Her bir alışveriş bir risk

Okuma Süresi 8 dkYayınlanma Pazar, Ocak 11 2026
Her bir alışveriş bir risk


Alışveriş yapmak, hayatımızın en sıradan ve en tekrar eden eylemlerinden biridir. Marketten ekmek almak, benzin istasyonunda durmak ya da bir mağazadan ihtiyaç gidermek… Kasaya geldiğimizde ödemeyi yapar, fişi alır ve yolumuza devam ederiz. Bu masum görünen alışkanlığın arkasında yatan risk, kâğıdın yapısında kullanılan kimyasallarda saklıdır. Bir dönem plastik endüstrisinin en tartışmalı maddesi olan Bisfenol A (BPA), bugün en çok temas ettiğimiz yüzeylerden biri olan termal kâğıtlar aracılığıyla yeniden hayatımızda…

Bir dönem biberonlar, plastik kaplar ve içecek şişeleriyle gündeme gelen Bisfenol A (BPA), hormon sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle yoğun biçimde tartışılmış ve pek çok üründen kaldırılmıştı. Isıya dayanıklı yapısı ve düşük maliyeti sebebiyle BPA, bu kez termal kâğıt olarak bilinen kasa fişlerinde karşımıza çıkmaya başladı. Yazının mürekkepsiz şekilde ortaya çıkmasını sağlayan bu teknoloji, farkında olmadan kimyasal bir temas alanı oluşturuyor.

Bugün “BPA’sız” ifadesi, birçok tüketici için bir rahatlama sebebi gibi görülse de, termal kâğıtların tamamen güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü bu temas, yeme içme yoluyla değil, doğrudan cilt üzerinden gerçekleşiyor. Bilimsel çalışmalar, cilt yoluyla alınan bazı kimyasalların vücutta daha uzun süre etkili olabildiğini ortaya koyuyor.

Kasa fişleriyle ilgili asıl dikkat çekici nokta da burada başlıyor. Gün içinde defalarca elimize aldığımız bu kâğıtlar, yalnızca bize değil, alışveriş çantamızdaki ürünlere temas ederek etki alanını genişletebiliyor. Bu nedenle konu, abartılı bir endişeden çok; gündelik alışkanlıklarımızı yeniden düşünmeyi gerektiren bir farkındalık meselesi olarak karşımıza çıkıyor. BPA'lı fişleri, mumsu hisleri ve çizildiklerinde renk değiştirmeleri ile diğer fişlerden ayırt edebilirsiniz. Peki, avuçlarımızın içinde tuttuğumuz bu gizli tehdit, sağlığımızı ne ölçüde riske atıyor ve bu görünmez tehlikeye karşı nasıl bir farkındalık geliştirmeliyiz?

 

Bisfenol A (BPA) etkisi nedir?

 

BPA kimyasalı vücudumuzda endokrin bozucudur, yani insan vücudunda hormon üreten ve yöneten sistemi etkiler. Bu madde, östrojen ve tiroid hormonu gibi hormonları taklit ederek vücudun normal işleyişini bozar. Çalışmalar, BPA’ya maruz kalmanın meme kanseri, prostat kanseri, diyabet, kalp damar hastalıkları, astım ve obezite gibi sayısız sağlık sorununa sebep olduğunu gösterdi. Hatta Duke Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, BPA’ya maruz kalmanın kemoterapinin etkinliğini azaltabildiğini ortaya koyuyor. Bu çarpıcı bulguyla birlikte dikkat çekilen bir başka gerçek ise şu: Tek bir termal kâğıt kasa fişinde bulunan BPA miktarı, yıllar boyunca kullanılan bir polikarbonat su şişesinden sızabilecek toplam BPA’dan daha fazla olabiliyor.

Ayrıca, BPA'nın cilt tarafından emilmesinin, beslenme ile alınan emilime kıyasla daha uzun süre etkili olduğunu gösteren sonuçlar var. (Yani, vücudunuz, fişi attıktan çok sonra bile kimyasalı emmeye devam ediyor).

 

Alışveriş fişiyle temas

 

Kasa fişleriyle temasın neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için, BPA’nın vücuda hangi yollardan ve nasıl geçtiğini bilmek gerekir. Araştırmalar, termal kâğıtlara dokunulduktan sonra kanda ölçülen BPA miktarının, benzer bir miktarın ağız yoluyla alınmasına kıyasla daha yüksek olabildiğini ortaya koyuyor. Bu fark, kimyasalın vücuda giriş şekliyle doğrudan ilişkilidir.

Besinler aracılığıyla alınan BPA, sindirim sisteminden geçerek karaciğere ulaşır. Karaciğer, zararlı maddeleri parçalama ve etkilerini azaltma görevini üstlendiği için BPA burada çeşitli işlemlerden geçirilir ve büyük ölçüde idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırılır. Buna karşılık, BPA içeren kasa fişlerine temas edildiğinde kimyasal madde cilt yoluyla doğrudan dolaşıma katılır. Bu süreçte karaciğerin ilk savunma mekanizması devreye giremediğinden, BPA herhangi bir arındırma sürecinden geçmeden vücutta etkisini gösterebilir. Termal kâğıtların yapısı da bu durumu pekiştirir. Mürekkepsiz baskı tekniği nedeniyle BPA, kâğıda bağlı hâlde değil, serbest biçimde bulunur. Bu özellik, kimyasalın temas ettiği yüzeylere kolaylıkla aktarılmasına neden olur. Fişin ele değmesiyle başlayan geçiş, cüzdandaki paralara, kartlara ve alışveriş sırasında taşınan ürünlere kadar uzanabilir. El kremi veya dezenfektan kullanıldıktan hemen sonra fişlere dokunulması, maruziyeti artırabilen faktörler arasında yer alır.

 

Ne yapmak gerekir?

 

Termal kağıtta kimyasallara tamamen maruz kalmaktan kaçınmak mümkün olmasa da, sınırlamak için bazı noktalara dikkat edebilirsiniz:

 

-Basılı fiş yerine imkân varsa e-posta veya kısa mesaj gibi dijital imkanlardan yararlanın.

-Kağıt bir fişi saklamak zorunda kalırsanız, ayrı bir zarfta saklayın.

-Kasa fişine dokunduysanız özellikle yiyeceklere temas etmeden önce mutlaka ellerinizi yıkayın.

-Alışveriş sırasında elinizin nemli olmasından kaçının.

- Kasa fişini yazılı kısmı içte olacak şekilde, dış tarafıyla alın.

 Kasa fişleri, gündelik hayatın en sıradan ayrıntılarından biri gibi görünse de, temas ettiğimiz her nesnenin bedenimizle sürekli bir ilişki kurduğunu hatırlatır. Elbette günlük hayatın içinde yer alan her riskli kimyasaldan bütünüyle uzak durmak mümkün değildir. Ancak küçük değişikliklerle maruziyeti azaltmak ve bedenimize karşı daha özenli bir tutum geliştirmek bizim elimizdedir.

Yazıyı dinlemek isterseniz:

 

https://open.spotify.com/episode/5SWjcfRrRqnQE5RsRke0dO?si=CHZ9lRuDRkqi-cSBMbY5-g

 

[email protected]    X:@esrabc

Bu haberler de ilginizi çekebilir