Bir Işığı Allah Yaktıysa...
Sık sık video çeken nur yüzlü Kuzzat Altay’ın mealen anlattığına göre; “Türkiye'de yaşarken “Türkün Türk'ten başka dostu yok” sözünü sık sık duyar ve buna inanırdım. Fakat dünyaya açıldıktan sonra gördüm ki Türkler, Amerika'da Avrupa'da çok başarılılar. Fakat Türkiye'de ise Türklerin dünya çapında bir başarıları yok. Bu tezat durumu ilk önce anlamakta zorlandım. Evet Türkler Türkiye'den ziyade Avrupa'da Amerika'da yükselebiliyorlar. Sonra anladım ki Türkiye'de bir kimse hayat basamaklarında yükseldi veya başarılı oldu mu hemen yakın çevresinde bulunan kimseler bu başarıyı hazmedemez, başlarlar onun aleyhinde insafsızca konuşmaya ve başarılı adamın paçasından aşağı doğru çekmeye. Türkiye’de kim başarılı ise ne MOSSAD ajanlığı kalır ne kara parası ne de çakallığı. Tüm bunlardan sonra Kuzzat, Türkün aslında Türk’ten başka düşmanı olmadığını anladım” diyor. Kuzzat’ın bu tespitini yabana atamayız.
Evet, ben de Kuzzat gibi Anadolu insanında haset oranının biraz yüksek olduğunu düşünenlerdenim. Herkes çocukluğuna bir dönsün, aile veya akrabaların iştirak ettiği yemekli ve yemeksiz aile toplantılarında nasıl gıybetlerin yapıldığını, nasıl başarılı komşuların tavuklarına varana kadar çekiştirdiğini hatırlar. Gerçekten biraz fazla hasit bir yapımız var. Başarılı birini veya aileyi görünce, duyunca, kelimelerimiz boğazımızda düğümlenir, yediklerimiz gırtlağımıza dizilir. Senin başaramadığını gerçekleştiren bir arkadaşının muvaffakiyeti karşısında sevincinden arkadaşlarına yemek ısmarlayan, etekleri zil çalan içimizde kaç kişi vardır Allah aşkına! Şu haset hastalığından ötürü kuruduk, kuruduk... Tükürük bezlerimiz ıslaklığını kaybetti yahu! Korkarım böyle giderse ahiretimiz de kuruyacak!
Yine başka keresinde yılanların içinden kurtulmaya çalışan iguana yavrularını ele alan başka bir video izledim. Taşların kayalıkların içine gizlenmiş hasit ve düşman yılanlar, yeni doğmuş yavru iguanaları yürürken çıkardıkları sesten tespit edip hızlıca sürünerek onları yemek için saldırıya geçiyorlardı. Bu yılanların kurdukları tuzaktan çok az iguana yavrusu kurtuluyordu. Fakat bazı iguana yavruları, yılanların sadece sese duyarlı olduklarını fakat aslında gözlerinin kör olduğunu nasılsa anlamışlardı. Körlük yılanların en zayıf noktasıydı. Bu nedenle İguana yavrularının attığı her adım yılanlara sesli lokasyon atmaktan farksızdı. İguanaların içinde bir yavru vardı ki yılanlar yaklaştıklarında adımlarını kesti. Çünkü bir müddet yılanların dağılması için adımlarından çıkan sese mani olması gerektiğini anlamıştı. Kör yılanlar ses çıkarmayan avının izini kaybedip yavru İguananın yanından uzaklaşınca mezkûr iguana, tekrar adımlarını sıklaştırarak hızlandı. Bu defa yılanlar İguananın ayaklarından çıkan sese doğru hemen tekrar saldırıya geçtiler. Yılanların tekrar yaklaştığını gören İguana, tehlikeyi savmak için zınk diye durdu. Bu sefer burnunun dibindeki İguanayı yılanlar göremez oldular. Şaşkın şaşkın dolaşarak İguananın çevresinden uzaklaşmaya başladılar. Yılanların etrafından uzaklaştığını fırsat bilen iguana yavrusu bütün gücünü kullanarak taşlar kayalıklar demeden atlaya sıçraya tepede kendini bekleyen annesinin yanına ulaşmayı başardı. Yılanlar bu yavrunun önünü almak için bütün hamle güçlerini kullandılar fakat başarılı olamadılar. Pes etmeyen bu iguana son bir sıçrayışla annesinin harimine kendini atıverdi. Ve kurtuldu.
