Avrupa Konseyi'nden Türkiye Raporu: AİHM kararlarını uygulamada en fazla bekleyen dosya Türkiye'de

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Çarşamba, Mayıs 27 2026
Paylaş
X Post
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Türkiye ziyaretinin ardından hazırladığı memorandumda çarpıcı verilere yer verdi. Rapora göre Türkiye, 445 dosya ile Avrupa’da infazı bekleyen en yüksek dosya sayısına sahip ülke konumunda.
Avrupa Konseyi'nden Türkiye Raporu: AİHM kararlarını uygulamada en fazla bekleyen dosya Türkiye'de

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, 1-5 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaretin ardından hazırladığı gözlem raporunu (memorandum) kamuoyuyla paylaştı. İfade, örgütlenme ve toplanma özgürlüğü ile yargı sistemindeki yapısal sorunların altını çizen Komiser, Türk makamlarına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını gecikmeksizin uygulama çağrısında bulundu.

445 Dosya Yıllardır Bekliyor

Raporda yer alan verilere göre Türkiye, Avrupa Konseyi üye devletleri arasında infazı bekleyen 445 dosya ile ilk sırada yer alıyor. Bu dosyaların hukuki niteliğine ve bekleme sürelerine ilişkin şu detaylar paylaşıldı:

    37 Yoğunlaştırılmış Prosedür: Yapısal ve sistemik ihlaller barındıran, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin büyüteç altında takip ettiği kritik dosyalar.

    106 Standart Prosedür: Rutin takip mekanizması kapsamında incelenen davalar.

    5 Yıllık Gecikme: İnfazı bekleyen dosyaların büyük bir kısmının 5 yıldan uzun süredir uygulamaya konulmadığı vurgulandı.

Yargıda Reform İçin 5 Kritik Tavsiye

İnsan Hakları Komiseri O’Flaherty, yargı bağımsızlığını güçlendirmek ve kronikleşen sorunları çözmek adına Türk makamlarına 5 maddelik bir tavsiye listesi sundu:

    HSK’ya Venedik Ayarı: Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) yapısı, Venedik Komisyonu rehberliğinde; çoğulculuğu, şeffaflığı ve liyakati güvence altına alacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

    Adil Yargılanma ve Tutukluluk Revizyonu: İddianame ve yargı kararları adil, zamanında ve gerekçeli olmalıdır. Tutukluluk kararları titizlikle gözden geçirilmeli, gizli tanık kullanımı sınırlandırılmalı ve mükerrer/paralel davalara son verilmelidir.

    Savunmaya Uluslararası Güvence: Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunması Sözleşmesi onaylanarak, baroların ve avukatların bağımsızlığı yasal garanti altına alınmalıdır.

    Üst Mahkeme Kararlarına Tam Uyum: AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının tamamı, özellikle ifade ve kişi özgürlüğü alanındaki davalarda eksiksiz uygulanmalıdır.

    AYM’ye AİHM Kriterleri: AYM'nin önceliklendirme kriterleri, özgürlükten yoksun bırakılan kişilerin davalarının hızla incelenmesini sağlayacak şekilde AİHM kriterleriyle uyumlu hale getirilmelidir.

    Editörün Notu: Bu memorandum, Türkiye’nin uluslararası hukuk arenasında ve kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi nezdindeki yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından kritik bir uyarı niteliği taşıyor.