Kendimize Yazık Etmeyelim!

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Mart 1 2019
Mubarek bir zaman dilimi başlıyor
FİKRET KAPLAN - SAMANYOLUHABER.COM 

Cebrâil’in (as): ‘Ramazana yetişmiş, Ramazanı idrak etmiş olduğu halde Allah'ın mağfiretini kazanamamış, afv ü mağfiret bulamamış kimseye yazıklar olsun, rahmetten uzak olsun! Burnu yere sürtülsün!' dediği duaya Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘amin!' diyor. (Buharî, el-edebu’l-müfred- 1419/1998; Taberanî-evsat- h. no: 8994)

Keşke, Efendimiz’in (sav) bu ‘amin!’le ne demek istediğini idrak edebilseydim. “Size, kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere çok şefkatli, çok merhametlidir." (Tevbe Sûresi, 9/128) denilen o Yüce Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) bu duaya ‘amin!' demekle bana ne anlatmak istediğini…

Mahşerin dehşetinden herkesin, hatta peygamberlerin bile “Nefsim, nefsim!” dedikleri sırada, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam), “Ümmetim, ümmetim!” diyerek merhametini ve şefkatini göstereceği halde acaba neden ‘yazıklar olsun o kula!.. Burnu yerde sürtsün!' dediğini bir kavrayabilseydim.

Ah bir anlayabilseydim, kendisini taşlayarak kovalayanlara bile merhamet gösterip "bilseler böyle yapmazlardı" diyen Rahmet Peygamberi’nin (aleyhissalâtü vesselam) ilâhî hikmet ve gayeye göre benim gufrâna mazhar olmamı, affedilmemi istediği için ‘amin!’ dediğini…

Efendim’in (sallallahu aleyhi ve sellem) bana olan hadsiz şefkatini, körelmiş gönlüme bir anlatabilseydim! Allah’ın değer verdiği bu manevi fırsat dönemlerini kaçırmamı istemediği için beni ikaz ettiğini…

Eğer kaçırırsam, burnumun hem burada hem de ötede zaten sürtüneceğini kafama tam oturtabilseydim keşke!
Akıp giden zamanı iyi değerlendiremediğimden dolayı Rabbim’in merhamet ederek böyle manevi bir mevsimi daha lütfettiğ

Bu haberler de ilginizi çekebilir