Düşmanlarımız dışardan hasetçiler de içerden videoda izlediğim bu yavru iguananın çevresini sarıp onun işini bitirmek isteyen yılanlar gibi etrafımızı sarsalar da bir yolunu bulup ellerinden kurtulmalı, atlaya sıçraya hizmet bayrağını en tepe noktalara kadar çıkarmasını becermeliyiz. Ve kurtulmalıyız.
Diğer izlediğim ve etkilendiğim videoda çok havalı yük taşıyan bir kamyonun veya tırın sağ tarafındaki iki tekeri birbiri ardına patladı. Tabi ki hemen devasa o kamyon yan yattı ve tam devrilmek üzereyken başka dost bir kamyon devrilen tarafından yaklaşarak seyir halindeki kamyona adeta omuz verdi ve onun yana yıkılmasına müsaade etmedi. Güvenli bir şekilde sağa çekip ikisi beraber park ettiler. Dostunun yardımı ile Kamyon yan yatmaktan kurtuldu.
Özellikle son video yapay zekâ ile yapılmış olsa da çok manidar ve anlamlıydı. Hayatta her zaman her şey tıkırında gitmez. Bazan büyük denecek felaketler iflaslar, yıkılmalar da olabilir. İşte bu kara günlerinde O yük kamyonun devrilmesine müsaade etmeyen dost kamyoncu gibi varlığını size dayayarak yıkılmanıza engel olan bazı dostları olmalı insanın. Veya biz yıkılmakta olan aklı karışmış hayatı alt üst olmuş dostlarımıza hiç tereddüt etmeden yardımlarına koşabilmeliyiz. Hani Mevlâna diyor ya;
Sîne-hâhem şerha şerha ez-firâk, Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk.- İştiyak (özlem) derdini anlatabilmem için, ayrılık acılarıyla şerha şerha (parça parça / dilim dilim) olmuş bir sine (gönül) isterim.”
Yani sizin çektiğiniz sıkıntıyı, devrilmeyi, tepetaklak olmayı yaşayanlar anlayabilir. Hayatında seyirci dostlarının gözü önünde devrilen insanlar devrilmenin ne demek olduğunu iyi bilirler. Dolayısıyla dostlarının felaketi karşısında varlıklarını ortaya koyup onların devrilmelerine müsaade etmeyen fedakâr ruhlara ne mutlu!
Yani Kuzzat'ın şikayet konusu ettiği hasit bir toplum içinde yaşıyorsanız ya iguana yavruları gibi yılanların zayıf noktalarını iyi tespit edip stratejik hareket ettikleri gibi mesafeleri hızlı kat edeceksiniz veya devrilirken omuz verdiğiniz dostlarınız olmalı ki onlar da zamanı geldiğinde sizin devrilmenize müsaade etmesinler.
Dahası sizi Allah bitirmediyse kimse bitiremez.
"Takdîr-i Hudâ kuvve-i bâzû ile dönmez /
Bir şem'a ki Mevlâ yaka üflemekle sönmez"
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HÜSEYİN ODABAŞI

ABDULLAH AYMAZ

HARUN TOKAK
ESRA BÜYÜKCOMBAK

PROF. DR. ŞERİF ALİ TEKALAN


Trump senatörün cep numarasını ifşa etti: Arayın b...

24 dakika arayla sallandı: Adana ile Osmaniye'de 4...

ABD Başkanı Trump’tan ara seçim vaadi: 'Cumhuriyet...

Almanya Başbakanı Ukrayna’da: Rusya durdurulmazsa,...

Jeolog Osman Bektaş: Adana’da büyük deprem beklemi...





