Diyanet ve hutbeler

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Haziran 28 2022
Diyanet idaresinin sosyoloji, psikoloji ve pedagojiyi göz önünde bulundurmaksızın irat ettiği hutbeler dini gerçekliği yansıtmaktan çok uzak
Diyanet ve hutbeler
CUMA KARAMAN 

Şunu peşinen belirtelim ki, Diyanet her yönüyle çağın ve toplumun ekseriyetinin çok gerisinde kalmış bir kurumdur. Dini konularda çağın ruhuna uygun olmayan söylem ve eylemlerin odağı haline gelen bu teşkilat, tamamen siyasi iktidarın vesayeti altında ve aldıkları talimatları halka din olarak pazarlamaktan başka bir iş yapmamaktadır. Bu uğurda en gayr-ı meşru ve gayr-ı ahlaki icraatları bile yayınladığı fetvalarla dini kılıflara sokmaktadır. Diyanet’in kontrolündeki tüm camilerde okunan hutbelerin içeriği genelde savaş, kahramanlık, gazilik, şehitlik gibi konularda abartılı metih ve senalarla dolu hamaset, hikâye ve üsturelerden ibarettir. Sadece Diyanet’in bu hutbelerine bakanlar İslam’ın sanki hayattan ziyade ölümü, barıştan ziyade savaşı kutsadığı zehabına bile kapılabilir. 

Belirli bir ajanda ve strateji çerçevesinde merkezi bir heyet tarafından hazırlanan bu hutbeler, hak ve hukuktan, evrensel insani değerlerden uzak, belirli etnik kimlikleri yücelten ırkçı ve milliyetçi motiflerle doludur. Bu hutbeler, devlete hâkim ideolojik tercihler doğrultusunda Cuma cemaatini endoktrine ederek uyutmakta bire birdir. Aksi bir durum olsa devlet neden ikinci en büyük personele sahip olan böyle bir teşkilata devasa bir bütçe ayırsın. Ama sanılmaya ki, Diyanet’in tek mali kaynağı bütçeden aldığı bu büyük paydır. Bu teşkilat, kendisine ayrılan bütçenin belki birkaç katını vakıf ve dernek çalışmaları, hac organizasyonu ve namaz çıkışları topladığı bağışlardan elde eden belki de en zengin kurumdur. Gayri menkuller bakımından da Türkiye’nin en zengin teşkilatı olan Diyanet’in ülke genelinde kontrol ettiği cami dernekleri ve vakıflar aracılığıyla sahibi olduğu ve işlettiği pasajların, iş merkezlerinin, çarşıların ve dükkanların haddi hesabı yoktur. Bu zenginlikten tek istifade edenler Diyanet imamları değil elbet. Neticede dönem dönem pekçok emekli subayın maaş aldığı bir çeşit arpalıktan bahsediyoruz.

Bu haberler de ilginizi çekebilir