Hi Jolly’nin İkinci Hayatı

⏱ Okuma Süresi 6 dk•Yayınlanma Salı, Ekim 27 2026
Paylaş
X Post
Hi Jolly’nin İkinci Hayatı


Bir önceki yazımızda bahsettigimiz üzere; Deve projesi sona erdiğinde Hacı Ali (Hi Jolly) memleketine dönmedi. Amerika'da kalmayı tercih etti. Bir süre özel olarak deve taşımacılığı yapmayı denedi, ancak bu girişim başarılı olmadı. Daha sonra maden arayıcılığı, yük taşımacılığı, kuryelik ve askerî rehberlik gibi işlerde çalıştı.

1880 yılında Amerikan vatandaşlığına kabul edildi. Tucson'da Gertrudis Serna adlı bir kadınla evlendi ve çocukları oldu. 1885 yılında General George Crook'un Geronimo'ya karşı yürüttüğü askerî harekât sırasında yeniden ordu hizmetinde bulundu. Ancak bu defa develerle değil, katırlarla çalışıyordu.

Hayatının son yıllarında ailesinden ayrı yaşadığı ve ekonomik sıkıntılar çektiği anlaşılıyor. Sonunda Arizona çölündeki küçük Quartzsite yerleşimine çekildi. 16 Aralık 1902 tarihinde, yaklaşık 74 yaşındayken burada hayatını kaybetti.

Son Devenin Efsanesi

Hacı Ali'nin ölümüyle ilgili halk arasında anlatılan oldukça dokunaklı bir hikâye vardır. Efsaneye göre yaşlı Hacı Ali, bir gün Quartzsite'taki bir salonda otururken çölde deve görüldüğünü duyar. Yıllardır görmediği eski dostlarından birinin hâlâ hayatta olabileceğini düşünerek onu aramaya çıkar. Ancak çölde büyük bir fırtınaya yakalanır. Arama ekipleri Hacı Ali'yi bulduklarında, onun ölmüş bir devenin yanında yattığını, kolunu hayvanın boynuna dolamış olduğunu görürler. Sanki yıllar önce birlikte başladıkları yolculuğu son kez beraber tamamlamışlardır.

Ne var ki bu romantik hikâyenin tarihi bir dayanağı bulunmuyor. Güvenilir yerel tarih kayıtları, Hacı Ali'nin hastalanarak Quartzsite'ta öldüğünü gösteriyor. Tarih başka, efsane başkadır. Fakat bazen efsaneler, bir insanın toplumun hafızasında bıraktığı izin büyüklüğünü anlatır.

Arizona Çölünde Bir Deve Anıtı

Hacı Ali'nin ölümünden 33 yıl sonra, 1935 yılında mezarı üzerine ilginç bir anıt inşa edildi. Yerel taşlar, kuvars ve taşlaşmış ağaç parçaları kullanılarak küçük bir piramit yapıldı. Piramit şeklindeki mezar anıtının tepesine ise demirden bir deve heykeli yerleştirildi. Anıtın yapımında Arizona karayolları çalışanı James L. Edwards önemli rol oynadı.

Mezar taşında, Amerikan hükümetine otuz yılı aşkın süre hizmet etmiş deveci, yük taşıyıcısı ve izci Hacı Ali'nin hatırası yaşatılıyor. Anıtla ilgili anlatılan ilginç ayrıntılardan biri de Amerikan ordusunun deve denemelerinden geriye kalan son hayvanlardan Topsy'nin küllerinin burada muhafaza edildiğine ilişkin tarihi rivayettir. 2011 yılında Hi Jolly Anıtı, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ulusal Tarihi Yerler Sicili'ne (National Register of Historic Places) alındı. Bugün Arizona'nın Quartzsite kasabasını ziyaret edenler bu küçük piramidi ve üzerinde nöbet tutarcasına duran demir deveyi hâlâ görebiliyor.

İki Dünya Arasında Bir İnsan

Hacı Ali'nin hikâyesi yalnızca ilginç bir askerî deneyin veya Amerika'daki ilk develerin hikâyesi değildir. Aynı zamanda göçün, kültürlerin karşılaşmasının ve tarihin beklenmedik yollarının hikâyesidir.

Osmanlı coğrafyasında dünyaya gelen, Müslüman olup Hacı unvanını taşıyan bir adamın, kaderin garip bir tecellisiyle Amerika'nın Vahşi Batı tarihinin unutulmaz karakterlerinden birine dönüşmesi...

Bir düşünün: Kovboyların, Kızılderili savaşlarının, altın arayıcılarının ve uçsuz bucaksız çöllerin anlatıldığı Amerikan tarihinde bir Osmanlı devecisinin de yeri var. Üstelik onun hatırası, kendisini Amerika'ya davet eden pek çok yüksek rütbeli devlet görevlisinden daha uzun yaşamış.

Hacı Ali ne bir devlet başkanıydı ne bir general ne de büyük bir servetin sahibiydi. O, bildiği işi yapan, yeni bir ülkeye uyum sağlayan, emeğiyle yaşamaya çalışan sıradan bir insandı. Ancak bazen tarihin en unutulmaz izlerini bırakanlar, büyük unvanlar taşıyanlar değil, iki ayrı dünyayı birbirine bağlayan bu mütevazı insanlardır.

Bugün Arizona çölünde, küçük bir kasabanın mezarlığında, demirden bir deve hâlâ Hacı Ali'nin başucunda duruyor. Amerika'nın Vahşi Batısı kovboylarını hiçbir zaman unutmadı. Ama Quartzsite'ta, bir Osmanlı devecisinin hatırası da hâlâ yaşıyor.