Genelkurmay Çatı Davası'nda 10 yıl sonra gelen savunma: "Balistik raporlar gizleniyor"

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Perşembe, Haziran 18 2026
Paylaş
X Post
Yargıtay’ın bozma kararının ardından Sincan'da yeniden görülmeye başlanan "Yurtta Sulh Konseyi" davasında sanık savunmalarına geçildi. Hakkında beraat talep edilen eski Kurmay Yarbay Ertuğrul Terzi, 10 yıldır balistik raporların gizlendiğini öne sürerken; eski Başyaver Ali Yazıcı ise kendisini Çiğli Üssü'ne Saray'ın yönlendirdiğini iddia etti.
Genelkurmay Çatı Davası'nda 10 yıl sonra gelen savunma: "Balistik raporlar gizleniyor"

15 Temmuz askeri darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılın ardından, Yargıtay’ın "Yurtta Sulh Konseyi" üyesi olmadıklarına hükmederek kararlarını bozduğu sanıkların yeniden yargılanmasına Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşmada, savcılık mütalaasında haklarında beraat istenen isimlerin esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları alındı.


"Gerçek faillerin biz olmadığını dünya biliyor"

Duruşmada ilk sözü, ilk yargılamada öldürme ve yaralamalardan sorumlu tutulan ancak yeni mütalaada beraatı talep edilen eski Kurmay Yarbay Ertuğrul Terzi aldı. Önceki mahkeme heyetinin siyasi baskılar altında delilsiz kararlar verdiğini savunan Terzi, adli tıp ve balistik verilerdeki eksikliklere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

    "Hakkımda beraat istense de bu, o gece ölümler ve yaralamalar olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Biz askerler o dönem potansiyel suçlu kabul edildik ama gerçek faillerin biz olmadığını tüm dünya biliyor. Olayın üzerinden 10 yıl geçti, balistik raporlar hâlâ hazırlanmadı veya kasıtlı olarak gizlendi. Bu durum, suç ortaklığının üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir."

Eski Başyaver Ali Yazıcı: "Beni Çiğli’ye Saray yönlendirdi"

Duruşmada dikkat çeken bir diğer savunma ise Cumhurbaşkanlığı eski Başyaveri Ali Yazıcı’dan geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast girişimi davasında da adı geçen ve Çiğli Üssü'ne gitmekle suçlanan Yazıcı, o geceye dair yeni iddialar ortaya attı. Çiğli'ye gitmesi talimatını bizzat Cumhurbaşkanlığı ekibinden aldığını ileri süren Yazıcı, şunları söyledi:

    "Darbeden haberim olsa ya engeller ya da gereğini yapardım. Ben o makama atanmadım, bizzat Sayın Cumhurbaşkanı tarafından seçildim. Suikast düşündüysem Allah beni kahretsin. O gece beni Çiğli’ye Cumhurbaşkanlığı başdanışmanları, danışmanları, özel kalem ve protokol müdürü yönlendirdi."

"Beni Zekai Aksakallı görevlendirdi" itirafı iddiası

Savunmasında, beyin tümörü nedeniyle hayatını kaybeden eski Yarbay Emin Güven ile aralarında geçen bir konuşmayı da aktaran Yazıcı, davanın seyrini etkileyecek bir iddiada bulundu:

    "Emin Güven ölümünden 3 ay önce benden helallik istedi ve bana, 'Seni Çiğli'ye götürmem gerekiyordu. Seni kontrol etmek için beni Zekai Aksakallı görevlendirdi. Saray ile de bağlantısı vardı. Beni çocuklarımla tehdit ettiler ve tahliye sözü verdiler' dedi. Bu Emin Güven olayı ve arkasındaki ilişkiler derinlemesine araştırılsa, ortaya dehşet verici şeyler çıkacak. Bu yüzden yeniden yargılama talep ediyorum."

Cezaevi koşullarına da değinen Ali Yazıcı, 10 yıldır tutuklu bulunmasına rağmen hâlâ çıplak aramaya maruz kaldığını ve psikolojik tedavisinin "deli numarası yapıyor" denilerek yarıda kesildiğini iddia etti. 14 sanıklı davada savunmaların alınmasına devam edilecek.