Trump'ın McDonald menüsü!


Türkiye'de gündem NATO. Gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkeler için, sıradan ve olağan görüşmeler, abartılı ve depdebeli düğünler gibi aylar öncesi hazırlanılması gereken prestij ve gövde gösterileri zannediliyor. Dünya kupası maçları da öyle. ABD'li dostum, orada oynanan maçlarının ülke gündemini hiç meşgul etmediğini paylaştı. Şimdi herkes, İran-ABD krizinden sonra düşen benzin fiyatlarının keyfini çıkarıyor.


Üç çeyrek asırlık NATO birlikteliğine ev sahipliği yapıyor olması Türkiye'deki mevcut iktidarı özel ve ayrıcalıklı yapmıyor. Bu ne telaş? Sanki NATO yeniden inşa ediliyor ve daimi başkanlığına Türkiye getiriliyormuş hissi vermeye çalışmaları mizahı bile kaldırmayacak kadar sığ. Harcamalar devlet bütçesinden karşılandığı için israfın, gereksiz ya da sırf olduğundan farklı görünmek için sunî tavırların haddi hesabı yok. 


Başkan Trump'ın Türkiye ziyareti iktidar için ayrı bir önem taşıyor. Son birkaç haftadır Saray'dan geldiği belli ültimatom ile Trump hakkında ilişkileri zedeleyecek (Trump'ın da çok umurundaydı ya!) haberler şak diye kesildi. Havuz medyası için Netanyahu şu an ucuz bir hedef ve vuruş serbest. A'dan Z'ye bütün maaşlılar ağız dolusu antisemizm'de birbirleriyle yarışıyorlar. Şimdilik güvenli limanda demirledikleri için kendilerinden eminler. Biz hiç ciddiye almıyoruz ancak, birkaç hafta önce İsrail, haklarında savrulan tehditleri ciddiye aldıklarını bizzat ABD ile paylaştığını basın ile paylaştı.


Trump'ın ziyaret programı kalem kalem bütün detayları ile paylaşıldı. Aslında devlet ziyaret geleneğinde ne varsa o. Ama sevimli(!) havuz kalemşörleri için bu yeterli değil. ABD Başkanı, Saray ile özel bir zirve görüşmesi yapasıymış. Ee, Afrika ülkelerinden gelen devlet başkanları Aksaray Muhallebicisi ile mi zirve yapıyordu? Trump'ı özel kılan ne? Türkiye'yi ziyaret edeceğini duyurmadan önce, İran-Filistin ve Lübnan üçgeninde Trump-Netenyahu höykürmelerine ne oldu? Ah sizi, müzayede simsarları ah!


Saray'ın Rusya ile arasının iyi olduğu günlerde, Türkiye'nin NATO'yu üyelikten çıkmakla tehdit ettiği dün gibi aklımızda. Sadece o mu? Yakın ve uzak coğrafyada oluşturulacak muhtemel birlikteliklere can atan mevcut iktidar şimdiye kadar onlardan aradığını bulamamanın mahcubiyetini üzerinden atamadı. Ne Çin, ne Rusya ne de Afrika'da oluşan strateji ve akıbeti meçhul birliktelikler gelecek vaad etmiyor. Ha unutmadan, Saray Medyası'nın takvim yaprağı münevverleri Ortadoğu'da ticari ve askeri bir pakt'ın kurulacağına dair ütopyalarını, liseli seviyesinde okurları ile paylaşmakta ısrarlılar.


NATO'ya üye ülkelerin birbirleri ile ilişkileri gecici iktidarlara bağlı değil. Putin-Ukrayna krizi bu birlikteliğin gerekliliğini bir kez daha perçinledi. İran-ABD krizinde NATO'dan aradığı destek ve yardımı bulamayan Trump, bütün bu olumsuzluklara rağmen pakttan çıkma tehditlerini şimdilik rafa kaldırmış durumda.

Bu yıl yapılacak NATO görüşmelerine üye ülkelerin tamamı katılacak. İktidarın gıcık olduğu Fransa devlet başkanı Macron da davetliler arasında. Ülke ilişkilerini şahsi kaprislerden kurtaramayan mevcut iktidar “Macron, kaldığı süre içinde özel koşu sahası istiyor!” diyerek ucuz gazetecilik numaralarına yatmayı ihmal etmedi. Geçtiğimiz yıl, Macron'un Cumhurbaşkanı'nı elini sıkarken neredeyse hazret'e düşme tehlikesi yaşattığını hala unutmamışlar. Kendilerince Macron'a dalaşacaklar.


Trump'ın gezi programındaki detaylar atlanmıyor. ABD ekibi bin kişilik bir kadro ile Türkiye'ye gelecek. Herkese özel menü hazırlanacağında şüphe yok. Bununla birlikte, yaşı sekseni bulan Trump için öyle üzerinden tereyağ damlayan, ağır etli Osmanlı Mutfağı ihtişam ve debdebesine gerek yok. İnanmayacaksınız ama, milyarder Başkan Trump'ın en özel tutkusu McDonald'ın hamburger'i, french fries'i ve bildiğimiz Coca-Cola. Beyaz Saray'a davet ettiği konuklarına sunduğu en meşhur öğle ya da akşam yemeği köşe başındaki McDonald şubesinden sipariş ediliyor.


Eşi Melania, özel doktorlarının ve yakın arkadaşlarının ısrarına rağmen Trump Cola tutkusundan vazgeçememiş. Beyaz Saray'daki çalışma masasına sırf Cola için özel bir hat çektirdiği biliniyor. Başkan'ı alışık olmadığı ve yaşına göre ağır gelecek ziyafetlerde mecbur etmemek yakınlarını cidden memnun edecektir. Herkes öyle, oturduğunda bir koyunu yiyebilen devlet-i âliye bakiyyesi değil ya!


Dünya gündemine bütünüyle kapanan koltuk değneği muhafazakar-milliyetçi muhalefet yine kimseyi yanıltmadı. Düne kadar NATO'yu tehdit eden zihniyet şimdi “NATO'dan ille de askeri hastane isteriz. Aksi halde, masayı dağıtır, yüzükleri atar ve düğünü iptal ederiz!” diyerek akla ziyan bir taleple gündeme düşüverdi. İnşallah bu divanelik yabancı dillere tercüme edilip NATO ülkeleri ile paylaşılmamıştır. Biz alışkınız. Kol kırılır, yen içinde kalır da, herkes öyle düşünmez ki!


Türkiye mevcut iktidar ile dış siyasette olduğundan fazla kan kaybetti. Dört yıl önce Putin-Ukrayna krizi başladığında iktidarın âriyeten üzerine geçirdiği büyüklük kompleksinden çok fazla bir şey kalmadı. Üye ülkeler bunu çok iyi biliyorlar. Gelinen noktada NATO, Türkiye'nin sığındığı en güvenli askeri birliktelik olma özelliğini koruyor. Bu yüzden misafirperverliği fazla abartmaya gerek yok! Trump hariç, diğer ülke liderlerine de Üsküdar Köftecisi'nden köfte-ekmek de ısmarlasanız bir şey olmaz!

YAZARIN SON YAZILARI