AB'de İranlı mülteci alarmı: Muhtemel mültecilerin adresi Türkiye mi olacak?

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Salı, Mart 3 2026
Paylaş
X Post
İran'da ABD-İsrail saldırıları nedeniyle iç karışıklık ve kitlesel göç yaşanması olasılığı Avrupa'da endişeye sebep oluyor. AB Komisyonu Başkanı'nın İran'dan göç konusunda Türkiye ile iş birliğine yaptığı vurgu dikkat çekti.
AB'de İranlı mülteci alarmı: Muhtemel mültecilerin adresi Türkiye mi olacak?

ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaşın genişleyerek kitlesel göçe yol açma olasılığı, hem bölge ülkeleri hem Avrupa'da alarm zillerinin çalmasına yol açtı.


Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Pazartesi akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile "iyi" bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirttiği sosyal medya paylaşımında, "Türkiye'nin barışçı yollardan bir çözüme verdiği desteği ve arabuluculuğa hazır olduğunu belirtmesini memnuniyetle karşılıyorum. Diplomasinin ileriye dönük tek geçerli yol olduğu konusunda mutabıkız. Cumhurbaşkanı'nın bu krizin göç üzerindeki olası etkilerine karşı hazırlık çabalarını da takdir ediyorum. Suriye konusunda halihazırda yakın iş birliği içindeyiz. Bölgesel ve küresel istikrar tehlikededir ve biz bunun tamamen farkındayız" ifadelerini kullandı.


Von der Leyen'ın göç konusunda Türkiye'nin hazırlıklarına ve Suriye'deki iş birliğine yaptığı vurgu, akıllara 2016 yılında imzalanan Türkiye-AB Mülteci Mutabakatını getirdi.


DW Türkçe'nin haberine göre Suriye'de iç savaşın patlak vermesiyle Avrupa'ya mülteci akını 2015'te doruk noktasına ulaşmış, çok tartışılan bu mutabakatla kontrol altına alınmıştı.


Aradan geçen zamanda mülteci akınının da etkisiyle Avrupa ve Almanya'da aşırı sağcı partiler oy oranlarını artırdı, hatta bazı ülkelerde iktidara geldi. Avrupa ve Almanya'da göç ve iltica yasalarını sertleştiren adımlar atıldı.


İran'da iç karışıklık çıkması ve kitlesel göç yaşanması olasılığı bu nedenle Almanya ve Avrupa'da felâket senaryosu olarak görülüyor.


SPD'li politikacı: Milyonlarca kişi Avrupa'ya kaçabilir

Almanya'da hükümetteki Sosyal Demokrat Parti (SPD) de İran'dan bir göç akını konusunda endişeli. SPD dış politika sözcüsü Adis Ahmetovic, Stern dergisine verdiği demeçte, "Tarihte Ortadoğu'daki her savaş, büyük göç akınlarını beraberinde getirmiştir. Irak, Suriye, Lübnan. Şu an Avrupa'ya göçü yeniden düzenlediğimiz bir dönemdeyiz. Şimdi işler daha da zorlaşacak" dedi. İran savaşı nedeniyle milyonlarca kişinin Avrupa'ya kaçabileceğini söyleyen Ahmetovic, buna hazırlıklı olunduğunu düşünmediğini kaydetti.


İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi sonrasında karşı karşıya kalınan belirsizliğe işaret eden SPD'li politikacı, "Hamaney'in ardından ne olacağı tamamen belirsiz. 90 milyon nüfuslu, çeşitli etnik kökenlerden oluşan bir ülke, bir iç savaş potansiyeli ile karşı karşıyadır. Bölge bir yangın yerine dönüşebilir. Bunun Almanya ve Avrupa'ya doğrudan etkileri olacaktır" uyarısı yaptı.


Londra'daki King's College Üniversitesinden güvenlik uzmanı Peter Neumann da "İnsanlar İran'dan kaçıyor. Ülkede karışıklık olursa panik çıkabilir ve kitlesel bir kaçış yaşanabilir. Ama şu an bu tehlikeyi büyük görmüyorum. Rejimin hızlıca devrileceğini düşünmüyorum. Bunun için hâlâ kurumsal olarak çok güçlü durumda" ifadelerini kullandı.


Türkiye ne yapacak?

İran'dan bir göç dalgası olasılığı, Türkiye'de de kamuoyunu meşgul ediyor.


CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, ABD ve İsrail'in İran'a saldırısına ilişkin, "Burada Türkiye’nin de alacağı dersler bulunmaktadır. Öncelikle hem Afganistan-Pakistan arasındaki çatışmalar hem İran'da olası bir iç istikrarsızlık dikkate alındığında düzensiz göçmenlere karşı sınırlarımızda güvenlik önlemlerinin arttırılması, ilave tedbirlerin alınması zaruridir. Bunu Suriye iç savaşı sırasında acı bir şekilde tecrübe ettik" dedi.


Göç karşıtı sert tutumuyla bilinen Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ da "İran'daki istikrarsızlık kapımızda yeni bir göç dalgası riski demektir. Türkiye artık daha fazla insanı kabul edebilecek durumda değildir. Olası göç, İran topraklarında kurulacak güvenli alanlarda durdurulmalıdır" uyarısında bulundu.


İran'da, ülkeden kaçmayı deneyebilecek İranlıların yanı sıra yaklaşık 2 milyon Afgan mülteci de bulunuyor. İran ile 534 kilometrelik uzun bir sınırı bulunan Türkiye'nin, kitlesel göçün yaşanabileceği en kötü senaryoda sivilleri sınırların dışında barındırma seçeneği üzerinde durduğu iddiası kamuoyuna yansımıştı. Bunun askerî tampon bölgelerden ziyade kamplarla sınırlı güvenli bölgeler şeklinde planlandığı öne sürülüyor. Ancak bu yönde Ankara hükümetinin resmi bir açıklaması bulunmuyor.