Kültürel Kimliklerimiz, Evrensel Aidiyetlerimiz
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Salı, Ocak 21 2025
Paylaş
X Post
Ertuğrul İncekul'un yeni yazısı 'Kültürel Kimliklerimiz, Evrensel Aidiyetlerimiz' başlığıyla Samanyoluhaber.com'daki köşesinde yayınlandı.
Arapçada 'kimlik' kavramı, meyveleriyle birlikte tüm ağacı ifade eden bir çekirdeğe benzetilerek bir şeyin özü ve hakikati anlamında kullanılmıştır. İnsanın kimliği ya da başka bir deyişle kültür yahut medeniyet, bunun özü ve hakikatidir.
İnsanı, yani kendimizi tanımak, bilmek; zayıflıklarımızı, sonsuz ihtiyaçlarımızı, arzularımızı ve hırslarımızı fark etmek, aslında gücü ve saltanatı sonsuz olan Rabbimizi tanımaya yöneliştir. Her an, insana ve varlığa tecelli edenden bihaber yaşamak, asıl körlük ve cehalet değil de nedir?
Kimlik gelişimi, ana rahminde başlar. Annenin dinlediği müzikler, yedikleri, içtikleri, okudukları, izledikleri, çevresi; kısaca annenin yaşadıkları, çocuğun karakter gelişimine tesir eder. Hayata geldikten sonra kimliklerimizi, içinde bulunduğumuz aile başta olmak üzere, okul, akrabalar, arkadaşlar, yani çevremizin etkisiyle geliştiririz. Kimliklerimizi bu etkenlerin tesiri altında inşa ederiz. İnsan, dil, düşünce, tarih ve toplum, kimliklerimize şekil verir.
Pek çok kimliğimiz vardır. Nefsimize bakan kimliğimizde, sadece bizim bildiğimiz bir benimiz bulunur. En yakınımız bile bu kimliğimizi tam anlamıyla bilemez. İçimizde zaman zaman uçurumlar, cehennemler kaynar, zebanilere rahmet okutturur. Zaman zaman da bahar esintileri ve meleklerle atbaşı bir ben yaşar içimizde. Çoğumuz iç fotoğrafımızı çekemeyiz, tanımlayamayız. Faust ve Mefisto içimizde hep savaşıp dururlar.
Peygamberimizin enfes tanımlamasıyla, bir savaştan dönerken arkadaşlarına söylediği şu sözler, insana dair birçok sır verir:
“Şimdi asıl büyük savaşa, kendimizle, nefislerimizle mücadeleye dönüyoruz.”
Kimlik Maskelerimiz
Eşimize, çocuklarımıza, anne-babamıza ve akrabalarımıza takındığımız bir karakter, bir kimlik maskemiz vardır. Her biri bizim farklı yönlerimizi, yüzlerimizi iyi tanır. Bizi tanımlarken şefkat, öfke, yardımseverlik, mülayemet, kırıcı olm
İnsanı, yani kendimizi tanımak, bilmek; zayıflıklarımızı, sonsuz ihtiyaçlarımızı, arzularımızı ve hırslarımızı fark etmek, aslında gücü ve saltanatı sonsuz olan Rabbimizi tanımaya yöneliştir. Her an, insana ve varlığa tecelli edenden bihaber yaşamak, asıl körlük ve cehalet değil de nedir?
Kimlik gelişimi, ana rahminde başlar. Annenin dinlediği müzikler, yedikleri, içtikleri, okudukları, izledikleri, çevresi; kısaca annenin yaşadıkları, çocuğun karakter gelişimine tesir eder. Hayata geldikten sonra kimliklerimizi, içinde bulunduğumuz aile başta olmak üzere, okul, akrabalar, arkadaşlar, yani çevremizin etkisiyle geliştiririz. Kimliklerimizi bu etkenlerin tesiri altında inşa ederiz. İnsan, dil, düşünce, tarih ve toplum, kimliklerimize şekil verir.
Pek çok kimliğimiz vardır. Nefsimize bakan kimliğimizde, sadece bizim bildiğimiz bir benimiz bulunur. En yakınımız bile bu kimliğimizi tam anlamıyla bilemez. İçimizde zaman zaman uçurumlar, cehennemler kaynar, zebanilere rahmet okutturur. Zaman zaman da bahar esintileri ve meleklerle atbaşı bir ben yaşar içimizde. Çoğumuz iç fotoğrafımızı çekemeyiz, tanımlayamayız. Faust ve Mefisto içimizde hep savaşıp dururlar.
Peygamberimizin enfes tanımlamasıyla, bir savaştan dönerken arkadaşlarına söylediği şu sözler, insana dair birçok sır verir:
“Şimdi asıl büyük savaşa, kendimizle, nefislerimizle mücadeleye dönüyoruz.”
Kimlik Maskelerimiz
Eşimize, çocuklarımıza, anne-babamıza ve akrabalarımıza takındığımız bir karakter, bir kimlik maskemiz vardır. Her biri bizim farklı yönlerimizi, yüzlerimizi iyi tanır. Bizi tanımlarken şefkat, öfke, yardımseverlik, mülayemet, kırıcı olm
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Piyasalar neyi fiyatlıyor? ABD borsaları yükselişe geçti; savaşın sona ereceği beklentisi hakim2.IMF'den Türkiye'ye şok!3.Gülistan Doku cinayetinde yeni gelişme: Çorap söküğü gibi ortaya çıkıyor4.Şanlıurfa eğitimciler lise saldırı sonrası iş bırakma kararı aldı5.Trump'tan İran ile görüşme sinyali!

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

ŞERİF ALİ TEKALAN
ESRA BÜYÜKCOMBAK













