Hacettepe Tıp'tan pazarcılığa...

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazar, Ocak 8 2017
Hacettepe Tıp'tan, pazarcılığa, bir Hizmet Gönüllüsü'nün destansı hikayesi..

Hacettepe Tıp'tan, pazarcılığa...

Eminönü’ndeki Yeni Cami her zamanki kalabalık günlerinden birini yaşıyordu. Öğle namazına cemaate yetişememiştim. Namaz kılmak için caminin ön sağ taraf köşesini geçtim ki camiyi ziyarete gelenler namazımın huşu'una mâni olmasınlar. Gerçi pek huşu içinde namaz kıldığım söylenemez de olduğu kadarıyla Allah kabul etsin.

Sünneti kıldıktan sonra fark ettim ki sağ tarafımda, her halinden farklı biri olduğu fark edilen bir delikanlı ellerini açmış, öne doğru hafif hafif ırgalanarak dua ediyor. Ben farzı kıldıktan sonra delikanlının için için ağladığının alameti, hafif hafif burun çekme seslerini duymaya başladım.

Son sünneti de kıldıktan sonra tesbihatımı yapıp bu delikanlıyla tanışmak istiyordum. Ben tesbihatımı yaptım ama delikanlı hâlâ gözyaşları içinde ırgalanarak duaya devam ediyordu. Ben de delikanlının hemen gerisine geçip duasını bitirmesini bekledim. Hayli zaman sonra ellerini yüzüne sürüp bir müddet daha öylece kala kaldı. Camiden çıkmak için kalktığında bende kalmış tanışmak istiyordum. Başımla selamladıktan sonra “Allah kabul etsin” dedim.

-Tanışabilir miyiz mahsuru yoksa.
-Estağfurullah. Ben Hamza
-Hamza kardeşim nerelisin?
-Konyalıyım abi
-Burada mı oturuyorsunuz yoksa gezmek için mi geldiniz?
-Oturmak için gelmiştik ama. Dedi ve sustu. 

Daha fazla konuşmamak için hemen konuyu değiştirip. “Abi burada Şark Han diye bir yer varmış biliyor musunuz?” diye karşı soru sordu. Bildiğimi söyledim, beraber gitmeyi teklif ettim.

-Ne yapacaksın kardeşim “Şark Handa”
-Bir şeyler alacağım
-Toptan mı perakende mi
-Gücüm yettiği kadarıyla toptan
-Tüccar mısın
-Yok abi. Ufak tefek şeyler alıp maişetimizi çıkarmak için.
-

Bu haberler de ilginizi çekebilir