Eski komutandan iddialara yanıt: F-4’ün türbülansı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterini düşürdü mü?

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Salı, Eylül 1 2026
Paylaş
X Post
2009 yılında BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin dönemsel olarak gündeme getirilen "F-4 savaş uçağının oluşturduğu türbülans nedeniyle düştü" iddialarına, Türk Hava Kuvvetleri’nin deneyimli isimlerinden yanıt geldi.
Eski komutandan iddialara yanıt: F-4’ün türbülansı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterini düşürdü mü?

dogruaci.com yayımlanan yazıda, Emekli Hava Pilot Kurmay Albay Yüksel Akkale söz konusu suikast senaryolarını ve teknik iddiaları tek tek çürüttü.

F-4 uçaklarında yaklaşık 2 bin saatlik uçuş tecrübesi bulunan ve öğretmen pilotluk ile filo komutanlığı görevlerinde bulunan Emekli Albay Yüksel Akkale, kaleme aldığı analizde iddianın asılsız olduğunu belirterek, askerî uçuş usulleri ve havacılık fiziği çerçevesinde somut verileri paylaştı.

"Önceden Planlanan Jet, Kalkışı Belli Olmayan Helikopteri Hedef Alamaz"

Askerî filolarda uçuş programlarının günler öncesinden hazırlandığına dikkat çeken Akkale, kaza günü F-4’lerin kalkış ve iniş saatlerinin önceden belli olduğunu; ancak Muhsin Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin kalkış saatinin miting programının akışına göre anlık geliştiğini ifade etti. Akkale, kalkış zamanı belirsiz bir helikopterin önceden planlanmış bir jet ile hava şartlarının son derece olumsuz olduğu bir günde hedef alınmasının mantıksal ve operasyonel açıdan imkânsız olduğunu belirtti.

"İddia Edilen İsim Uçağın Pilotu Değil"

Siyasi çevrelerce ortaya atılan iddialarda adı geçen Albay Ali Armağan hakkındaki bilgi kirliliğine de değinen Akkale, uçuş kartlarındaki sıralamaya işaret etti. Yazıda, Albay Ali Armağan’ın söz konusu uçuşta ön kokpitteki pilot değil, arka kokpitte görev yapan Silah Sistem Subayı (SS) olduğu belirtildi. Akkale, uçağın kumandasının tamamen ön kokpitteki pilotta olduğunu vurgulayarak, "Arka kokpitteki bir subayın uçağı alçaktan uçurup helikopteri bulduğu senaryosu, havacılık görev dağılımını bilmeyenlerin kurgusudur" değerlendirmesinde bulundu.

"Helikopter Düşmüyordu, Tırmanıştaydı"

Havacılık literatüründeki "Wake Turbulence" (Kanat Ucu Girdabı) kurallarına dikkat çeken Akkale, türbülansın muğlak bir kavram olmadığını ve ölçülebilir sınırı bulunduğunu kaydetti. Analizde, kaza anına ilişkin teknik veriler şu şekilde sıralandı:

Çarpışma Uyarısı Verilmedi: Helikopterin TCAD (Çarpışma Önleyici Cihaz) sistemi kaza anında yakın bir hava aracına dair hiçbir uyarı vermedi.

Helikopter Alçalmadı, Tırmanıyordu: Türbülansa giren veya hava akımıyla aşağı bastırılan bir helikopterde ani alçalma görülmesi gerekirken; enkazdaki varyometre (dikey hız göstergesi) kayıtları helikopterin çarpma anında dakikada 500 fit ile tırmanışta olduğunu ortaya koydu.

"Siyasi Algı Değil, Radar Kayıtları Konuşmalı"

Suikast iddialarının teknik temellerden yoksun şekilde yürütüldüğünü belirten Akkale, konunun netleşmesi için iki hava aracına ait radar verileri, irtifa, hız, telsiz kayıtları ve kaza anındaki mesafe geometrisinin açıkça ortaya konması gerektiğini ifade etti. Akkale, somut delil olmadan yapılan açıklamaların Türk Hava Kuvvetleri personeline iftira niteliği taşıdığına dikkat çekti.