ABD’nin İsrail Büyükelçiliği, İsrail aleyhindeki raporları Washington’dan gizledi

ABD’nin İsrail Büyükelçiliği’nde, Netanyahu hükümetini korumak amacıyla Washington’a gönderilen diplomatik raporların değiştirildiği veya tamamen engellendiği ortaya çıktı.
New York Times gazetecileri Natan Odenheimer ve Adam Rasgon’un 8 Ekim’de yayımlanan araştırması, ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği’nde görevli David Milstein’ın, İsrail hükümetinin politikalarına ilişkin bilgilerin Washington’a ulaşmasında belirleyici rol oynadığını ortaya koydu.
Gazete, araştırma kapsamında Milstein ile çalışan 15 ABD’li yetkiliyle ve dokuz eski diplomatla görüştü. Ayrıca onlarca diplomatik yazışma, rapor, memorandum ve kurum içi iletişimi inceledi.
Araştırmaya göre Milstein, İsrail hükümetini eleştiren bazı raporların gönderilmesini engelledi, bazılarının içeriğini değiştirdi, bazılarını ise önemini kaybedene kadar bekletti.
Trump’ın kırmızı çizgisiyle ilgili rapor engellendi
En dikkat çekici müdahalelerden biri, Mart 2026 sonunda İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da yeni yerleşimler kurulmasına ilişkin kararının ardından yaşandı.
İsrail, İran savaşı sırasında Batı Şeria’da tek seferde şimdiye kadarki en kapsamlı yeni yerleşim onayını verdi.
ABD Büyükelçiliği çalışanları, bu kararın Başkan Donald Trump’ın İsrail’e koyduğu açık sınırla, Batı Şeria’nın ilhak edilmemesi şartıyla çelişebileceğini değerlendirdi.
Diplomatlar Washington’ı uyarmak için acil bir rapor hazırladı.
Ancak New York Times’a konuşan üç ABD’li yetkiliye göre Milstein, raporun Washington’a gönderilmesini engelledi.
Trump, daha önce İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etmesine izin vermeyeceğini açıklamıştı.
Gazze’deki yardım dağıtımında ölümler rapordan çıkarıldı
Milstein’ın müdahale ettiği bir başka rapor, Gazze’deki insani yardım dağıtımlarıyla ilgiliydi.
2025 yazında İsrail ve ABD destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı’nın (GHF) dağıtım noktaları yakınında yiyecek almaya çalışan onlarca Filistinli öldürüldü.
ABD’li diplomatlar, yardım dağıtımının kaotik ve ölümcül biçimde yürütüldüğünü, yeni toplu can kayıplarına yol açabileceğini belirten bir rapor hazırladı.
New York Times’ın incelediği ilk taslakta, yardım sisteminin ciddi güvenlik sorunları oluşturduğu vurgulanıyordu.
Ancak gazetenin kaynaklarına göre Milstein raporu yeniden yazdı. Washington’a gönderilen metinde GHF operasyonu başarılı olarak sunulurken ölümlerden söz edilmedi.
Dokuz Amerikan vatandaşının öldürülmesiyle ilgili rapor da durduruldu
Araştırmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, Batı Şeria’da öldürülen Filistin kökenli Amerikan vatandaşlarıyla ilgili.
Şubat 2026’da 19 yaşındaki Amerikan vatandaşı Nasrallah Abu Siyam, köyünde hayvanların çalınmasını engellemeye çalışırken İsrailli bir yerleşimci tarafından vurularak öldürüldü.
Abu Siyam, dört yıl içinde Batı Şeria’da İsrailli yerleşimciler veya güvenlik güçleri tarafından öldürülen dokuzuncu Filistin kökenli Amerikan vatandaşıydı.
Bunun üzerine Demokrat Senatör Chris Van Hollen öncülüğündeki 30 Kongre üyesi, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya mektup göndererek ölümlerle ilgili soruşturmaların durumunu sordu.
Büyükelçilik çalışanları dokuz olayın tamamını inceleyen ayrıntılı bir rapor hazırladı.
Raporda soruşturmaların çoğunda ilerleme sağlanamadığı, bazılarının kapatıldığı ve hiçbir ölümle ilgili suçlama yöneltilmediği belirtiliyordu.
Ancak Milstein bu raporun gönderilmesini engelledi. Bunun yerine İsrail’in soruşturmaları gerektiği gibi yürüttüğünü belirten bir yanıt verilmesini savundu.
Kongre üyelerine 4 Mayıs’ta gönderilen resmî mektupta ise büyükelçiliğin İran savaşı nedeniyle güvenlik işbirliğine odaklandığı belirtildi.
Mektupta İsrail’le birlikte ölümlerin hesabının sorulması için çalışıldığı ifade edildi.
Senatör Van Hollen, New York Times’a yaptığı açıklamada hesap sorulmamasının daha fazla Amerikan vatandaşını tehlikeye attığını söyledi.
İsrailli komutanların yerleşimci şiddeti uyarıları da engellendi
Nisan ayında üst düzey İsrailli askerî komutanlar, Batı Şeria’da yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının yeni bir Filistin ayaklanmasını tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
