Gayet latif, nazenin esir maddesi

Üstad Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur'larda esir
maddesini şöyle tarif ediyor:
“Cenab-ı Hakkın gayet lâtif, nazenin, mutî, musahhar
bir icraat sayfası, emirlerinin bir nakil vasıtası, zayıf bir tasarrufat
perdesi, lâtif bir yazı yazma mürekkebi, en nâzenin bir icadlar elbisesi, bir
sanatlar mayası ve bir hububatın tarlası olan ESİR MADDESİ…” (Otuzuncu Lem'a,
Kayyum İsmi, Altıncı Nükte, Birinci Şua)
“Esir maddesi, maddiyyunları (materyalistleri)
boğduran zerrat (atomlar) maddesinden daha lâtif ve eski filozofların heyûlâ
fihristesinden daha kesif (yoğun), iradesiz, şuursuz, câmid bir maddedir. Bu
hadsiz bir surette tecezzi ve inkısam eden (parçalara, kısımlara ayrılan,
bölünüp parçalanabilen) nakledicilik ve infial (etkilenme ve edilgenlik)
özelliği ve vazifesiyle donatılmış olan bu esir maddesine, belki o maddenin
atom zerrelerinden çok derecede daha küçük zerrelerine…”
“… varlığın en zayıf mertebesi, en incecik derecesi ve
en değişken, bir kararda durmayıp hâlden hâle geçebilen tavrı ve en ziyade
mekâna yayılmış olan hadsiz, kesretli bir madde olan esir maddesi…”
Tirmizi’de rivayet edilen “Essemâü mevcün mekfûfün”
hadisine Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle mâna veriyor: “Sema, emvâcı
karardâde olmuş (dalgaları durgunlaşıp, oturaklaşarak sâkin ve kararlı hale
gelmiş) bir denizdir.”
Çağımızın büyük dâhilerinden, buluş ve kâşif sahibi
bilim-fen adamlarının en önde gelenlerinden birisi olan Nikola Tesla’nın da
Üstad Hazretlerinin görüşlerine benzer bir anlayışa sahip olduğuna şahit
oluyoruz. Çünkü Tesla’ya göre her şey titreşimden ibarettir. Kalbin ritminden
galaksilerin dönüşüne kadar her şey belirli bir frekansın neticesidir.
Tesla’nın bu görüşü sadece teknolojik değil, aynı zamanda şuur seviyesinde de
devrim yapacak bilgileri ihtiva ediyordu. Bunlar dünyanın alıştığı düzene
meydan okuyordu. Tesla’nın vardığı neticeler basitti: Gerçeklik katı ve
değiştirilmez değildir. Aksine müzikal bir düzene sahipti ve bu düzene uyum
sağlayan herkes yalnızca kendi hayatını değil, bütün insanın gidişatını
değiştirebilir. Eğer gerçekten kâinatın sırlarını keşfetmek isteyen kişi;
enerji, frekans ve titreşim kavramlarıyla düşünmelidir. Bu, Tesla’nın yalnızca
bir bilim insanı olarak değil, bir sezgi bilgisi olarak da söylediği en temel
gerçeğiydi.
Ona göre maddî dünya yalnızca görünendir. Oysa asıl
belirleyici olan, görünmeyendir. İnsan bedeni, düşünceler, duygular, nefes,
ışık, hatta sevgi ve acı bile belirli frekanslarda titreşen enerjilerdir.
Kâinat, yasalara göre düzenlenen büyük bir senfoni orkestrasıdır ve her birimiz
bu senfonide bir enstrümanız. (…) Siz sadece etten kemikten ibaret değilsiniz.
Siz evrensel senfonideki eşsiz bir notasınız. Ve artık kendi melodinizi çalmayı
öğrenmenin zamanı geldi. Her şeyin frekansı dışarıda bir yerde aradığınız bir
güç değil. O zaten sizin içinizde; uyanmayı bekliyor. (…) Tesla, duyguların
düşüncelerden bile daha güçlü frekanslara sahip olduğunu fark etti.
Korku yaklaşık 100 Hertz civarında titreşiyor ve
düzensiz dalgalar oluşturuyordu. Bu dalgalar korktuğunuz şeyleri hayatımıza
çekme eğilimindeydi. Sevgi ise 528 Hertz’de titreşiyor. Bu da evrensel uyumun
frekansına denk geliyor ve hem bedeni hem de çevreyi iyileştiriyor. Tesla, bu
bilgiyi deneylere döktü. İki insan aynı frekansta titreştiğinde aralarında
kelimelere gerek kalmadan iletişim kurabildiklerini, bilgiyi anında
paylaşabildiklerini ve hatta çevrelerinde olan olayları etkileyebildiklerini
gözlemledi.
Kâinat iç içe geçmiş dalgalardan oluşan dev bir
okyanustu. (Dikkat edilirse, yazının başında sözünü ettiğimiz hadis-i şerifteki
ifadelerle tam bir benzerlik gösteriyor. A.A.) Her insan zihni ise bu okyanusta
yüzen bir ada gibi bağlantıya veya yalnızlığa açık bir şekilde seçim yapıyordu.
Tesla bu farkındalıkla derin meditasyonlara yöneldi. (…) Tesla kâinatı
dalgalarla kaplı dev bir okyanus gibi gördü. Her yıldız, her gezegen, her atom
kendi frekansında şarkı söylüyordu ve bu şarkılar kaotik değil, aksine mükemmel
bir uyum içerisindeydi. Kozmosun tamamı sonsuz bir senfoni gibi işliyordu…
Üstad Bediüzzaman Hazretleri Lemaat Risalesi'nde diyor
ki: “Şu kâinat, büyük bir sesle ‘Lâ ilâhe illallah’ diye zikretmektedir.
Kâinatın bütün zerreleri, hücreleri, bütün erkân ve âzâsı zikreden bir dildir
ki, bunların her biri kâinatın o büyük sesiyle beraber ‘Lâ ilahe illa Hû’ der.
O dillerde çeşitlilik ve o seslerde mertebeler var. Fakat onun zikri ve onun
sesi hepsini ‘Lâ ilahe illa Hû’ diye bir noktada toplar. Bu kâinat büyük bir
insandır, büyük sesle zikreder; bütün parçaları, zerreleri, küçücük sesleriyle,
o yüksek sesle beraber ‘Lâ ilahe illa Hû’ der…”
Tesla’nın kendi anlayışı ile söylediği sözler, Üstad
Bediüzzaman Hazretlerinin tevhid inancı içinde ortaya koyduğu gerçeklerle bir
çeşitte benzerlik arz ediyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

ŞERİF ALİ TEKALAN

KADİR GÜRCAN

ABDULLAH AYMAZ













