Diplomasi, güncel gelişmeler ve gelecek senaryoları: Ukrayna-Rusya savaşında müzakere çıkmazı

Son aylarda, Ukrayna ve Rusya arasında hem askerî hem diplomatik anlamda yoğun bir mücadele ve gerek savaş alanındaki hareketlilik, gerekse de uluslararası diplomasi alanında yumuşama sinyalleri gözlemleniyor. Bunun yanında taraflar askeri güç kullanarak rakibini barış masasına zorluyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, 40 günlük bir operasyonla Kırım’ı izole etme, Rusya’nın enerji altyapısına saldırma ve hava savunmasını hedef alma planını onayladı. Bilindiği gibi Ukrayna, son haftalarda büyük çapta İHA saldırıları düzenledi. Son 6 ayda 39 binden fazla İHA kullanıldığını Rusya Savunma Bakanlığı verileri ortaya koydu. Bu saldırılar, başkent Moskova’da da önemli altyapı ve enerji krizlerine yol açtı. Havalimanları ve enerji fabrikaları saldırılar sonucu ciddi zarar gördü.
Diplomatik hamleler, savaşın uzun vadeli çözümüne gidilecek yolda yeni bir fırsat yaratmayı amaçlasa da, detaylarda henüz kalıcı ve bağlayıcı anlaşmalara varılmış değil. Batı ülkeleri, savaşın uzun vadeli çözümüne yönelik umutlarını dile getiriyor. Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri, Rusya-Ukrayna savaşında cephe hattını dondurma ve müzakere önerdi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bu durumu desteklediğini ve Rusya’ya “müzakere masasına oturma” çağrısında bulunulduğunu belirtti. Bu, uzun süredir devam eden çatışma ortamında önemli bir diplomatik adım ve savaşın yeni bir aşamaya geçebileceğine işaret ediyor.
Avrupa ve ABD, Ukrayna’nın savunma gücünü artırmaya çalışıyor
ABD Başkanı Trump, G7 zirvesi sonrası tutumunu değiştirerek Zelenskiy’i övüyor, onun savaşı iyi yönettiğini söylüyor. Ancak önceki sert eleştirilerinden farklı olarak, bu tutum ve bu yumuşama dikkat çekici. Önemli bir detay olarak Trump, geçen yıl Donbas’ın tamamının Rusya’ya verilmesi fikrinden uzaklaşıyor ve Rusya’ya karşı daha şüpheci olduğunu belirtiyor. Ayrıca, yine G7 zirvesinin bir sonucu olarak ABD, Ukrayna’ya yönelik füze üretiminde ve silah tedarikinde büyük değişiklikler planlıyor. Ukrayna’nın uzun vadeli savunma kabiliyetini artırmak amacıyla, Avrupa’da ve Ukrayna’da lisanslı füze üretimi gündemde.
ABD’nin füze ve silah üretimini gündeme getirmesi, savaşın gelecekteki seyrinde önemli bir dönüm noktası olabilir. Bu strateji, Ukrayna’nın dayanıklılığını artırmak ve muhtemel yeni saldırılarına hazırlık yapmak açısından kritik. Avrupa ve ABD, uzun vadede Ukrayna’nın savunma gücünü güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapıyor, bu da savaşın uzun da sürebileceği ihtimalini gösteriyor.
Bir bütün olarak G7 ülkeleri, Ukrayna’ya askeri desteği artırmayı ve silah üretim imkânlarını genişletmeyi tartışıyor. NATO, mevcut durumun (Ukrayna’nın son dönemdeki başarıları) “fırsat penceresi” olduğunu ve bu fırsatın iyi kullanılması gerektiğini vurguluyor. Bunun yanında Batı ve Avrupa ülkeleri, savaşın uzun ve karmaşık hal almaması için diplomatik girişimlere de hız verdi. Önemli bir aşama olarak bu metod savaşın sadece askeri değil, aynı zamanda diplomatik ve müzakere aşamasına da geçtiğine işaret ediyor.
Çatışmanın Güncel Tablosu: Diplomasiden Güvenlik Risklerine
Son bir ay içinde Ukrayna’ın Kırım’ı izole etme ve Rusya’nın enerji altyapısını hedef alma planları, savaşın agresif ve geniş çapta devam ettiğine/edeceğine işaret ediyor. Aynı zamanda, Rusya’nın iç bölgelerinde büyük çaplı İHA saldırıları Moskova ve enerji altyapısında ciddi krizlere yol açtı ve Rusya’da petrol üretimini %13,5 azalttı. Benzin ve enerji teminindeki sıkıntılar, bölgesel krizleri derinleştiriyor ve Rusya’nın iç güvenliği ile ekonomisini zorluyor. Halkın tedirginliği ve yorgunluğu özellikle sosyal medyada daha çok konu edilir oldu.
