Gülistan Doku soruşturmasında kritik soru: Emniyet o verileri neden toplamadı?

Gazeteci Tolga Şardan, T24'te kaleme aldığı köşe yazısında Gülistan Doku soruşturmasında emniyet istihbaratının neden daraltılmış baz kayıtlarını almadığı sorusunu sordu. Başsavcılığın istediği raporlardan emniyetin raporları yeterli bulunmadı.
Gülistan Doku soruşturmasında neler yaşanıyor? Dönemin emniyet istihbaratı neden daraltılmış baz kayıtlarını istemedi? Tolga Şardan, Doku soruşturmasındaki soru işaretlerini ortaya koydu. "Eğer emniyet o verileri isteseydi bu dosyada çok farklı şeyler konuşuyor olabilirdik" dedi.
Şardan'ın yazısından ilgili kısım şöyle:
Bayram tatilinin sona ermesiyle beraber gerek Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmalarında yeni gelişmeler yaşanması olası.
Her şeyden önce Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Emniyet İstihbaratı’ndan istediği bazı bilgiler vardı. Bu konuyu 12 Mayıs’ta Büyüteç’e konu ettim.
Anlaşılan o ki; başsavcılık, Emniyet İstihbaratı’nca hazırlanan 17 Mart 2020 tarihli yani olaydan tam 11 hafta sonra hazırlanan ve dosyada bulunan 42 sayfalık “Kayıp Şahıs Gülistan Doku Hakkında” başlıklı raporu yeterli görmedi.
Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla Tunceli’ye gönderilen Emniyet İstihbaratı’ndan bir şube müdürünün yanı sıra Emniyet İstihbarat Başkanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nda görevli üç komiserden oluşan dört kişilik polis ekibinin hazırladığı rapor, her ne hikmetse dönemin İçişleri Bakanı Soylu’nun da konu edilmesi sonrasında “birdenbire” piyasada dolaşıma sokulup kimi gazetecilerle paylaşıldı!
Rapora bakıldığında soruşturmada yapılan işlemlere yer verildiği görülüyor. Hatta kameralar üzerindeki araştırmalarda sağlıklı sonuca ulaşılamadığı, ayrıca Doku’nun kullandığı cep telefonuna yönelik “baz istasyonlarına uzaklığı ve koordinat bilgilerinin geriye dönük olarak saptanamadığı” bilgisine yer verildi.
Buna karşın raporun detaylarında, Gülistan Doku başta olmak üzere olaya adı karışanların cep telefonlarına yönelik “daraltılmış baz incelemesi yapılmadığı”nı görmek mümkün.
Emniyet İstihbaratı’nın hazırladığı raporda, bu konuda herhangi bir bilgi mevcut değil. Ancak Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca görevlendirilen bilirkişinin hazırladığı 24 sayfalık “daraltılmış baz incelemesi” raporunda önemli tespitler yer aldı.
İlk tespit Doku’nun telefonuyla ilgili.
Bilirkişi raporunda, “Gülistan Doku’nun telefonunun 5 Ocak 2020 günü saat 13:23 sıralarında Sarısaltuk viyadüğünden Tunceli istikametine doğru yaklaşık 100 - 150 metre civarında kapandığı, kapattığı ya da kapatıldığı değerlendirilmektedir” denildi.
Soruşturma çerçevesinde tutuklanan İl Özel İdare Memuru Erdoğan Elaldı’nın telefonuyla ilgili yapılan daraltılmış baz incelemesinde “Erdoğan Elaldı’nın 5 Ocak 2020 gün saat 13:11 ile saat 14:09 arası Sarısaltuk viyadüğü köprüsünü ve Sarısaltuk Köprüsü’nde giden yolu da kapsayan bölge civarında olduğu, Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 günü köprü civarında bulunduğu saatlerdeki baz ile bazlarının uyumlu olduğu değerlendirilmektedir” tespiti yapıldı.
Aynı raporda Vali Tuncay Sonel’in yakın koruması Polis Memuru Şükrü Eroğlu, Vali’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Umut Altıntaş‘ın kullandıkları telefonlara yönelik, “Şükrü Eroğlu, Mustafa Türkay Sonel ile Umut Altaş’ın kullandıkları telefonun 5 Ocak 2020 günü saat 22:09 ile saat 22:11 sıralarında Sarısaltuk Köprüsü ve civarından birlikte baz verdiği ve Tunceli merkeze gidene kadar bazlarının uyumlu olduğu değerlendirilmektedir” görüşü yer aldı.
Ayrıca Umut Altıntaş’ın telefonunun 5 Ocak 2020 günü saat 19:28 ile saat 21:36 arası Sarısaltuk Köprüsü ve civarından baz verdiği, saat 22:09’dan sonraki bazlarının Mustafa Türkay Sonel’in telefonuyla “uyumlu” olduğu anlatıldı.
Rapordaki dikkat çeken bir diğer teknik veri, Doku’nun kaybolmasından 8 gün öncesini ortaya çıkardı. Bilirkişi; raporda, “27 Aralık 2019 günü Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Oğulcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların 22 Aralık 2019 günü belirtilen saatlerde Tunceli Gençlik Merkezi civarından aynı bölgeden baz verdikleri değerlendirilmektedir” tespitini yaptı.
Bilirkişi raporundan anlaşılacağı gibi, 6 yıl sonra değil de soruşturmanın en başında daraltılmış baz verileri elde edilmiş olunsaydı süreç bugün farklı noktaya gelebilirdi.
Bu arada son dönemdeki birçok soruşturma dosyasında delil olarak yer alan “daraltılmış baz incelemesi” konusunda ek bilgi vereyim.
Gerek savcılıkların gerekse mahkemelerin talepleriyle hazırlanan daraltılmış baz incelemesi konusu adli kolluk birimlerinin inisiyatifinde değil. Mobil servis sağlayıcı operatörler ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) görev alanında.
Konunun dikkat çekici boyutu ise, operatörlerin 2015’ten itibaren daraltılmış baz verisi tutması.
Bu durumda Emniyet İstihbarat Başkanlığı’nın olaydan 11 hafta sonra yaptığı çalışmada daraltılmış baz verisine yer vermemesinin bir açıklaması olmalı!
Şimdi Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın istediği bilgileri vermek durumdaki Emniyet İstihbaratı’nın yanıtları önemli olacak. Yeni gelişmeler yakın sanırım.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

CUMA KARAMAN

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

HARUN TOKAK

Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek tahliye edild...

Başsavcılıktan CHP Kurultayı Soruşturmasında yeni ...

Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan mutlak butlan sessiz...

Bir belediye daha CHP'den AKP'ye geçti

'Erdoğan, Türkiye’deki son anlamlı demokratik alte...






