Senin Sonun Önünden Daha Hayırlı Olacak

Safvet Senih

Safvet Senih

19 Ağu 2021 15:47
  • Duha Suresinde, “Gerçekten senin için âhiret dünyadan daha hayırlıdır.”  (93/4) buyuruluyor.

    Aslında bu surenin iniş sebebi, bir ara vahiy kesilince Mekkeli müşrikler Efendimiz'le (S.A.S.)  alay etmeye (hâşa) başlamışlardır. Hatta amcası Ebu Leheb’in karısı Ümmü Cemil, “Sahibini görmüyorum, herhalde seni terk etti!..” diyordu. Onun için Duha Suresi baştan başa teselli-bahş âyetlerle örgülenmekteydi: 
    “Güneşin yükselip en parlak halini aldığı kuşluk vaktine.. Sükûnete erdiği demde geceye yemin olsun ki: Ey  Resulüm! Rabbin seni terk etmedi.. Sana darılmadı da.. Elbette senin için her zaman, işin sonu, başından daha hayırlıdır. Elbette Rabbin sana ileride öyle ihsan edecek,  tâ ki sen de O’ndan ve verdiğinden RÂZI olacaksın. Seni yetim bulup barındırmadı mı? Senin dinin hükümlerinden habersiz bulup seçerek dosdoğru yola koymadı mı? Seni muhtaç bulup ihtiyacını gidermedi mi?” (93/1-8)

    M. Fethullah Gülen Hocaefendi bu hususta diyor ki: “Efendimizin (S.A.S.) yaşadığı günler mülahaza edilecekse cümlenin mânası; senin sonun önünden, yarınında bu günden daha hayırlı olacaktır mânasına gelir. Nitekim tarihin şehadetiyle de öyle olmuştur. Onun devrinde başlayarak O’nun ikbal YILDIZI  ve dava atlası her yeni gün eskiye nazaran daha bir PARLAMIŞ  ve daha bir RENKLENEREK genişlemiştir. Aslında bundan sonra gelen âyet ve surelerle de Cenab-ı Hak, hep Resulünü müjdelemeye devam etmiş ve Onun parlak geleceğini nazara vermiştir. Mesela: İnşirah ve Âdiyat gibi sureler Efendimizin (S.A.S.)  ÜMİT KAYNAĞI olmuştur. Nasıl olmasın ki, bugün biz bile ne zaman ‘Ve’l-Âdiyati’ yi okusak, tozu dumana katan, harıl harıl koşan kıvılcımlar saçan atları veya bugüne göre tankları, uçakları, onlarla şehballaşan ruh-u revanı Muhammedîyi görür gibi oluruz.

    “DUH  SURESİNDE  ferdî sıkışmışlık ve bunalmışlığın arkasında, gelecek itibariyle ve toplum planında elde edilecek bir hakimiyet-i ruhiye çizgi çizgi tüllenmeye başlar. Ayrıca bu surede bir HÜZÜN  MUSÎKİSİ  de vardır. Âdiyat suresinde ise, gümbür gümbür mehterin davul ve kösünün sesi duyulur gibi olur. Yani muhteva ve onun ifade ettiği mânâya göre Kur’an harfleri, kelimeleri öyle seçmiştir ki, buna vakıf olan insanların kendilerinden geçmeleri ve bayılmaları söz konusudur.

    “Ayrıca DUHÂ Suresindeki üslûb, psikolojik açıdan da bir hususiyet arz etmektedir. Mesela, orada Efendimizin (S.A.S.)  teselli edilirken, önce kuşluk vaktine yemin edilmiş. Ardından geceye kasem edilerek söze başlanılmış. İşte bu mülâhaza ile ‘Ve’d-DUHÂ’  dediğinizde –inanın- kuşluk vaktinde güneşin şualarının, yüzünüzü gözünüzü aydınlattığını ve sizi sevince gark ettiğini görüyor ve hissediyor gibi olursunuz. Rica ederim, aradan on dört asır geçmiş ve geçen bir sürede Kur’an, onca ülfet ve ünsiyet ağına takılmış olmasına rağmen, bizim gibilere ‘Ve’d-DUHÂ’  derken bunu hissettiriyorsa, kim bilir o Nebiler Serveri neler hissetmiş ve neler duymuşlar!.. Duyana da, Duyurana da canlar kurban. 

    “Ayrıca ‘Ve’ le’l-Âhiretü’ ile bugüne göre yarının, bu hale göre bir sonraki hâlin, şimdiki mudâyeka (sıkıntı) veya nisbî mazhariyetlere, hikmet boyutlu ihtarlara nisbeten Rahmet enginlikli ve Kudret televvünlü geleceğin daha hayırlı olacağı hatırlatılarak ilk muhatabı itibariyle  hayatının başlangıcına göre Peygamberliğinin Mekke’deki sıkıntılı günlere nisbeten Medine döneminin merkezdeki sıkıntılı günlere nisbeten Medine döneminin  merkezdeki sınırlı açılıma kıyasla muhit hattındaki geniş çemberin va’di verilip, sûri nikmet kuşağı hakiki bir nimet atmosferine çevrilerek, O Ferîd ü Kevn ü Zaman’a evvelen ve bizzat, O’nun anlayışlı müntesiplerine de saniyen ve bilaraz (ikinci derecede ve dolayısıyla) hayırlı bir akıbet muştulanıyor.

    “Evet hem O’na hem de O’nun vefalı mensuplarına: ‘Gerçekten senin için ahiret (sonrası), dünyadan (öncesinden) daha hayırlıdır.’ denilerek O’nun ve hakiki ümmetinin böyle iyi halden daha iyi hale izafî hayırlardan hakiki hayırlara, imandan amele, amelden ihsana, elemlerden lezzetlere sıkıntılardan ferah-feza iklimlere ve neticede uhralar uhrâsı olan Cennet ve Rüyetullah ile noktalanan hakikî ahirete varılacağı müjdesi verilmektedir.” (Kur’an’dan  İdrake Yansıyanlar)

    Efendimizin (S.A.S.) yolunda gidenler gerçek mânâda Hizmet-i imaniye ve Kur’aniye'de sadakatla  sâbit kadem oldukça, onların sonu önünden elbette daha hayırlı olur… 

    Safvet Senih 
    19 Ağu 2021 15:47
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR