Fon skandalında şimdiden 65,5 milyar dolarlık kayıp: 2001 krizini geride bıraktı

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Cuma, Ekim 23 2026
Paylaş
X Post
Türkiye’de fon skandalının ardından borsada yaşanan değer kaybı, 2001 bankacılık krizinin kamuya maliyetiyle karşılaştırılıyor. Karar yazarı İbrahim Kahveci, yaklaşık 1,5 ayda halka açık hisselerin piyasa değerinin 65,5 milyar dolar azaldığını belirterek, finansal piyasalardaki sarsıntının reel ekonomiye yayılabileceği uyarısında bulundu.
Fon skandalında şimdiden 65,5 milyar dolarlık kayıp: 2001 krizini geride bıraktı

Türkiye’de eylül ayında gündeme gelen fon skandalının ekonomik etkileri tartışılmaya devam ediyor. Karar yazarı İbrahim Kahveci, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) verilerine dayanarak borsada yaşanan değer kaybının boyutlarına dikkat çekti. Kahveci’ye göre halka açık hisselerin piyasa değerindeki yaklaşık 3 trilyon liralık gerileme, dolar bazında 65,5 milyar dolara ulaştı.


Bu kaybı 2001 bankacılık kriziyle karşılaştıran Kahveci, söz konusu dönemde bankacılık krizinin kamuya maliyetinin yaklaşık 47 milyar dolar olarak hesaplandığını hatırlattı. Böylece borsadaki değer kaybının, 2001 krizinin kamuya maliyeti olarak gösterilen tutarı yaklaşık 18,5 milyar dolar aştığını vurguladı.


Ancak iki rakamın farklı ekonomik göstergeleri ifade ettiğine dikkat çekmek gerekiyor: 2001 krizine ilişkin tutar kamuya yansıyan maliyeti, günümüzdeki rakam ise borsada işlem gören şirketlerin halka açık hisselerindeki piyasa değeri kaybını gösteriyor.


1,5 ayda yaklaşık 3 trilyon liralık kayıp

Kahveci’nin aktardığı SPK verilerine göre, Ağustos 2026 sonunda Borsa İstanbul’da işlem gören 623 şirketin toplam piyasa değeri 23 trilyon 37 milyar liraydı. Ekim ayında şirket sayısı 626’ya yükselirken toplam piyasa değeri 15 trilyon 828 milyar liraya geriledi.


Şirketlerin toplam piyasa değerindeki düşüş 7,2 trilyon lirayı bulurken, halka açık hisselerin piyasa değeri aynı dönemde 9 trilyon 591 milyar liradan 6 trilyon 632 milyar liraya indi. Böylece halka açık hisselerde yaklaşık 2 trilyon 959 milyar liralık kayıp ortaya çıktı.


Kahveci, bu gerilemenin yalnızca fon tasfiyelerinden doğrudan etkilenen yatırımcılarla sınırlı olmadığını, borsada işlem yapan 6 milyondan fazla yatırımcının servetini etkilediğini savundu.


'Finansal krizler eninde sonunda reel ekonomiye yansır'

Kahveci’ye göre asıl tehlike, borsadaki değer kaybının ardından yaşanabilecek ekonomik daralma. Finansal piyasalardaki güven kaybının tüketimden üretime, ticaretten istihdama kadar geniş bir alanda etkili olabileceğini belirten yazar, krizin yalnızca bir borsa sorunu olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.


Tüketici güvenindeki gerilemeye dikkat çeken Kahveci, ekim ayında Tüketici Güven Endeksi’nin yüzde 7,7 düştüğünü aktardı. Gelecek 12 aya ilişkin genel ekonomik durum beklentisinde yüzde 13,2, tasarruf etme ihtimalinde yüzde 12,8, ev alma ihtimalinde yüzde 12,3 ve otomobil alma ihtimalinde yüzde 17,6 düşüş yaşandığını belirtti.


Kahveci, borsada servet kaybeden yatırımcıların büyük harcamalarını erteleyebileceğini, bunun da konut ve otomobil piyasasından günlük tüketime kadar birçok alanda daralmaya yol açabileceğini savundu.


Ödeme krizi ve iflas riski

Kahveci’nin dikkat çektiği bir diğer risk, şirketler arasındaki ticari ilişkilerin zarar görmesi. Borçlarını ödeyemeyen işletmelerin, alacaklı şirketlerin nakit akışını bozabileceğini belirten yazar, bu durumun zincirleme bir ödeme krizine dönüşebileceği uyarısında bulundu.


Böyle bir senaryoda finansal sorunların yalnızca doğrudan etkilenen şirketlerle sınırlı kalmayabileceğini savunan Kahveci, ödeme güçlüğü yaşayan işletmelerin diğer firmaları da küçülmeye ve iflas riskine sürükleyebileceğini ifade etti.


'Asıl sorun güven'

Kahveci, ekonomik risklerin merkezinde güven sorununun bulunduğunu belirterek mülkiyet haklarına ve hukuki güvenliğe ilişkin endişelerin de yatırım kararlarını etkileyebileceğini ileri sürdü.


Hükümetin fon skandalına yaklaşımını eleştiren yazar, mevcut yönetimin krizi yönetmekte yetersiz kaldığını savundu. Kahveci ayrıca erken seçim çağrısında bulunarak, gerekli adımların atılmaması halinde ekonomik maliyetin daha da ağırlaşabileceği uyarısını yaptı.


Kahveci’nin değerlendirmesine göre, borsadaki yaklaşık 65,5 milyar dolarlık değer kaybı, krizin ekonomik etkilerinin tamamını yansıtmıyor. Asıl risk, finansal piyasalarda başlayan güven kaybının tüketim, üretim, ticaret ve istihdama yayılarak daha geniş çaplı bir ekonomik daralmaya dönüşmesi.