Kardeşlerimle aramı açmak mı istiyorsun?

Üstad Bediüzzaman Hazretleri gıybet âyeti üzerine şöyle bir tefsir yapmıştı: “Eyühıbbü ehadüküm en ye’kule lahme ehîhi meyten: Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı?” (Hucûrat Suresi, 49/12)
“İşte bu âyet, altı derece zemmi
(ayıplamayı, kınamayı) zemmeder. Gıybetten altı mertebe şiddetle men edip
engeller. Şu âyet bilfiil gıybet edenlere yönelik olduğu vakit, mânası gelecek
tarzda oluyor. Şöyle ki: Malumdur, âyetin başındaki hemze, sormak (â ya, acaba)
mânasındadır. O sormak mânası, su gibi âyetin bütün kelimelerine girer. Her
kelimede dolaylı bir hüküm var, işte: Birincisi, hemze ile der: “Â yâ, suâl ve
cevap mahallı olan aklınız yok mu ki, bu derece çirkin bir şeyi anlamıyor?”
İkincisi, ‘Yuhibbu’ lâfzıyla der: ‘Â yâ, sevmek ve nefret etmek mahalli olan
kalbiniz bozulmuş mu ki, en nefret verici bir işi sever?’ Üçüncüsü, ‘Ehadüküm’
kelimesiyle der: ‘Cemaatten hayatını alan ictimaî ve medeniyet hayatınız ne
olmuş ki, böyle hayatınızı zehirleyen bir ameli kabul eder? Dördüncüsü, ‘En
ye’küle lahme’ kelâmıyla der, ‘İnsaniyetiniz ne olmuş ki, böyle canavarcasına
arkadaşınızı diş ile parçalamayı yapıyorsunuz?’
‘Beşincisi, ‘Ehîhi’ kelimesiyle
der: ‘Hiç rikkat-i cinsiyeniz (insan olmaktan doğan şefkat, acıma duygumuz),
hiç sıla-yı rahminiz (yakınları ziyaret etme, ihtiyaçlarını gözetme) yok mu ki,
böyle çok cihetlerle kardeşiniz olan bir mazlumun şahs-ı mânevîsini insafsızca
dişliyorsunuz? Ve hiç aklınız yok mu ki, kendi âzânızı kendi dişinizle divane
gibi ısırıyorsunuz?’ Altıncısı, ‘meyten’ kelâmıyla der: ‘Vicdanınız nerede?
Fıtratınız bozulmuş mu ki, en muhterem bir halde bir kardeşinize karşı, etini
yemek gibi en iğrenç ve tiksindirici bir işi yapıyorsunuz?’ Demek şu âyetin
ifadesiyle ve kelimelerin ayrı ayrı delâletiyle zem ve gıybet, aklen ve kalben
ve insaniyeten, vicdanen, fıtraten ve milliyeten kötülük ve ayıplanan bir
şeydir.”
Bunları anlatan Bediüzzaman
Hazretleri, bu gerçekleri bütün incelik ve derinliğiyle bizzat yaşıyordu…
Meselâ herhangi bir İslamî gruptan, Üstad’a, Risale-i Nur’a ve talebelerine
dair aleyhte konuşuyorlar şeklinde bir gıybet duyunca derhal celallenir, onu
anlatanı “Sen bizim aramıza sokulmuş bir casus musun? Sen benim, kardeşlerimle
aramızı açmak mı istiyorsun? Sen araya nifak sokmaya çalışan bir hâin misin?”
diye haşlardı. Buna şahit olanların, bir daha gıybet etmesi, dedikoduda
bulunması mümkün olmuyordu.
Ayrıca Üstad, diğer İslâmî
grupların itibarını hep korumaya çalışırdı. Süleyman Tunahan Hazretleri’nin
hapse atıldığını sorunca Menderes’in milletvekilleri ziyaretine geldiğinde
Üstad onlara “Ne oluyor? Senelerdir Kur’an’a hizmet eden kardeşim Süleyman Efendi
hapse atılıyor? Menderes’e söyleyin… Kardeşimi hapisten çıkarmak için elinden
geleni yapsın!” meâlinde sözler söyledi.
M. Fethullah Gülen Hocaefendi de
aynı Üstad Hazretleri gibi İslâmî cemaatlere karşı aynı hassasiyeti gösterirdi.
Süleyman Efendi Hazretlerinin cemaatine dair, kötü niyetlilerin bazı kumpas
faaliyetlerini öğrenince hemen haber gönderir, dikkatli olmalarını sağlardı.
Benzer bir meseleyi başka bir cemaatin başındaki zata da ulaştırmıştı ki, o
kişi teşekkür edeceğine bundan rahatsız olmuştu. Halbuki Kemal Kaçar Hocaefendi
teşekkür etmiş ve “İşte İslamî kardeşlik böyle olur” diye takdir etmişti…
Bizlere de “Başka cemaatlerden
asla adam çalmaya çalışmayın, onları oradan koparmaya gayret etmeyin!” diye
uyarıda bulunurdu. Çünkü onlar nasıl olsa, İslamî bir cemaat, doğru bir yol
bulmuşlar. Ayrıca böyle oradan buradan adam kapmak, düşmanlığa da sebep olur.
Aramıza fitne ve fesatların girmesine de vesile teşkil eder.
Üstad Hazretlerinin ve
Hocaefendinin bu rehberlikleri 1983 Kasımından 1987 Kasımına kadar dört sene
kaldığım Konya’da çok işime yaradı. Elhamdülillah çok büyük faydalarını Hizmet
adına gördüm.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN

HARUN TOKAK

ŞERİF ALİ TEKALAN

Suriye ordusu ilerliyor: Şam kritik enerji sahalar...

Suriye'de ateşkes sağlandı: İşte dikkat çeken deta...

Trump, İran'a askeri müdahaleden son anda vazgeçmi...

‘Erdoğan’ın mektup arkadaşı’ da yasa dışı bahisten...

Şam ve SDG anlaştı: Mazlum Abdi'den ilk açıklama







