Hakan Şükür konuştu: Kazandığım her şeyi kaybettim, en büyük sorun hukukun zedelenmesi

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Cuma, Temmuz 3 2026
Paylaş
X Post
Eski milli futbolcu ve eski milletvekili Hakan Şükür, AKP'deki siyasi serüvenini, kopuş sürecini ve Türkiye'nin son yıllardaki dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerini anlattı.
Hakan Şükür konuştu: Kazandığım her şeyi kaybettim, en büyük sorun hukukun zedelenmesi

Eski milli futbolcu ve eski AKP milletvekili Hakan Şükür, gazeteci Yavuz Baydar'a konuştu. Röportajda hem siyasete giriş sürecini hem de daha sonra yaşadığı kırılmaları anlattı.

Yaklaşık 40 dakika süren söyleşide Türkiye'nin son 20 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şükür, hukuk sistemi, demokrasi, başkanlık modeli, medya, ekonomi ve muhalefetin durumu hakkında görüşlerini paylaştı. Şükür, yaşanan süreci kendi siyasi tecrübeleri üzerinden değerlendirirken birçok konuda dikkat çeken iddialarda bulundu.

"2002'de oluşan umut zamanla yerini hayal kırıklığına bıraktı"

Röportajın başlangıcında Türkiye'nin son çeyrek yüzyılına ilişkin genel bir değerlendirme yapılırken, AKP'nin kuruluşundan itibaren yaşanan dönüşüm ele alındı. Hakan Şükür, başlangıçta toplumun farklı kesimlerinde oluşan reform beklentisini hatırlatarak, kendisinin de bu sürece umutla yaklaştığını söyledi.

Şükür, ilk yıllarda Avrupa Birliği reformları, demokratikleşme adımları ve farklı toplumsal kesimlerin sisteme dahil olmasına yönelik olumlu beklentilerin bulunduğunu ifade etti. Ancak zaman içinde bu beklentilerin karşılanmadığını savunarak, yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi farklı bir noktaya taşıdığını öne sürdü.

"Siyasette gördüklerim bakış açımı değiştirdi"

2011 yılında milletvekili seçilmesinin ardından siyasetin iç işleyişini yakından gözlemleme fırsatı bulduğunu belirten Şükür, Meclis'te geçirdiği dönemin kendisinde önemli kırılmalara neden olduğunu söyledi.

Şükür, özellikle dershanelerin kapatılması süreciyle birlikte anayasal ilkelerin zedelendiğini düşündüğünü ifade ederken, bu dönemde yaşadığı bazı olayların siyasetten uzaklaşmasına neden olduğunu dile getirdi. Kendi ifadesine göre, siyaset içinde karşılaştığı uygulamalar, başlangıçta sahip olduğu umutların yerini ciddi soru işaretlerine bıraktı.

Şike süreci ve Meclis yılları

Röportajda uzun yer ayırdığı başlıklardan biri de 2011 yılında başlayan şike soruşturması oldu.

Şükür, milletvekili seçilmesinin hemen ardından başlayan süreçte, futbol geçmişi nedeniyle kendisinden bazı siyasi açıklamalar yapmasının beklendiğini ileri sürdü. Ancak buna karşı çıktığını söyleyen Şükür, bugün yaşanan birçok gelişmenin temelinde o dönemde gördüğü siyasi anlayışın bulunduğunu iddia etti.

Eski futbolcu, o dönemde yaşananların ilerleyen yıllarda oluşacak siyasi yapının habercisi olduğunu düşündüğünü ifade etti.

"Siyaset zamanla bir zenginleşme aracına dönüştü"

Şükür, röportaj boyunca siyasetin zaman içerisinde temel amacından uzaklaştığını savundu.

Kendi gözlemlerine dayanarak, siyasetin kamu hizmetinden çok kişisel çıkarların ön plana çıktığı bir yapıya dönüştüğünü öne süren Şükür, dürüst siyaset yapmanın giderek zorlaştığını söyledi.

Kendisinin milletvekilliği maaşı almadığını belirten Şükür, siyasette farklı bir anlayış benimsemeye çalıştığını ancak zamanla bunun sistem içerisinde karşılık bulmadığını ifade etti.

"En büyük sorun hukuk güvenliğinin kaybolması"

Röportajın önemli bölümlerinden biri hukuk sistemi üzerine yapılan değerlendirmeler oldu.

Şükür, Türkiye'de hukukun bağımsızlığı konusunda ciddi sorunlar yaşandığını ileri sürerken, hukuk güvenliğinin zedelenmesinin yalnızca siyaseti değil ekonomiyi de olumsuz etkilediğini savundu.

Yatırım ortamının sağlıklı işlemesi için öncelikle hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Şükür, hem iktidarın hem de muhalefetin bu konuda yeterli sorumluluk üstlenmediğini iddia etti.

Muhalefete de eleştiri yöneltti

Şükür, röportaj boyunca eleştirilerini yalnızca iktidarla sınırlamadı.

Muhalefetin de birçok konuda etkili bir duruş sergileyemediğini savunan Şükür, mevcut siyasi yapının oluşmasında muhalefetin de sorumluluğu bulunduğunu öne sürdü.

Toplumun gerçek sorunlarının yeterince gündeme taşınmadığını ifade eden Şükür, siyaset kurumunun genel olarak güven kaybettiğini söyledi.

"Futboldan kazandığım her şeyi kaybettim"

Kendi yaşamına da değinen Şükür, 2015 yılında yurt dışına çıktığını, ardından yaşanan gelişmeler nedeniyle Türkiye'deki mal varlığına el konulduğunu ifade etti.

Futbol kariyeri boyunca elde ettiği kazançları Türkiye'ye yatırım olarak değerlendirdiğini söyleyen Şükür, bugün bütün kariyerini geride bırakarak yurt dışında yeni bir hayat kurmaya çalıştığını ifade etti.

Röportajda, üç çocuğuyla birlikte yeni bir yaşam kurma mücadelesi verdiğini anlatan Şükür, yaşadıklarından dolayı pişman olmadığını söyledi.

"Türkiye'nin yeniden hukuk devletine döneceğine inanıyorum"

Röportajın sonunda Türkiye'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şükür, mevcut tablonun kalıcı olmayacağını düşündüğünü belirtti.

Toplumun zaman içerisinde yaşananları daha net göreceğini savunan Şükür, demokratik hukuk devletinin yeniden inşa edilebileceğine inandığını ifade etti.

Normal ve adil seçim koşullarının oluşması halinde siyasi tablonun değişebileceğini dile getiren Şükür, Türkiye'nin yeniden hukuk, demokrasi ve temel haklar eksenine döneceği yönündeki umudunu koruduğunu söyledi.

Röportajın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz!