MHP'le Semih Yalçın Bülent Arınç'a sert çıkarken 'soykırım'ı savundu!

Bülent Arınç, önceki gün katıldığı bir programda KHK’lıların sorunlarını gündeme getirerek, “Apo için statü peşine koşunlar önce bu sorunu çözsün.” ifadelerini kullanmıştı. ‘Kurucu önder’ olarak tanımladığı Abdullah Öcalan’a statü’ peşinde koşan kişi Devlet Bahçeli olduğu için söz konusu açıklama MHP’liler tarafından tepkiyle karşılandı…
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, AKP kurucularından ve eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ı sert sözlerle eleştirdi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Arınç’ın geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz sonrasında KHK ile işten atılanlara dair yaptığı açıklamalara göndermede bulunan Yalçın “Peki, kimler Bülent Arınç’ın avukatlığına soyunduğu bu KHK’lılar? Terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler!” dedi.
Semih Yalçın’ın açıklamalarından kayda değer bölümler şöyle: Siyaset fosili Bülent Arınç; kendisini unutturmamak, politika müzesinin teşhir salonunda bulunmak için elinden geleni yapıyor. (…) Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor. Kim bilir, belki de bazı hamlelerin yerini yapıyor. Peki, kimler Bülent Arınç’ın avukatlığına soyunduğu bu KHK’lılar? Terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler. Fazla söze ne hacet!”
Semih Yalçın’ın AİHM’nin kararından haberi yok mu?
AİHM Büyük Dairesi daha 5 Mayıs 2026’da, yani geçtiğimiz hafta açıkladığı ‘Şaban Yasak’ karakında ‘irtibat/iltisak’ kavramlarıyla insanların ‘terörden’ mahkum edilemeyeceğini hükme bağlamış ve Türkiye’yi mahkum etmişti ama Semih Yalçın sanki AİHM hiç böyle bir karar vermemiş gibi hâlâ ‘irtibat/iltisak’ diyor… AİHM’nin en yüksek karar mercii olan Büyük Daire, Türk yargısının sanığın suç işleme kastını bireysel olarak ispat etmeden mahkûmiyet kurduğunu saptayarak Sözleşme’nin 7. maddesini —”kanunsuz ceza olmaz” ilkesini— ihlal ettiğine hükmetti. Yasak’a atfedilen tüm faaliyetlerin eğitim alanıyla sınırlı olduğunu, darbe girişiminden çok önce 2014’te sona erdiğini ve yerel mahkemelerin bu bağlamı hiç değerlendirmediğini tespit eden AİHM, yasal faaliyetlerin tek başına terör suçunun kanıtı sayılamayacağını vurguladı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

HÜSEYİN ODABAŞI

KADİR GÜRCAN

CUMA KARAMAN
ESRA BÜYÜKCOMBAK

Küresel piyasalarda savaş dönemi rallisi: En değer...

Sır gibi saklanıyordu: UFO belgeleri açıklandı, si...

'Casus' itiraf etti, 15 Temmuz sonrası Fuat Oktay’...

Eski Tuğgeneral Sönmezateş: 'Komutanlarımız bizi b...

AKP'ye geçeceği iddia ediliyordu kesin ihraç taleb...





