Hokus pokus ekonomisi...

Turhan Bozkurt

Turhan Bozkurt

17 Tem 2020 18:16
  • Alavere dalavere, üç kâğıt, al takke-ver külah, hokus pokus… 

    Türkiye ekonomisine dair gösterge tablosu ile hükûmetin takındığı tavır arasındaki uçurumu ifade edecek başka ibareler de kullanılabilir. 

    Ben bunlar arasında sonuncusunu tercih ettim. "Hokus pokus" demek bile kâfi değil, olup bitene izah etmekte.

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükûmeti, Yörsan gibi yarım asırlık bir gıda devini bile iflasa sürükleyecek kadar şiddetli mevcut krizi halının altına süpürmek için her gün yeni bir hileye imza atıyor. 

    Hükûmetin metotları için “Hokus pokus ekonomisi” demeyi tercih edeceğim. 

    "Faiz indikçe enflasyonun da ineceğini" iddia eden akl-ı evvellerin Türkiye ekonomisini nasıl ateşe attığı üç vakte kalmaz yine müşahede edilecektir. 

    2018 yılı ağustos ayından aylar önce hangi hatalı kararlar alınmışsa misli ile tekrar ediyor. 

    AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın kurumların itibarını ayaklar altına alarak sahnelediği sihirbazlıklar vatandaşın karnını doyurmuyor.  

    TÜİK BAŞARDI VE KRİZDE İŞSİZLİK AZALDI

    “Hokus pokus ekonomisi” en son Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) istihdam verilerinde sahnelendi. Nisan ayında işsizlik geçen yılın aynı dönemine göre azalmış. 

    Dükkânların, fabrikaların kapandığı, karantina tedbirlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı nisanda işsizlik nasıl azalır? 

    TÜİK’te formül bitmiyor ki! İstihdam edilenlerin oranı yüzde 40’ın altına gerilemiş, iş gücüne katılım azalmış, iş bulma umudunu kaybedenler zaten elde var 1. Alt alta yaz topla çıkan sonuç işsiz sayısı 300 bine yakın azalmış. 

    Aynı dönemde İş Kurumu’nun (İŞKUR) işsizlik maaşı ödediği kişi sayısının geçen yıla kıyasla yüzde 50 artması gibi bir garabet kenarda dursun. 

    Garabet kimin umurunda? Yandaş gazetelere manşet başlığı çıkmıştı bile: "Korona salgınında işsizliği düşüren tek ülke Türkiye!"

    GERÇEK İŞSİZ SAYISI 9 MİLYONA YAKLAŞTI

    Hakikatte işsizlik yüzde 23’ü aştı, işsiz sayısı da 9 milyona yaklaştı. Dört gençten biri işsiz. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı yüzde 30’u bulmuş. Ona istisna, buna muafiyet derken işsizlik kâğıt üzerinde düşmüş sayılıyor. 

    “Hokus pokus” sirkinde TÜİK’in performansını aratmayan bir başka sihirbaz daha var: Merkez Bankası (TCMB).

    TCMB de doları 1 aydır 6,85 TL’de tutuyor. Ne 1 kuruş yukarı ne de 1 kuruş aşağı. Dünyada dolar değer kaybetse bile değişmeyecek kadar istikrarlı bir kur seviyesi. 

    2001 Ekonomik Krizi’nden sonra dalgalı kur rejimini benimsemiş Türkiye için 2000 öncesine dönüşün ilanı bu. 

    DOLAR BİR AYDIR İP GİBİ: 6,85 TL

    Sabit kur rejimine geçildiğinden TCMB haricinde kimse haberdar olmasa da TCMB inatla doları 6,85 TL’de tutuyor. Zinhar 6,90 TL’ye de yükselmiyor, 6,80 TL’ye de inmiyor. 

    Aynı TCMB bankalardan ödünç aldığı dövizleri kamu bankalarına arka kapıdan veriyor. Üstelik emanet dövizlerin toplam rezervler içindeki payı yüzde 61. 

    Net rezervlerin -29 milyar dolara indiği bir dönemde çok iyi numara! Kimsenin aklına gelmeyecek kadar dahiyane! 

    Döviz rezervleri sıfırın altında açık rekorları kırarken doları 6,85 TL’de tutmak Nobel Ekonomi Ödülü’ne aday gösterilmeyi hak ediyor. 

    Gerçi son bir yılda 100 milyar dolara yakın dövizi bu uğurda kül eden TCMB için Seçici Kurul ne der bilmiyorum? 

    “Hokus pokusçular” bütçede dolar/TL kuru ya da işsizlik faslı kadar mahir değil. 

    10 YILLIK AÇIĞI 6 AYDA VERDİLER

    TCMB’nin 47 milyar TL ihtiyat akçesini (kefen parası) bile sıfırladılar. Bu hokus pokus da diğerleri gibi unutuldu.

    41 milyar TL temettüyü (kâr payı) şubat ve martta yandaş müteahhitlerin alacaklarının ödenmesi için harcadıkları hâlde bütçe açığı patladı gitti. 

    6 aylık açık 109,5 milyar TL. Sadece haziran ayında gelir-gider farkı -19,3 milyar TL. 

    Daha evvel senelik bütçe açığı 10 milyar TL’yi geçtiğinde yer yerinden oynardı. Aylık 19,3 milyar TL bütçe açığı artık muhalefetin bile nazar-ı dikkatini celp etmeyecek kadar sıradan hâle geldi.

    10 yıllık toplam bütçe açığını 6 ayda veren bir hükûmetin hangi sözüne itimat edilebilir? 

    “Uçuyoruz” derken muhtemelen Saray eşrafını kast ediyorlar. 

    Zira 2 bin 324 TL asgari ücretle ay sonunu getirmek için akla karayı seçen 6,5 milyon hane sakini, ortalama 1.700 TL maaş alan 12,5 milyon emekli yerlerde sürünüyor.  
    ----------------------

    17 Tem 2020 18:16
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR