'Bize olmaz' demeyin! Gençler arasında bağımlılık sessizce yayılıyor

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cumartesi, Ocak 24 2026
Paylaş
X Post
Uyuşturucu ve benzeri kötü alışkanlıklar bütün dünyada yayılmaya devam ediyor. Özellikle anne-babaların en büyük yanılgılarının başında ise kendi çocuklarının başına bu kötü olayın gelmeyeceğini düşünmeleri. Nevbahar dergisinin yeni sayısında Elif Nesibe Temiz konuyla ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
'Bize olmaz' demeyin! Gençler arasında bağımlılık sessizce yayılıyor

Amerika’da yaşayan Mehmet Bey’in on sekiz yaşındaki oğlu Burak, bir gün aşırı dozdan hayatını kaybetti. “Kendi halinde, sakin bir çocuktu. Fark edemediğim için yaşadığım pişmanlık içimi yakıyor,” diyen Mehmet Bey, yaşadıkları trajediyi paylaşarak aileleri uyarıyor: “Asla bize olmaz demeyin!”

Elif Nesibe Temiz’in Nevbahar Dergisi Ocak 2026 sayısında yayınlanan makalesinde vurgulandığı gibi, bağımlılık yalnızca bireysel bir sorun değil, toplum genelinde giderek artan bir mesele. Araştırmalar, Müslüman toplumlarda bile gençlerin madde kullanım oranlarının düşündüğümüzden yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

Psikologlar, bağımlılığın temelinde çocuklukta yaşanan sevgi eksikliği, travmalar ve sosyal bağ kopukluklarının olduğunu belirtiyor. Dr. Gabor Mate, bağımlılığı “acı kesici” olarak nitelendiriyor ve madde ya da davranış bağımlılığına sürüklenenlerin, geçici haz ile yaşadıkları acıyı dindirmeye çalıştıklarını ifade ediyor. Stanford Üniversitesi’nden Dr. Anna Lembke ise, dopamin dengesi bozulduğunda bağımlılığın tetiklendiğini, özellikle teknoloji ve sosyal medya kullanımının gençlerde “dijital dopamin bağımlılığı” yarattığını söylüyor.

Makale, bağımlılığın yalnızca maddeyle sınırlı olmadığını; alkol, sigara, kumar, alışveriş, internet, iş, yemek gibi davranışsal bağımlılıkların da sık görüldüğünü aktarıyor. Klinik Psikolog Ece Kutsal, bağımlılığın tolerans, aşerme, yoksunluk ve zarar farkına rağmen devam etme gibi belirtilerle anlaşılabileceğini belirtiyor.

Psikolog Stanton Peele ise, bağımlılığın insanın anlam arayışında yanlış yere bağlanması olduğunu vurguluyor. Ona göre, bağımlılıktan kurtulmanın yolu sadece beyin tedavisi değil, yaşamda amaç ve anlam bulmak, topluluk ve sevgi ile ilişki geliştirmekten geçiyor.

Makale, ailelerin çocuklarına koşulsuz sevgi sunması, onları anlaması ama davranışlarını onaylamadan desteklemesi gerektiğini de hatırlatıyor. Ayrıca ebeveynlerin kendi bağımlılık ve huzursuzluk döngülerini fark etmeleri ve bu konuda örnek olmaları gerektiği vurgulanıyor.

Elif Nesibe Temiz, “Her kötü davranışta olduğu gibi ‘Bağımlılar dışarıda’ dediğimiz her an, bağımlılığın içimizde olma potansiyelini yükseltiyoruz” diyerek, toplum ve aileler için farkındalık çağrısı yapıyor.