Bahçeli: 'Oyalamaya gerek yok, barış teslimiyet ve taviz değildir'

Okuma Süresi 9 dkYayınlanma Salı, Nisan 7 2026
Paylaş
X Post
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine dair oyalanmaya gerek olmadığını belirterek, "Biz diyoruz ki barış teslimiyet değildir, barış taviz değildir, barış milletin onurunu koruyarak devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir" ifadelerini kullandı.
Bahçeli: 'Oyalamaya gerek yok, barış teslimiyet ve taviz değildir'

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de gerçekleşen grup toplantısında iç ve dış siyasete ilişkin  değerlendirmelerde bulundu.

İşte öne çıkan başlıklar:

Alparslan Türkeş'i vefatının yıl dönümü dolayısıyla rahmet ve minnet ile yad ediyoruz. Türkeş bey müstesna bir dava adamıdır. Milleti merkeze yerleştiren siyaset anlayışını temsil etmiştir. O zor dönemlerin adamıydı. Karanlık senaryolar karşısında yakılmış bir meşaleydi. Tehditlere boyun eğmemiştir. Türk milletinin birliğini her türlü siyasi hesap üstünde tutmuştur. Onun emaneti olan Türk birliği ve turan ülküsü mutlaka hayat bulacaktır.


'DEĞERLER SİSTEMİ ÇÖKTÜ'

Dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi dönemeçteyiz. Küresel düzenin derin şekilde sarsıldığı bu dönemde kararlarımızı bu gerçekle ortak sorumlulukla almalıyız. Tarihin kopuş anlarında en etkili güvenlik milli birlik içinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Bu hepimizin ahlaki ve vicdani sorumluluğu. Yaşanılan çatışmalar eskinin tam olarak öldüğünü yeninin ise henüz doğmadığını gösteriyor. Bu da tam olarak kriz durumudur. Her kriz dönemi bir eşiktir. Küresel örgütler işlevselliğini yitirmiş ve çözüm üretme kabiliyetini kaybetti.
'TRUMP GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK ZORUNDA KALACAK'

Trump ve Netanyahu zora dayanan hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve ibretlik hata etmişlerdir. Bu hatalarını devam etmekteler. Söz varlığı tükenmiş ve batılı akıl için yolun sonu görünmüştür. Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı tartışmalar karşısında Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

'İRAN ÇIKMAZA SÜRÜKLENMEK İSTİYOR'

Geçen 20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz yeni dünya düzeni bugün bir kaos olarak karşımıza çıkmakta. Bu kaos insanlığı etkilemekte, istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmakta. Bugünkü dünya durumu fetret dönemini andırmakta. Geçmişin çatışmacı günlerine götürmektedir. Sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmekte. Savaş 39. gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte. İran'a karşı yapılan saldırılar her geçen gün can kaybını arıtmakta ve altyapı tahribatını giderek büyütmekte. İran, İsrail ve ABD’nin yıkıcı gücü ile bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının dayanıklılığı dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkarmıştır. Savaş tedarik zincirini etkilemekte.

'ALACAĞIMIZ KARARLAR MİLLETİMİZİN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK'

Tarihsel hafızaya dayanarak alacağımız kararlar milletimizin geleceğine istikamet verecektir. Böylesi duygu ile dünyayı dikkatli çözümlemek, siyaset yapıyorum diyenlerin ortak sorumluluğu. Her zamankinden daha çok üzerimizde tarihi ve ahlaki sorumluluk vardır.

'DEVLETTEN VE MİLLETTEN KOPMUŞ GÖRÜNTÜDELER'

CHP siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı üretmek yerine basit ve çıkarcı şekilde hareket etmekte. Yanlış adreste doğru kişiyi aramaktalar. Gerçekle arasına mesafe koymuş olan bu anlayış köklerle değil yapraklarla uğraşmakta, gerçeğe sırtını dönüp ömrünü tamamlamış bir söyleme teslim olmaktadır. Düşünceleri aklın mayasıyla yoğurma kabiliyetini kaybeden anlayış, ülke, bölge ve dünya gündemini basit çıkarları doğrultusunda değerlendirmekte, devletten, milletten ve gerçekliklerden kopmuş görüntü vermektedir.

