tabiki Trump’ın Ukrayna konusundaki tutumunun değişimi, siyasi gelişmeler ve iç/ dış politika dinamikleriyle yakından ilgili. Trump, Kasım ayındaki ABD seçimlerini göz önüne alarak, İran ve Ukrayna konusundaki tutumunu seçmenlerin ve siyasi tabanın beklentilerine göre ayarlayamaya çalışıyor. Ukrayna’ya sağlanan desteğin artırılması ile hem ABD’nin uluslararası itibarını güçlendirmeye çalışıyor, hem de iç politikada farklı gruplardan destek almayı amaçlıyor. Bu faktörlere bir de G7 zirvesi esnasında liderlerle direk temas ve ikna edici açıklamaları eklemek gerekir.


Mesela Ukrayna güçlerinin savaş performansı ve gelişmelerin bölgedeki stratejik önemi, Trump’ın tutumunundaki değişime ikna için kullanıldı. Kiev'in son dönemde sahadaki konumunu güçlendirdiğini ve olası barış görüşmelerine daha avantajlı koşullarda katılabilmesi için Batı desteğinin artırılması gerektiği brifingi verildi. En bariz örnek, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmenin ardından, Rusya'nın Ukrayna ile bir barış anlaşmasına varması gerektiğini söylemesi. Trump, çatışmanın sona erdirilmesi için elinden gelen her türlü çabayı göstereceğini de vurguladı.


Zelenskiy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, önceliğin Ukrayna'nın hava savunmasının güçlendirilmesi ve Rusya'nın çatışmayı sona erdirmesini sağlayacak diplomatik girişimlerin ilerletilmesi olduğunu belirtti. Ukrayna lideri, "Barışa ihtiyaç var. Temel hedefimiz Ukrayna'nın hava savunmasını güçlendirmek ve Rusya'nın savaşı sonlandırmasını sağlayacak diplomatik süreci ilerletmek" değerlendirmesinde bulundu.


Washington'daki hava değişimini analiz eden The Economist, “ABD yönetiminde giderek daha fazla, Ukrayna'nın savaşı kazanan taraf olduğu ve Rusya'ya güvenilemeyeceği görüşü hakim olmaya başladı” diyor. Bu değişimde, Ukrayna'nın son dönemdeki başarılı İHA saldırıları ve Rusya'nın ilerleyişinin yavaşlaması etkili olduğu vurgusu da yapılıyor. Analize göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşa bakışı da değişti. İran deneyiminin ardından Trump'ın, Putin üzerinde baskı kurmadan istediklerini elde edemeyeceğini anladığı belirtiliyor.


Enerji, Silah Üretimi ve Diplomatik Vurgular

G7 ülkeleri Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için Rusya'nın enerji sektörüne yönelik baskıyı artırma konusunda anlaşmaya vardı. Ayrıca, Ukrayna’ya yönelik açık desteklerini dile getirerek, uluslararası alanda güçlü bir dayanışma mesajı verdiler. Alınan kararlar, muhtemelen askeri yardım, ekonomik destek veya Rusya’ya yaptırımlar gibi çeşitli şekillerde Ukrayna lehine desteğin artacağı anlamına geliyor. 


Zirve sonrası ortak bildiride, Ukrayna'nın askeri üretimini genişletmesine olanak sağlayacak imtiyazlı lisansların sağlanması seçeneğinin de değerlendirileceği belirtildi. Bu maddeye Pentagon’un onay vermesi, savaşın seyrini değiştirebilecek stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Füzelerin Ukrayna topraklarında üretilmesi, hem lojistik süreleri kısaltacak hem de Kiev yönetiminin uzun vadeli savunma kabiliyetini güçlendirecek. Rusya ise daha önce Batılı ülkeleri Ukrayna ile askeri işbirliğini durdurmaları çağrısında bulunmuştu.


Şu anda yalnızca ABD'de üretilen ve tedarik süresi uzun olan hava savunma füzelerinin, Avrupa'daki tesislerde ve doğrudan Ukrayna'da lisanslı olarak üretilmesi planlanıyor. G7 Zirvesi sırasında konuya ilişkin soruları yanıtlayan Trump, "Onlar (Ukrayna) böyle bir imkâna sahip olmak istiyor, biz de değerlendireceğiz" ifadelerini kullandı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkelerin Amerikan şirketlerinin Avrupalı üreticilere lisans verme seçeneğini tartıştığını doğruladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Trump'ın Amerikan savunma sanayisinin bu tür silahları tedarik etme kabiliyetini genişletme yönündeki çağrısını destekledi.


Ukrayna, özellikle Rusya'nın altyapı hedeflerine yönelik balistik füze saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini güçlendirmek için müttefiklerinden sürekli destek talep ediyor. Berlin ve Kiev, balistik füzelerle mücadele edecek yeni bir hava savunma sisteminin ortaklaşa geliştirilmesi için çerçeve anlaşması imzaladı. Sonuç olarak G7 zirvesi, Ukrayna'ya yönelik askeri desteği, sanayi iş birliği boyutuna taşıyan önemli bir adım olarak karşımıza çıkıyor. Bu gelişme ve özellikle Washington’un tutumu, Ukrayna’nın cephelerdeki direncini artıracaktır. Ayrıca yapılan açıklamalardan Rusya’ya karşı uluslararası baskıların ve yaptırımların artacağını okuyoruz. Fakat bütün bu gelişmeler Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşın daha da uzaması manasına geliyor. Çünkü tarafların temel şartlarında bir değişiklik olmadı. Kremlin, savaş stratejisini Batının Ukrayna’ya artan destekleri çerçevesinde belirliyor.

YAZARIN SON YAZILARI