Abdullah Aymaz - Radyo dinlemekten günümüze
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Salı, Ocak 28 2025
Paylaş
X Post
Samanyoluhaber.com yazarlarından Abdullah Aymaz okurları için 'Radyo dinlemekten günümüze' başlıklı yazıyı kaleme aldı.
Üstad, zulmen talebeleriyle attıkları Eskişehir Mahkemesinden 11 aylık bir hapisten sonra, 1936’da yine zulmen Kastamonu’ya sürüldü. Mecburi ikamet olarak… Üç sene sonra 1939’da İkinci Dünya Savaşı patladı. Deli Teke Hitler, Avrupa devletlerini ve Balkanları vura vura Rusya’ya doğru ilerlemeye başladı. Türkiye’de herkes tedirgindi. Onun için Kastamonu’da tam namaz vaktinde radyo haberleri bilhassa Alman Savaşına, Hitler ordusunun nerelere geldiğini, neler yaptığını merakla öğrenmek istiyor, hacılar hocalar bile camiyi ve cemaati bırakıp radyo dinlemeye koşuyordu. Üstad Hazretlerinin ise hiç ilgilendiği yoktu. O zaman bunun sebebi sorulmuş ve cevabını vermişti. 1943-1944 yılları arasında ana karnında bir çocuğun 9 Ay 10 gün kaldığı gibi Denizli Hapsinde de bu müddet kadar kalıp beraat eden Üstad ve Talebeleri… Medrese-i Yusufiye dedikleri hapisaneyi nurlandırmak için orada yazılan Meyve Risalesiyle mahkumlara iman ve Kur’an hizmeti yapıyorlardı. Meyve Risalesinin Dördüncü Meselesinde bu konuyu Üstad tekrar ele almıştı. Şöyle diyordu:
“Bir zaman bana hizmet eden kardeşlerim tarafından sual edildi ki: ‘Küre-i Arzı herc ü merce getiren ve İslam mukadderatıyla alâkadar olan bu dehşetli Harb-i Umumîden (İkinci Dünya Savaşından) 50 gündür hiç sormuyorsun ve merak etmiyorsun? Halbuki bir kısım dindar ve âlim insanlar, cemaati ve camiyi bırakıp radyo dinlemeye koşuyorlar. Acaba bundan daha büyük bir hadise mi var? Veya onunla meşgul olmanın zararı mı var?’ dediler. Cevaben dedim ki: ‘Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur. Birbiri içinde mütedâhil daireler gibi, her insanın kalb ve mide dairesinden ve cesed ve hane dairesinden, mahalle ve şehir dairesinden, vatan ve memleket dairesinden, Küre-i arz ve nev-i beşer dairesinden tut, tâ canlılar âlemi ve dünya dairesine kadar, birbiri içinde daireler var. Her bir dairede, her bir insanın bir nevi vazifesi bulunabilir. F
“Bir zaman bana hizmet eden kardeşlerim tarafından sual edildi ki: ‘Küre-i Arzı herc ü merce getiren ve İslam mukadderatıyla alâkadar olan bu dehşetli Harb-i Umumîden (İkinci Dünya Savaşından) 50 gündür hiç sormuyorsun ve merak etmiyorsun? Halbuki bir kısım dindar ve âlim insanlar, cemaati ve camiyi bırakıp radyo dinlemeye koşuyorlar. Acaba bundan daha büyük bir hadise mi var? Veya onunla meşgul olmanın zararı mı var?’ dediler. Cevaben dedim ki: ‘Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur. Birbiri içinde mütedâhil daireler gibi, her insanın kalb ve mide dairesinden ve cesed ve hane dairesinden, mahalle ve şehir dairesinden, vatan ve memleket dairesinden, Küre-i arz ve nev-i beşer dairesinden tut, tâ canlılar âlemi ve dünya dairesine kadar, birbiri içinde daireler var. Her bir dairede, her bir insanın bir nevi vazifesi bulunabilir. F
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Mutlak Butlan CHP'si ile Seçilmiş CHP Olcay Baykal'ın cenazesinde tokalaştı2.15 Temmuz paylaşımına tutuklama: Melek Akarmut cezaevine gönderildi3.İstanbul’da toplu taşımaya zam yapıldı4.Kendi gitti etkileri hala sıfırlanamadı!5.Moskova'ya dron akını: Ukrayna'ya ait 340 İHA düşürüldü
6.Altın haftayı nasıl kapattı!7.Özgür Özel'den iddialı seçim hedefi: 'Yüzde 60-70'le iktidar olacağız'8.Adalet Bakanlığı önünde KHK eylemi: Yaklaşık 20 kişi gözaltına alındı9.İmamoğlu'ndan dikkat çeken seçim iddiası: "İktidar yüzde 20'ye düşecek"10.Kan donduran detaylar! Saraydaki taht kavgası Ahbap Derneği'ne nasıl uzandı?

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH

NUMAN YILMAZ YİĞİT











