BioNTech’in kurucuları yeni bir sayfa açıyor: Uğur Şahin ve Özlem Türeci şirketten ayrıldı

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Mart 10 2026
Paylaş
X Post
Covid-19 aşısıyla dünya çapında tanınan bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci, kurucusu oldukları BioNTech’ten ayrılma kararı aldı. Sözleşmelerinin sona ermesiyle birlikte şirketten ayrılan ikili, şimdi mRNA teknolojisinin yeni kullanım alanlarına odaklanacak bağımsız bir biyoteknoloji girişimi kurmaya hazırlanıyor.
BioNTech’in kurucuları yeni bir sayfa açıyor: Uğur Şahin ve Özlem Türeci şirketten ayrıldı

Pandemi sırasında geliştirilen Covid-19 aşısıyla küresel ölçekte milyonlarca insanın hayatına dokunan bilim insanları, kariyerlerinde yeni bir döneme adım atmaya hazırlanıyor.

mRNA teknolojisinde yeni hedef: Kanser ve genetik hastalıklar

Financial Times’ın aktardığı bilgilere göre Şahin ve Türeci’nin kuracağı yeni girişim, mRNA teknolojisinin henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş potansiyeline odaklanacak.

Bu kapsamda özellikle şu alanlar öne çıkıyor:

Kanser tedavileri

Genetik ve kalıtsal hastalıklar

Kişiye özel tıp uygulamaları

Uzmanlara göre mRNA teknolojisi, pandemi döneminde aşı üretiminde büyük başarı gösterdi; ancak teknolojinin asıl devrim yaratabileceği alanın kronik ve kalıtsal hastalıkların tedavisi olduğu değerlendiriliyor.

Üçüncü biyoteknoloji girişimi olacak

Şahin ve Türeci için bu yeni proje, kariyerlerindeki üçüncü büyük biyoteknoloji şirketi olacak.

Bilim insanları daha önce:

2001 yılında Ganymed Pharmaceuticals’ı kurdu

2008’de ise BioNTech’i hayata geçirdi

Yeni girişimin, mRNA teknolojisinde “yıkıcı yenilikler” geliştirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.

BioNTech çalışmalarına devam edecek

Kurucularının ayrılmasına rağmen BioNTech faaliyetlerini sürdürecek. Şirketin önümüzdeki dönemde özellikle mRNA tabanlı kanser tedavileri ve immünoterapi araştırmalarına yoğunlaşması bekleniyor.

Almanya’nın Mainz kentinde bulunan şirket, kuruluşundan bu yana kişiselleştirilmiş kanser tedavileri üzerine çalışmalar yürütüyordu.

Şirketin küresel ölçekte tanınmasını sağlayan Covid-19 aşısı ise ABD’li ilaç devi Pfizer ile yapılan iş birliği sayesinde geliştirilmişti. Ancak pandemi sonrasında aşı talebinin belirgin şekilde azalması, sektörde yeni stratejilerin gündeme gelmesine yol açtı.

Biyoteknoloji sektöründe rekabet kızışabilir

Şahin ve Türeci’nin yeni girişiminin, mRNA teknolojisi alanındaki rekabeti daha da artırabileceği değerlendiriliyor. Pandemi sonrası dönemde birçok biyoteknoloji şirketi çalışmalarını özellikle kanser tedavileri ve nadir hastalıklar üzerine yoğunlaştırmış durumda.

Uzmanlara göre mRNA teknolojisi, önümüzdeki on yıl içinde modern tıbbın en güçlü araçlarından biri haline gelebilir. Şahin ve Türeci’nin yeni girişimi de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olmaya aday görünüyor.