Hürmüz'den Sonra Kızıldeniz de Karıştı: Bâbülmendep Boğazı Tamamen Husilerin Kontrolünde

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Cuma, Eylül 11 2026
Paylaş
X Post
Yemen’deki İran destekli Husiler, kıyı boyunca toprakları ele geçirdikten sonra cuma günü Kızıldeniz’deki stratejik bir adayı kontrol altına alarak Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan hayati önemdeki deniz koridorunun kontrolünü tamamen ele geçirdi.
Hürmüz'den Sonra Kızıldeniz de Karıştı: Bâbülmendep Boğazı Tamamen Husilerin Kontrolünde

Bu gelişmenin, İran’ın stratejik Hürmüz Boğazı’nı ablukaya almasından aylar sonra Orta Doğu’daki savaşın uluslararası ticaret üzerindeki etkisini daha da derinleştirmesi bekleniyor. İran yönetimi ise Yemenli müttefiklerinin ilerleyişini memnuniyetle karşıladı.

Yüzlerce kişinin ölümüne yol açan bir haftalık taarruzun ardından Husiler, Kızıldeniz’in ve dolayısıyla Süveyş Kanalı’nın güney kapısı konumundaki Bâbülmendep Boğazı’nın Yemen tarafındaki toprakların kontrolünü ele geçirmiş görünüyor.

Yemen’in Suudi Arabistan destekli hükümetinden yerel bir yetkili yaptığı açıklamada, Husilerin “Bâbülmendep bölgesinin ve Meyyun Adası’nın kontrolünü tamamen ele geçirdiğini” doğrularken, bir görgü tanığı silahlı kişilerin “Bâbülmendep kıyısı boyunca konuşlandığını ve askeri araçlarla devriye gezdiğini” aktardı. Husiler cuma günü ilerleyen saatlerde Bâbülmendep Boğazı’nda kontrolleri altında bulunmayan son iki ada olan Büyük Haniş ve Küçük Haniş adalarını da ele geçirdi.

Dar su yolunun ortasında yer alan adaların ele geçirilmesi, milislerin temmuz ayından bu yana hedef aldıkları Suudi tankerlerine saldırma kabiliyetini artırıyor.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan, İran’ın Hürmüz ablukası Körfez üzerinden yapılan sevkiyatları kestiğinden bu yana Kızıldeniz rotasına bağımlı durumdaydı.

İran Lideri Mücteba Hamaney’in danışmanı Muhammed Muhbir, cuma günü Husileri bu “yankı uyandıran zaferlerinden” dolayı tebrik etti.

Suudi gemileri hariç tüm seyrüsefer “güvenli”

İran destekli grubun hayati önemdeki deniz koridorunun kontrolünü tamamen ele geçirmesinin ardından, Husi askeri sözcüsü yaptığı açıklamada Bâbülmendep Boğazı üzerinden seyrüseferin Suudi Arabistan dışındaki herkes için “güvenli” olduğunu bildirdi. Yahya Seri yaptığı açıklamada, “Zaten yasaklanmış olan Suudi gemileri hariç tüm şirketler için deniz seyrüseferi güvenlidir” ifadelerini kullandı.

BM göç ajansı cuma günü yaptığı açıklamada, Husi taarruzunun 500’den fazla can kaybına yol açtığını ve yaklaşık 46.000 kişiyi yerinden ettiğini bildirdi.

Husiler bu hafta Yemen’in kuzey komşusu Suudi Arabistan’a son yılların en ağır füze ve İHA saldırısını düzenleyerek petrol tesislerini ateşe verdi ve 73 kişiyi yaraladı.

Husiler, Kızıldeniz taarruzundan önce de Yemen’in kuzeyinin büyük bir bölümünü kontrol altında tutuyordu.

Son dönemde Hudeyde ve Taiz vilayetlerinde hükümetin elindeki bölgelere saldıran örgüt, kıyı boyunca güneye doğru ilerleyerek perşembe günü Bâbülmendep’in kuzeyindeki liman kenti Muha’yı ve Zuqar Adası’nı ele geçirdi.

Husi medyası cuma günü iki Suudi hava saldırısının Muha Havalimanı’nı vurduğunu bildirirken, yerel bir yetkili şehrin deniz limanına da menşei belirsiz altı füzenin isabet ettiğini belirtti.

Karşılıklı saldırılar, yüz binlerce Yemenlinin ölümüne yol açan ve dünyanın en kötü insani krizlerinden birini tetikleyen bir savaşı yeniden alevlendirme riski taşıyor. Sana’yı ele geçirip hükümeti sürgüne zorlayan Husiler, 2015’ten Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda 2022’de sağlanan ateskese kadar Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona karşı savaşmıştı.