Bomber Jacket ile nasıl görünüyor?

Kadir Gürcan
Yayınlanma Pazartesi, 5 Ocak 2026

Bilmem dikkatinize takıldı mı? Cumhurbaşkanı'nın sosyal medya hesabı için seçtiği profile koyduğu resmi, takım elbise ve kravatlı değil, Bomber Jacket olarak bilinen ve ABD Başkanları'nın değişik vesilelerle orduyu ziyaret sırasında tercih ettikleri bir kreasyon. Hani şu hazret'in Küçük Damad'ı onure etmek için katıldığı imza törenlerinde giydiği koyu mavi ceket var ya, işte ondan bahsediyorum. Acaba devletli “Hazır ol cenge, eğer istersen sulh-u salah!” mı demeye getiriyor dersiniz?
Neden
kamuflaj değil de Bomber Jacket olduğu bu yazının ana konusu olmamakla birlikte
zavallı Maduro'nun en son ordu teftişini kamuflaj ile yaptığı detayını
hatırlatmadan geçmeyelim.
Normal
zamanlarda siyasi liderler, koyu renkli ve devlet ciddiyeti ile örtüşen
tarzları tercih ediyorlar. Hatta sosyal medyayı çok kullanan eski adıyla
Twitter, yeni adıyla X'e kızıp yeni bir platform açan Trump'ın profil resmi
Beyaz Saray giyim koduna birebir uygun. Kaldı ki Trump'ın ortaokul yıllarında
New York'taki askeri akademide okumuşluğu bile var. Her başkan gibi o da
“Başkumandan” olduğunun farkında ancak askerlik şehvetine kapılıp süngü-tüfek,
tam teçhizat ortalıkta görüntü vermiyor. O bile ülkeyi siyaset üreterek
yönetmesi gerektiğini kavramış. Ne kadar hayret verici!
Aramızda
kalsın, geçen hafta Doha'da yapılan İsrail-Filistin görüşmelerine bölge
ülkelerinden Katar ve kendini çok önemli hisseden Türk yetkililer davet
edilmedi. Son üç yıldır İsrail-Filistin krizi ile yatıp kalkan Türkiye'nin
bölge barışı açısından çok fırsatları kaçırdığına şahit oluyoruz. Durumdan
abartılı vazifeler çıkarıp sonra yolun yarısında havlu atan iktidarın bölge
ülkelerinde hasıl ettiği güvensizlik her haliyle kendisini hissettiriyor. İşin
daha ilginç tarafı, görüşmeye davetli ülkeler, daha önce bir şekilde İsrail ile
savaşmış ülkeler; Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün...Toplantıya katılanlara
baktım, hiçbirinin üzerinde Bomber Jacket yoktu!
İktidar
propagandist ve tetikçileri, Türkiye'nin bölgede, hiç olmadığı kadar oyun dışı
bırakıldığı gerçeğini itirafta ayak diretiyorlar. Gerçekten coğrafik konumu ve
nüfus avantajları ile öne çıkan Türkiye, her seferinde yanlış ata oynamakla
geri dönülmez bir izolasyon ile karşı karşıya kaldı. Önce Suriye şimdi de
Filistin Meselesi, mevcut iktidarın itibar testi açısından kötü tecrübeler.
Oysa ki, masadaki tek yüksek sadânın kendilerine ait olduğuna öylesine
inanmışlar ki!
Son birkaç
yıldır “Mavi Vatan” ütopyası ile Akdeniz'i Barbaros Hayrettin'in mirası, Türk
Gölü zanneden iktidar adeta “Akdeniz'de bizden habersiz!” kuş uçmaz izlenimi
vermeye çalışıyordu. Yine geçtiğimiz hafta İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan'ın
Akdeniz'de gerçekleştirdikleri ortak tatbikat, havuz medyasının bütün iştahını
altüst etti. Ee, mevcut iktidarın “Bölgede bizsiz oyun kurulamaz!” meydan
okumalarına ne oldu? Ne olacak, o da daha önceki boş avunmalar kolleksiyonunda
yerini aldı.
Türkiye'nin
Doha görüşmeleri dışında kalmasını değerlendiren yabancı uzmanlar, Türk
yetkililerin meseleyi haddinden fazla şahsileştirmelerine ve radikal bir iç
siyaset aracı haline getirmelerine bağlıyorlar. Olmadık yerde Gazze Mitingi
düzenleyip ter ve nefes atan iktidarın aşırı alınganlık, gayretkeşlik ve
işgüzarlıkları ciddiye alınmasının önündeki en büyük engeller arasında.
Ortaokul bilgileri ile Ortadoğu'ya şekil vermeye çalışan aşırı duygusal iktidar
ekibinin ülkeye verdiği zararın haddi hesabı yok.
Doha'da
yapılan görüşmeler Türk medyasında yer almadı. Gazze için oluşturulacak
güvenlik birimine dahil olmayı çantada keklik zanneden Saray ve iktidar,
geçtiğimiz hafta aldığı döner tekmeden sonra, bütün ümidini Başkan Trump'ın
merhametine bağladı. Saray'ın adına konuşan maaşlı ekip yine “Bu işi çözerse
yine Trump çözer!” demeye başladı.
Ukrayna
Devlet Başkanı Zelensky'nin de kendine has bir giyim tercihi var. Üç yıldır
Rusya ile savaşan Zelensky, kendini önemli göstermek için Bomber Jacket giyme
ihtiyacı duyimuyor. Ne gerek var? Zaten adam üç yıldır savaşın içinde ve
“Ukrayna savaşı sona erdikten sonra, başkanlığı bırakmaya hazırım!” diyecek
kadar da demokrat ve ne yaptığının farkında.
2026'da
Rusya-Ukrayna arasında barış gerçekleşme ümidinin yüksek olduğunu söyleyen
Zelensky, Trump ile yoğun bir görüşme trafiği içinde. Bununla birlikte Zelensky
yaptığı anlaşmaların Trump Hükümeti ile değil, ABD senato ve kurumları
tarafından da benimsenmesi gerektiğinde ısrar ediyor. Ülke kaderini şahsi
dostluk ve geçici hükümetlerin insafına bırakmama konusundaki ısrarı takdire
şayan!
Şu ana
kadar Gazze'de oluşturulacak güvenlik gücüne dahil olma konusunda Türkiye'ye
yeşil ışık yakılmadı. Bunca oyun dışı kaldıktan sonra bütün umutlar Trump'ın
“Hamil'i kart yakınımdır!” referansı ile Saray'ın belalısı Netenyahu'nun ikna
ve tenezzülüne kaldı.







