Herkes herşey devrilir onlar dimdik durur

Yaşatma düşüncesinde olanlar, Allah’ın izniyle
koruma altındadırlar. 1995 senesi sonlarında Atlanta tarafından Türkiye’ye
gelen iki gençle ilgilenmemiz istenmişti. Bu lise öğrencilerinin birisi
Müslüman, arkadaşı da ateist idi. Biz de yanlarına kendi yaşıtlarında iki
öğrenci verdik. Türkiye’mizin pek çok tarihi yerlerini beraber gezmişler ve
güzelliklerini müşahede etmişler. Müslüman olan öğrencinin ismi Ahmed Zâmir
idi. Çok memnun olduğu için bayramlarda bana hep kart gönderiyordu… 1998’de
yolumuz Atlanta’ya düşmüştü. Dönüşte gidip Ahmed Zamiri bulup ziyaret ettim.
“Havaalanına ben götüreyim” dedi. Arabasıyla giderken “Bak ne güzel mühendis
olan baban, diğer doktor arkadaşlarıyla ne kadar güzel bir İslam Merkezi
yaptırmışlar. İçinde Mescidi, sınıfları, salonları hatta düğün ve toplantılar
için çok özel yerleri var. İslamiyete merak
duyup gelenler de oluyordur. Bana ihtida edenlerden güzel hikayeleri
olanlar varsa, anlatsan da, köşemde yazsam” dedim. Dönüp “Babangiller bizleri korumak için bu binayı
yaptılar. Ama bizi de koruyamıyorlar. Halbuki siz öyle değilsiniz. Bizi
gezdiren arkadaşlar, elbette bir misyoner gibi değil ama halleriyle güzel
temsilleriyle bir Hizmet gayretleri vardı. Bir şey demelerine gerek yoktu ama
ben o ruhu hissediyordum. Onun için Allah onları da korur, başkalarına da
vesile kılar. Bizde öyle bir durum söz konusu değil” dedi.
Yaşatma aşkı ve şevkiyle
hareket eden Hizmet erlerinin DİRİLİŞ
ÇAĞRISI’ndan bahsederken M. Fethullah Gülen Hocaefendi, onlarda yaşama
tutkusu, rahat etme arzusu gibi virüslerin bulunmadığını ifade ettikten sonra
diyor ki: “Evet, ba’sü ba’del-mevt
kahramanları, kendilerini DİRİLTMEYE
ADAMIŞ BAHTİYARLARDIR. Onlar,
Allah ve Resulünün çağrısına icabet ettikleri takdirde, Cenab-ı Hakkın da
kendilerine DİRİLİŞ YOLLARINI göstereceğine ve dökülüp yollarda kalmalarına
asla meydan vermeyeceğine YÜREKTEN inanmışlardır.
Bu inançla önce Allah’a tam teveccühte bulunmuş, sonra da çevrelerindeki aç
gönülleri tatmin etmek ve karanlık ruhları aydınlatmak için her zaman bir
buhurdanlık gibi tütüp durma yoluna girmişlerdir. Bu diriliş süvarileri oturur
kalkar YAŞATMA ZEVKİYLE soluklanır ve mefkûrelerini ifade adına
hiçbir fedakârlıktan geri kalmazlar. Gerekirse, diriltmek için ölür, güldürmek
için ağlar, dinlendirmek için hamarat gibi çalışır ve çevresindekileri
ebediyete UYARMA yolunda dur-durak
bilmeden hep koşarlar. Bunu yaparken de, ne yaldızlı takdirlere ne de insafsız
tenkitlere önem verirler. Hayır, onlar iltifat gördüklerinde
vicdanlarının en derin yerinden kopan bir ESTAĞFİRULLAH ile mukabelede bulunur; tenkitleri de EYVALLAH’lar ile karşılar, NEFİS
MUHASEBESİNE vesile kılar ve yollarına
devam ederler.”
Kastamonu Lâhikasında
“Ümmetimden bir tâife, Kıyamet kopuncaya
kadar Zâhirâne Gâlibane hak üzere devam
eder giderler.” hadis-i şerifini Üstad Hazretleri geniş geniş izah ediyor. Yani
bu HİZMET Kıyamete ayarlı bir hak davasıdır. “Mîadını dolduranlar karbonlaşmış
birer ağaç gibi kütür kütür devrilirler. Fakat DİRİLİŞ ERLERİ İLÂHİ ÇAĞRIYA
İCABET ETTİKLERİ SÜRECE, ALLAH’IN İZNİYLE asla yıkılıp gitmezler.
Kıyamete kadar dört bir yana koşmaya ve herkese kâse kâse DİRİLİŞ ŞERBETİ
sunmaya devam ederler.” (Diriliş
Çağrısı ve Yaşatma
Mefkûresi)
İnşaallah, hiçbir
beklentiye girmeden bir IRGAT gibi kendisini Hizmet’e adayanlar, İlâhî
marifete, İlahî muhabbete ulaşacak ve lezzet-i ruhaniyeyi iliklerine hissederek
dünya-âhiret saadetini yaşayacaklardır.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ORHAN KESKİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

TÜRKMEN TERZİ

ABDULLAH AYMAZ

Yatırım altın ve konuttan, faiz ve borsaya kayıyor

Adalet Bakanı'nın tapu kayıtlarını sorgulayan müdü...

Muhittin Böcek birşeye mi zorlanıyor? Akın Gürlek,...

Dogalgaz ve Elektiriğe Nisan ayında zam yolda mı?

ABD paraşütçü birliklerin Ortadoğu'ya doğru yola ç...




