15 Temmuz’da Erdoğan’a desteğe koşmuştu; eski İngiliz bakan, 10 yıl sonra rejime övgüler yağdırdı

15 Temmuz gecesinin karanlık noktalarına ilişkin tartışmaları ve devamında yaşanan insan hakları ihlalleri ile demokratik gerilemeyi görmezden gelen Duncan, daha önceki açıklamalarında olduğu gibi Erdoğan rejiminin söylemlerini tekrar etmeyi tercih etti.
2016-2019 yılları arasında Avrupa ve Amerika Devlet Bakanı olarak görev yapan Duncan, “darbe girişimi haberini” görevinin ilk gününde aldığını anlattı. Eski bakan, 15 Temmuz gecesi dönemin İngiltere Büyükelçisi Richard Moore’u arayarak Ankara’ya gitme kararını Dışişleri Bakanlığı’na danışmadan kendisinin aldığını aktardı. Duncan, bazı Avrupalı yetkililerin olayı önce “sahte” veya “tiyatro” olarak nitelendirdiğini, kendisinin ise girişimin gerçek olduğundan hiç şüphe duymadığını söyledi. Moore’un kararını memnuniyetle karşıladığını aktardı.
TBMM binasını ziyaret ettiğinde gördüğü hasarın kendisinde kalıcı bir etki bıraktığını belirten Duncan, yaşananların daha iyi anlaşılması için gördüklerini İngiltere üzerinden benzetme yaparak Birleşik Krallık Parlamentosu’nda anlattığını söyledi. Meclislerin demokratik sistemlerin merkezi olduğunu ifade eden eski Bakan, Türk halkının demokrasiye sahip çıkmasından etkilendiğini de sözlerine ekledi. Duncan, “Gülenciler ile hükümeti devirmeye çalışan herkes Türk halkı için kabul edilemez” dedi.
10 yıl sonrasına bakıldığında darbe girişiminin başarısız olmasının ve olması gerektiğinin hatırlanması gerektiğini söyleyen Duncan, Türkiye’nin son 10 yılda “daha istikrarlı, daha müreffeh ve bölgesel güç olarak daha önemli” hale geldiğini iddia etti. Duncan, “Aslında darbe girişimi, neredeyse sonraki 10 yıllık başarının başlangıcı oldu. Umarım önümüzdeki onlarca yılda Türkiye için benzer bir başarı devam eder.” dedi.
Destek demokrasiye mi Erdoğan’a mı?
Rejimin resmi tezini olduğu gibi kabul eden Duncan, Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte, rejimin sözde darbe girişiminin arkasında Gülen Hareketinin bulunduğu ve Meclis’in bombalandığı iddialarını tekrar kabul etti. Oysa, 15 Temmuz gecesine ilişkin karanlık noktalar ve çelişkiler apaçık bir şekilde ortada durmaya devam ediyor. Meclisin “bombalandığı” kabulü de dahil olmak üzere o geceye ilişkin resmi anlatının bazı ayrıntıları, aradan geçen on yıla rağmen tam olarak aydınlatılamadı. Üstelik meclisin konuya ilişkin araştırma komisyonu raporunun akıbeti bugün hâlâ belirsizliğini koruyor.
15 Temmuz sonrası Erdoğan’a verdiği desteği seçilmiş hükümete darbe yapılmaması ve demokrasiye sahip çıkılması gerektiği mesajı üzerinden gerekçelendiren Duncan, son 10 yılda demokrasinin gerilemesini, Meclis’in işlevsiz hale getirilmesini, yargının hükümete bağlanmasını ve yaşanan sayısız insan hakları ihlallerini görmezden geldi. Duncan’ın açıklamaları, onun için esas olanın Erdoğan rejimine destek çıkmak olduğunu ortaya koyuyor. 2016’daki ziyareti meşrulaştırmak için kullandığı “demokrasi” kelimesi işin bahanesi.
İngilizlerin Erdoğan aşkı
Duncan’ın açıklaması, İngiltere-Erdoğan ilişkileri kapsamında Richard Moore gibi bazı isimlerin tutumlarını da akıllara getiriyor. Duncan’ın 15 Temmuz gecesi ilk aradığı isim olan dönemin Ankara Büyükelçisi Richard Moore, 2020’de İngiltere’nin dış istihbarat servisi MI6’nın başına atanmıştı.
InstituDE analisti eski diplomat Ömer Güler, darbe girişiminin arkasında Gülen hareketinin olduğu tezini sorgusuzca kabul eden tek Batılı büyükelçinin Richard Moore olduğunu vurguluyor. Güler, “Birleşik Krallık ve Erdoğan arasında merak uyandıran aşk” başlıklı yazısında, Moore’dan sonra göreve gelen Büyükelçi Dominick Chilcott de aynı çizgiyi sürdürdüğüne dikkat çekiyor. Ayrıca, İngiliz hükümetlerinin Türkiye’de yaşanan ihlallere ve demokratik gerilemelere karşı ses çıkarmadığını hatırlatıyor.
Yazıya göre bu tutum tesadüf değil: İngiltere Parlamentosu Dışişleri Komitesi’nin Mart 2017 tarihli raporu, Dışişleri Bakanlığı’nı (FCO) Türk hükümetinin 15 Temmuz anlatısını sorgusuzca kabul etmekle eleştirmiş ve bu anlatının “kamuya açık sağlam kanıtlarla desteklenmediğini” tespit etmişti. Komite ayrıca FCO’yu, “stratejik ilişki” kurma çabası içinde insan hakları endişelerini geri plana atmakla ve darbe sonrası alınan tedbirlerin ölçüsüzlüğünü görmezden gelmekle eleştirmişti.
Moore ve Duncan’ın 15 Temmuz’un yıldönümlerinde Sabah gazetesinde yazılar kaleme aldığını hatırlatan Güler,
İngiltere’nin kendisini “Erdoğan’ın en güçlü müttefiklerinden ve suç ortaklarından biri” olarak hatırlatacak bir miras bıraktığını ifade ediyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN

ORHAN KESKİN













