New York kasalarındaki sır: Almanya'nın altınları neden okyanus ötesinde?

Okuma Süresi 19 dkYayınlanma Pazar, Şubat 15 2026
Paylaş
X Post
Almanya'nın ABD'de 160 milyar euroluk külçe altını bulunuyor. Alman kamuoyu da Trump nedeniyle bu altınların geti getirilmesini tartışıyor. Peki Almanya'nın neden bu kadar çok altını başka bir ülkede?
New York kasalarındaki sır: Almanya'nın altınları neden okyanus ötesinde?

Almanya’nın tonlarca altın rezervi ABD Merkez Bankası Fed’in (Federal Rezerv) New York binasındaki kasalarında saklanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’ya yönelik tehditleri sebebiyle ise Alman kamuoyu bir süredir bu servetin Trump yönetimi altında güvende olup olmadığını tartışıyor. Kimileri bu külçe altınların Almanya’ya geri getirilmesini istiyor, kimileri de bunun risk oluşturmadığını düşünüyor.

Peki Almanya’nın külçe altınları neden ABD’de? Bu ülke ekonomisi açısından risk oluşturmuyor mu? Almanya’nın ABD’de bulunan külçe altınlarına ilişkin merak edilenleri derledik.

Almanya’nın altın rezervleri kime ait?

Altın rezervleri, Almanya Merkez Bankası (Deutsche Bundesbank) mülkiyetinde ve paranın değer istikrarını korumaya hizmet etmesi amaçlanıyor. Her ne kadar birçok siyasetçinin talep ettiği gibi Alman Federal Meclisi “rezervlerin geleceği ve bunların güvence altına alınması” konusunda müzakerelerde bulunabilse de rezervlerin depolanmasına ilişkin nihai karar Alman Merkez Bankası’na ait.

Alman altınları nerede saklanıyor?

Yaklaşık 6 bin tonluk kapasitesiyle ABD Merkez Bankası Fed’in kasaları, dünyada devletlerin altın rezervleri için kullandığı en büyük depolama tesisi. Almanya Merkez Bankası verilerine göre Almanya’nın toplam 3 bin 350 ton altın rezervi bulunuyor. Bu rezervin ABD’de bulunan bin 236 tonu yaklaşık 160 milyar euro değerinde. Bu miktar Almanya’nın toplam altın rezervinin yüzde 37’sine tekabül ediyor. Almanya’nın külçe altınlarının yüzde 13’ü İngiltere Merkez Bankası’nda (Bank of England), kalan yüzde 50’si de Frankfurt’taki Alman Merkez Bankası kasalarında tutuluyor.

Neden bu kadar çok altın ABD’de tutuluyor?

Bu stoklar, İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünya ticaretini ve piyasasını istikrara kavuşturma amacıyla Temmuz 1944’te ABD’nin New Hampshire eyaletindeki Bretton Woods beldesinde yapılan aynı adlı anlaşmaya dayanıyor. ABD Doları altınla dönüştürülebilir tek para birimi olarak belirlenirken diğer para birimlerinin de dolara endekslenmesi, yani ABD dolarına karşı sabit bir takas oranına sahip olmasını öngörülüyordu. Almanya sisteme 1952 yılında katıldı. Savaşın ardından 1950 ve 1960’lı yıllardaki “ekonomik kalkınma mucizesi” döneminde, Alman ihracat fazlalarından elde edilen dolarlar altına dönüştürülürken bu altınlar kolaylık ve maliyet tasarrufu amacıyla yerinde, yani ABD’de depolandı. Ayrıca Soğuk Savaş döneminde zamanın güvenlik politikaları da orada kalmasında rol oynadı. Altının eski Sovyetler Birliği’nden uzak bir yerde saklanması da amaçlandı.

Yurt dışında altın tutmak riskli mi?

Yurt dışında altın depolama işlemi belirli riskleri de barındırabiliyor. Acil bir durumda bunun dezavantaları olabileceği ve sadece kendi kasanızdaki altına erişebileceğinizin en somut örneği Venezuela. İngiltere Merkez Bankası, 2018 yılında Nicolas Maduro rejimine yönelik finansal yaptırımları gerekçe göstererek Caracas hükümetinin Londra’daki altınlarına erişimini engellemişti. Ayrıca banka için Venezuela konusunda talimat yetkisinin kimde olduğu da belirsizdi. İngiltere hükümeti 2019 başında ABD ve AB’nin bir kısmıyla paralel olarak Venezuela muhalefet lideri Juan Guaidó’yu “geçici başkan” olarak kabul etmiş ve Maduro’nun tanınmasını geri çekmişti.

ABD’deki Alman altınları tehlikede mi?

Uzmanlar bu soruda bölünmüş durumda. Yatırım şirketi Acatis’ten Stratejist Stefan Riße, Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada Trump’ın “Savunmaya az yatırım yaptınız, bizde açık bir faturanız var ve şimdi bunu tahsil ediyoruz” demesinin muhtemel olduğunu savunuyor. Leibniz Avrupa Ekonomi Araştırmaları Merkezi (ZEW) Başkanı Achim Wambach da ABD’nin artık AB için güvenilir bir ortak olmadığını ve bu bağımlılığın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Buna karşın, Almanya Merkez Bankası Yönetim Kurulu eski üyesi Johannes Beermann, ABD’nin Alman altınlarının mülkiyet hakkına el koyması durumunda New York’un güvenilir bir altın ticaret merkezi olma vasfını sonsuza dek kaybedeceğini belirterek tehlike uyarılarını abartılı buluyor. Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel da Frankfurter Allgemeine (FAZ) gazetesine verdiği mülakatta, altınların Fed kasalarında güvende olduğundan şüphe duymadığını ve bunların “özel koruma statüsündeki” döviz rezervleri olduğunu tekrarladı.

Daha önce geri getirme işlemi yapıldı mı?

Evet. 2008 küresel finans krizi ve 2010 euro krizi tetikleyici oldu. 2013-2017 yılları arasında Alman Merkez Bankası ABD’den yaklaşık 300 ton, Fransa’dan ise 374 ton altını Frankfurt’a nakletti.

Başka ülkeler de rezervlerini ABD’den çekti mi?

Evet. Hollanda Merkez Bankası, kriz anında altına hızla erişebilmek amacıyla 2014 yılında 122 ton altını New York’tan çekti. Avusturya ve Belçika depolama stratejilerini gözden geçirirken Macaristan ve Polonya 2018’den itibaren kendi stoklarını artırarak rezervlerini ülkelerine geri taşıdı.

Altın rezervleri bütçe açıklarını kapatmak için kullanılabilir mi?

Hukuki engeller yüksek olsa da bu eğilim dünya genelinde ivme kazanıyor. Rusya’nın, Ukrayna işgalinden bu yana bütçeyi finanse etmek için Ulusal Refah Fonu’ndaki (NWF) altın varlıklarını 405,7 tondan 173,1 tona düşürdüğü bildiriliyor. Goldreporter verilerine göre Türkiye, Özbekistan ve Kazakistan da likidite ihtiyacı için düzenli olarak altın rezervlerini kullanıyor. İtalya’da ise iktidardaki İtalya’nın Kardeşleri (Fratelli d’Italia) partisi, rezervlerin “kamu malı” ilan edilmesini savunuyor. Uzmanlar, bu tür tanımlamaların gelecekteki hükümetlerin borç ödemek için altına siyasi müdahale yapmasına yol açabileceğini ve bunun uluslararası yatırımcı güvenini sarsabileceğini belirtiyor.