ABD’li diplomatlar bu uyarıları Washington’a iletmek istedi.
Ancak üç yetkiliye göre Milstein, raporların hazırlandıkları biçimde gönderilmesini engelledi.
Bunun yerine Milstein’ın başyazar olarak göründüğü bir diplomatik yazışmada Netanyahu hükümetinin yerleşimci şiddetine karşı daha önce görülmemiş yeni girişimler başlattığı öne sürüldü.
Rapor, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da artan şiddete karşı önlem aldığı başlığıyla Washington’a gönderildi.
Diplomatlara “İsrail yanlısı mısınız, Hamas yanlısı mı?” sorusu
Milstein, Nisan 2025’te göreve başlamasının ardından büyükelçiliğin Filistin meselelerinden sorumlu biriminin Washington’a gönderdiği yazışmaları da kendi onayına bağladı.
Daha önce haftada birkaç diplomatik rapor gönderen birimin yazışmaları ayda birkaç rapora kadar düştü.
Yetkililer, bazı diplomatların raporlarının engelleneceği veya değiştirileceği endişesiyle yazmaktan vazgeçtiğini anlattı.
Dört ABD’li yetkili ayrıca Milstein’ın bazı meslektaşlarına İsrail yanlısı mı, Hamas yanlısı mı olduklarını sorduğunu aktardı.
Bu yaklaşımın büyükelçilikte çalışanların görüşlerini serbestçe ifade etmelerini zorlaştırdığı belirtildi.
Washington’daki bazı Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de büyükelçilik raporlarıyla basına yansıyan gelişmeler arasındaki farklardan rahatsız oldu.
New York Times’a göre Washington’daki yetkililer, en az iki kez normal diplomatik kanalları aşarak büyükelçilik çalışanlarıyla doğrudan iletişime geçti.
David Milstein kim?
36 yaşındaki Milstein, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin en yakın danışmanlarından biri. Büyükelçilikte fiilen özel kalem müdürü gibi çalışıyor ve özellikle Batı Şeria ile Gazze dosyalarını yönetiyor.
Milstein’ın Washington’daki siyasi bağlantıları da dikkat çekiyor.
Milstein, Trump ve Netanyahu’nun yakın müttefiki olan sağcı radyo yorumcusu Mark Levin’in üvey oğlu.
2013-2018 yıllarında Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz’un danışmanlığını yaptı. Daha sonra İsrail’e taşınarak Kudüs’te dinî eğitim aldı.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman’ın ekibinde çalıştı. Biden döneminde ise Florida Valisi Ron DeSantis’in İsrail yanlısı seçmenlerle ilişkilerini yürüttü.
Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin ardından Nisan 2025’te Kudüs Büyükelçiliği’ne döndü.
New York Times’a konuşan yetkililere göre Milstein’ın Mark Levin’le aile bağı, hem Washington’da hem de büyükelçilikte kendisine gösterilen yaklaşımda etkili oldu.
Büyükelçi Huckabee iddiaları reddetti
Milstein’ın faaliyetlerinden Büyükelçi Mike Huckabee’nin ne ölçüde haberdar olduğu kesin olarak bilinmiyor.
Gazeteye konuşan yetkililer, Huckabee’nin bazı durumlarda Milstein’la birlikte hareket ettiğini, bazı durumlarda ise müdahalelerini aşırı bularak sınırladığını anlattı.
Huckabee, New York Times’ın sorularına verdiği yazılı yanıtta haberin dayanaklarının gerçeklerden uzak olduğunu savundu ve iddiaları kesin bir dille reddetti.
Dışişleri Bakanlığı ise Trump’ın politikalarını hayata geçirmeye odaklandıklarını belirten kısa bir açıklama yaptı.
Milstein ve Huckabee röportaj taleplerini kabul etmedi.
Huckabee, daha önce Milstein hakkında çıkan başka bir haberin ardından danışmanına tamamen güvendiğini ve onun dürüstlüğünden kuşku duymadığını açıklamıştı.
Washington, İsrail’de gerçekte neler olduğunu öğrenebiliyor mu?
New York Times’a konuşan eski ABD İsrail Büyükelçisi Dan Kurtzer, büyükelçiliklerin Washington’a olumlu ve olumsuz bütün gelişmeleri aktarmak zorunda olduğunu belirterek, bilgilerin saklanmasının karar alma sürecine zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Gazeteye konuşan mevcut yetkililer de Milstein’ın müdahalelerinin yalnızca diplomatik raporlama usullerini değil, Trump’ın açıkladığı politikaların uygulanmasını da etkileyebileceğinden endişe duyduklarını belirtti.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

CUMA KARAMAN

NUMAN YILMAZ YİĞİT

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ


Nobel’de Kanada Rüzgarı: Şair ve Klasik Filolog An...

Soygun Fonu! Özel ve Baş’tan Birlikte Fon Çıkışı: ...

Atilla Taş'ın Acı Günü; Kızını Kaybetti

Rozet takıldı, izin başladı: Cemil Tugay 5 günlüğü...

Sansürde Bugün: Onlarca hesap daha erişime engelle...






