'Oraya kim gitmemiş ki biz kurtulalım'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Temmuz 10 2018
''İlim irfan yolunda, hayr-ul halef nesillerin yetiştirilmesi için çırpınan on binlerce âileleri darmadağın eden zâlimlerin, münâfıkların zulmü tehir edilir ama, aslâ ihmal edilmez, zulümleri yanlarına kalmaz. Âdil-i mutlak olan Allah (cc), mazlumların hakkını bir gün mutlakâ alır, mazlumun yüzünü güldürür.''
Mehmet Ali Şengül / samanyoluhaber.com

İslâmiyetin en mühim rükünleri erkân-ı imaniyedir. Her şeyimizi gören, bilen, sisteme koyan Allah’a îmandan sonra, insanların hayatlarını müstakim hale getirebilmeleri adına, en önemli esaslardan biri de âhirete îmandır. 
  
Birkaç asırdan bugüne müslümanların kalbinde bu inanç zaâfa uğradığından, vicdanî mutluluğumuz, aile ve toplum huzurumuz da korkunç zarar görmüştür. Bundan dolayı bugün, dünyada husûsiyle âlem-i İslâm’da müthiş bir huzursuzluk hâkimdir.
   
Hayâtı düzene koyma, beşerin huzurunu temin etme, Allah’a îman ve haşre yani, ölüm ötesi hayata inanmaya ve kişinin dünyadaki her hareketinden sorgulanacağı inancına bağlıdır.  Onun için mü’minler, Allah’a hesap verme hassasiyetiyle hayatlarını tanzim eder, bütün davranış ve hareketlerini, büyük küçük, gizli açık, her amellerinin melekler tarafından tesbit edildiğine inanarak hareket ederler.
   
Gençten ihtiyara, kadından erkeğe, âdilden zâlime herkes için, içilen su ve teneffüs edilen hava kadar, Allah’a ve haşre îmana ihtiyaç vardır. İnsanlar bu îman ve inanca sahip olduktan sonra, ‘i’mel mâ şi’te’- istediğini yap- denebilir.
    
Çocuk, bu inançla huzurlu bir hayat bulur. Gençler, çılgınlığını kontrol altına alır. İhtiyarlar, ölümsüz ebedî âleme olan inancıyla, ruhunda kopan fırtınaları dindirebilir. Aileler, bu inançla yuvalarını Cennet’in bir köşesi hâline getirebilirler.
    
İnsanlar, hayatlarını irâdeleri ile yönlendirme mecburiyetinde ve mükellefiyetindedirler. Allah’tan korkan ve hayâtını hesap verme endişesi ile tanzim eden, bu endişeye göre hayatını yönlendirenler, âhiret mutluluğu ve huzurunu elde etmiş olurlar. Rahmet-i Sonsuz Rabbimiz bir kutsi hadiste; “İki emniyeti ve iki korkuyu bir arada vermem” buyurmuşlardır. (Tergib ve Terhib)

Evet, h

Bu haberler de ilginizi çekebilir