Ankara’da çok konuşulacak iddia: Yıldırım’ın 480 milyon eurosuna el konuldu

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Salı, Eylül 1 2026
Paylaş
X Post
Melih Gökçek ailesinin Almanya’daki para transferleri ve şirketleriyle ilgili soruşturmanın ardından, Ankara kulislerinde bu kez Binali Yıldırım ailesinin mal varlığı yeniden tartışılmaya başlandı.
Ankara’da çok konuşulacak iddia: Yıldırım’ın 480 milyon eurosuna el konuldu

Ankara kulislerinde eski Başbakan ve AKP’li Binali Yıldırım’ın mal varlığına ilişkin dikkat çekici yeni bir iddia konuşuluyor.

Kulislerde dolaşan iddiaya göre Yıldırım ve ailesiyle ilişkilendirilen yaklaşık 480 milyon euroluk yurt dışı varlığına müdahale edildi, bazı şirketlere el konuldu ve yurt dışındaki paranın zorla Türkiye’ye getirilmesi istendi.

Gazeteci Timur Soykan’ın iddiasına göre, yaşanan gelişmeler nedeniyle Binali Yıldırım’ın moralinin bozuk olduğu ve son dönemde kamuoyu önünde daha az görünmesinin bununla bağlantılı olabileceği de ileri sürülüyor.

YILDIRIM AİLESİNİN MAL VARLIĞI DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELMİŞTİ

Binali Yıldırım’ın ailesinin denizcilik şirketleri ve yurt dışındaki mal varlığı geçmiş yıllarda da tartışma konusu olmuştu. Siyasete girmeden önce denizcilik sektöründe çalışan Yıldırım, daha önce yaptığı açıklamalarda siyasete başladıktan sonra ticari işlerini çocuklarına bıraktığını söylemişti.

Yıldırım’ın oğulları Erkam Yıldırım ve Bülent Yıldırım’ın genç yaşlarda denizcilik sektöründe faaliyet göstermeye başladığı, ilerleyen yıllarda aileyle bağlantılı çok sayıda şirket ve geminin bulunduğuna ilişkin haberler yayımlandı.

OFFSHORE ŞİRKETLERİ PARADISE PAPERS’A GİRMİŞTİ

Yıldırım ailesinin yurt dışındaki şirketleri 2017’de yayımlanan Paradise Papers belgeleriyle uluslararası kamuoyunun da gündemine girmişti.

ICIJ kayıtlarında Erkam ve Bülent Yıldırım’ın Malta’da kurulu Hawke Bay Marine ve Black Eagle Marine şirketlerinin hissedarları olarak yer aldığı, Erkam Yıldırım’ın şirketlerde yönetici konumunda bulunduğu belirtilmişti.

Aynı dönemde yayımlanan araştırmalarda Yıldırım ailesiyle bağlantılı denizcilik şirketleri, yabancı bayraklı kargo gemileri ve Hollanda’daki gayrimenkuller üzerinden yaklaşık 140 milyon euroluk bir varlıktan söz edilmişti.

Bu rakam, bugün Ankara kulislerinde konuşulan 480 milyon euroluk iddiadan oldukça düşük ve farklı bir döneme ait. Dolayısıyla iki rakamın aynı mal varlığını ifade ettiğini gösteren doğrulanmış bir veri bulunmuyor.

YILDIRIM: İŞLERİMİ EVLATLARIMA BIRAKTIM

Binali Yıldırım, Paradise Papers tartışmalarının ardından yaptığı açıklamada hayatı boyunca denizcilikle uğraştığını, siyasete girince işlerini çocuklarına bıraktığını belirterek oğullarının şirketlerinin gizli olmadığını savunmuştu.

Yıldırım ayrıca çocuklarına devletle iş yapmamaları ve devlet bankalarından kaynak kullanmamaları yönünde tavsiyede bulunduğunu söylemiş, aile şirketleri hakkındaki iddiaların araştırılabileceğini ifade etmişti.

GÖKÇEK DOSYASININ ARDINDAN YENİ İDDİA

Binali Yıldırım’a ilişkin bu doğrulanmamış kulis bilgisinin, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesinin Almanya’daki şirketleri ile para transferlerine ilişkin iddiaların soruşturmaya dönüşmesinin hemen ardından gündeme gelmesi dikkat çekti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökçek ailesinin Almanya’daki HAMAG şirketine Türkiye’den kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialar üzerine re’sen soruşturma başlattı. Gazeteci Murat Ağırel de soruşturma kapsamında 31 Ağustos’ta tanık sıfatıyla yaklaşık 3,5 saat ifade verdi.

Gökçek ise Almanya’daki mal varlığı ve para transferlerine ilişkin suçlamaları reddederek bunların hukuka uygun işlemler olduğunu savundu.

ANKARA’DA GÖZLER BİNALİ YILDIRIM’A ÇEVRİLDİ

Gökçek ailesinin yurt dışındaki mal varlığı iddialarının savcılık soruşturmasına dönüşmesinin ardından Ankara kulislerinde Binali Yıldırım ailesinin geçmişte tartışılan şirketleri ve denizcilik yatırımları da yeniden konuşulmaya başlandı.

Ancak kulislerde dile getirilen “480 milyon euroya el konuldu”, “şirketlere el konuldu” ve “para Türkiye’ye getirildi” iddiaları şu aşamada doğrulanmış bilgi niteliği taşımıyor. Bu nedenle iddiaların doğruluğu konusunda gözler Binali Yıldırım cephesinden veya yetkili makamlardan gelebilecek açıklamalara çevrilmiş durumda.