Öte yandan son günlerde CHP zihniyetini temsil eden bazı belediye başkanlarının çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını ve milletin kendilerine emanet ettiği makamlarını her açıdan istismar ettiklerini görmekten büyük üzüntü duymaktayız. Milletimizin içinde geçtiği bu tarihi dönemeçte yalnızca teşhis koymak kolaycılıktan ibarettir. Asıl olan çare üretmek ve sorumluluk almaktır.

'MHP GELİŞMELERİ YALNIZCA İZLEYEN BİR PARTİ DEĞİL'

MHP, önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben derken slogan değil fikir, hamasete dayalı propagandayı değil sağduyuyu ifade eder. Değerlere savaş açmaz, değerlere dayalı politika üretir. MHP, hadiseleri günübirlik gelişmelerin dar kalıplarında değerlendiren anlayışın ötesindedir. Bizim bakış açımız devletin bekasını esas alan bakıştır. MHP'nin nazarında dünya güç çekişmesinin sertleştiği, dengelerin hızla değiştiği bir mücadele alanıdır. Bu tabloda Türkiye'nin yeri tesadüflere değil, milli iradeye tayin edilmektedir. MHP gelişmeleri yalnızca izleyen siyasi yapı değildir. Gerektiğinde yön veren, uyaran, milli duruşu net şekilde ortaya koyan iradenin adıdır. Türkiye'nin önünü görecek sağlam bir vizyona, güçlü bir kararlılığa her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız. Etrafımızdaki çatışmalar akılla ve tecrübeye dayalı olarak hareket etmemiz gerektiğini göstermektedir.

'ÖLÜM KAPIMIZI ÇALSA DA VEZGEÇMEYİZ'

Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı, Türk milletinin birliği ve milli değerlerin muhafazası bizim için tartışmaya kapalı bir hakikattir. Bizim kurduğumuz her cümlenin öznesi Türkiye Cumhuriyeti devletidir, nesnesi Türk milletidir, yüklemi devlet ve milletin bekasıdır, kavgamız bunun içindir. Adanmışlığımız bu nedenledir. Asla tereddüt yaşamaz, ölüm kapımızı çalsa da vazgeçmeyiz.

Türkiye'nin önünü görecek sağlam bir vizyona, güçlü bir kararlılığa her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız. Etrafımızdaki çatışmalar akılla ve tecrübeye dayalı olarak hareket etmemiz gerektiğini göstermektedir.

'ENERJİDE BAĞIMSIZLIK TÜRKİYE'NİN KIZILELMASI'DIR'

Bugün dünyada yaşanan gelişmelerle küresel enerji sistemi ciddi risk altında ve bu tüm ülkeleri etkileyecek seviyeye ulaştı. Hürmüz'deki gelişmeler küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koydu. Enerji üsleri doğrudan risk altındadır. Bu çok derin bir kırılmadır, enerji güvenliği meselesi. Türkiye'nin rolü yeniden tanımlanmaktadır. Türkiye farklı güzergahları buluşturan, denge kurabilen güç haline gelmiştir. Türkiye bu yeni dönemi doğru okuyan, oyunu yeniden kuran, geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Enerji güçtür, istikrardır, barışın anahtarıdır. Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin Kızılelma'sıdır. Bu hedef biz zorunluluktur.

'BARIŞ TAVİZ DEĞİLDİR'

Terörsüz Türkiye, doğru zamanda atılan doğru bir adımdır. Vatan ve millet aşkı ile, devlet millet dayanışması ile yürütülen hayırlı bir sürecin sonucu olacaktır. TBMM'nin aldığı inisiyatif millet adına son derece dikkatli yürütülmekte. Bu tabloyu yakından takip ediyoruz. Bu meselede hiçbir boşluğun, hiçbir tavizin kabulü mümkün değildir. Barış teslimiyet değildir, barış taviz değildir, barış devletin milletin onurunu gözeterek sağlanan dengedir. Türkiye Cumhuriyeti köklü kardeşliğin, ortak kaderin en sağlam teminatıdır. Aziz milletimizin kardeşliğini zedelemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.