Ukrayna birlikleri geçen hafta, Rusya’nın Voronej kentine füze saldırısı düzenledi. Saldırıda, savunma sanayisi için kritik öneme sahip bir mikroelektronik fabrikası hedef alındı. Ve beş kişi hayatını kaybetti. Ukrayna füze saldırısı ile ilk defa Rusya’nın iç bölgelerinde bir hedefi vurmuş oldu. Saldırıda Storm Shadow seyir füzeleri kullanıldığı tahmin ediliyor. Yine geçen hafta Ukrayna İHA’larıyla, Kırım’a gerçekleştirilen etkili başka bir saldırıda 4 kişi öldü ve 28 yaralandı. Saldırılar sonrası Kırım Köprüsü yaklaşık 9 saat kapalı kaldı. Yarım adanın ulaşım ve enerji altyapısı ciddi hasar gördü; trenler, feribotlar ve elektrik kesintileri yaşandı.
Yoğun İHA saldırıları sonucunda bütün Rusya’da 20’den fazla bölgede benzin satışları sınırlandı; Kırım’da tamamen durduruldu. Moskova’da havalimanları sık sık uçuşları iptal ediyor. Tatil bölgelerinde çok sayıda iptaller oluyor ve turizm sektörü ciddi kayıplar yaşıyor. Şimdiden vergi ertelemesi ve faizsiz kredi gibi acil destek taleplerinde bulunuluyor.
Rusya’dan Yumuşama Sinyalleri ve Diplomatik Hamleler
Bütün bu değişimler/olaylar yaşanırken Moskova’dan diplomatik çözüme yönelik bazı açıklamalar geldi. Devlet Başkanı Putin, Ukrayna ile barış görüşmelerine İstanbul'da varılan mutabakatlar çerçevesinde devam etmeye hazır olduklarını ve 2022'de Ukrayna heyeti tarafından da imzalanan belgenin hala geçerliliğini koruduğunu söyledi. Kremlin'de hükümet üyeleriyle yaptığı toplantıda konuşan Putin, "Rusya, daha önce de ifade edildiği gibi, Ukrayna ile barış görüşmelerine hazırdır. Bu görüşmelerin temelini, İstanbul'da varılan ve o dönemde Ukrayna heyeti tarafından da imzalanan mutabakatlar oluşturabilir" dedi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Ukrayna çevresindeki krizin siyasi ve diplomatik yöntemlerle çözülmesinin hâlâ mümkün olduğunu belirterek, bunun için yasal olarak bağlayıcı güvenlik garantileri gerektiğini vurguladı. Lavrov, 24 Haziran'da düzenlenen "Primakov Okumaları" formunda yaptığı konuşmada, Batı’nın “geçici çözümler” veya “ültimatomlar” dayatmasına karşı çıktı. Ayrıca müzakerenin, Rusya’nın koşullarına uygun ve kalıcı olması gerektiğini dile getirerek, Anchorage ve Helsinki görüşmelerinin önerildiğini, ancak uygulanmadığını belirtti.
Moskova bir kaç kez, Avrupa Birliği ile diyaloğa açık olduğunu, ABD ile temasların sürdüğünü belirtti. Putin’in açıklamaları bunun bir teyidi olmakla birlikte İstanbul mutabakatının hâlâ geçerliliğini koruduğunu ve bu zeminde bir araya gelinebileceğini gösteriyor. Lavrov’un vurguları ise Rusya’nın siyasi ve diplomatik çözüme açık olduğunu, ancak güvenlik garantileri olmadan herhangi bir anlaşmaya varılmayacağını netleştiriyor. Bu da, Moskova’nın taleplerinin net ve temel şartlar içerdiğini gösteriyor. Putin ve Lavrov’un açıklamaları, bir açıdan Moskova’nın diplomatik çözüme olan isteğini gösterirken, aynı zamanda güvenlik garantileri ve kalıcı barış için temel şartların koşulması müzakere aşamalarının zor geçeceğini gösteriyor.
Sonuç olarak gelecek açısından, savaşın hem askerî hem de diplomatik arenada devam etmesi beklentisi güçleniyor; taraflar arasında güven eksikliği ve bölgesel krizler, çözümün zaman alacağını gösteriyor. Uzun vadeli çözümler için Rusya’nın askeri güç kullanımı karşısında Ukrayna’nın, Batı-NATO desteğinde savunma kabiliyetlerini güçlendirmeye devam edecek gibi duruyor.
ABD ve Avrupa’nın yeni hamleleri, Kiev’e uzun vadeli desteği ve silah üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor, bu da gösteriyorki savaş daha uzun süre devam edecek. Yada (Batının beklediği gibi) bu ivme artışı tarafları masaya çekecek. Savaşın diplomatik çözüme yaklaşması, oldukça karmaşık ve zaman zaman belirsiz görünüyor. Hem Moskova hem de Kiev, kendi koşullarını ve güvenlik endişelerini ön planda tutuyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

KADİR GÜRCAN

ŞERİF ALİ TEKALAN

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU












