Nizamettin Kabaiş: Akın Gürlek söylediklerinden dörtte birini bile yerine getirmedi

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Pazar, Eylül 27 2026
Paylaş
X Post
Rojin Kabaiş’in bedeninde tespit edilen iki ayrı erkeğe ait DNA’nın kime ait olduğu henüz belirlenemezken, soruşturma kapsamında bugüne kadar aralarında üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 413 kişiden DNA örneği alındı.
Nizamettin Kabaiş: Akın Gürlek söylediklerinden dörtte birini bile yerine getirmedi

Van’da iki yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, soruşturmada birçok sorunun hâlâ yanıtsız kaldığını söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kendilerine baz sinyallerinin incelenmesi, DNA taramasının genişletilmesi ve üniversitedeki kamera kayıtlarının araştırılması için heyet gönderileceği yönünde söz verdiğini belirten Kabaiş, "Söylediklerinden dörtte birini bile yerine getirmedi. Sorularımızın cevapları hâlâ gelmedi" dedi.

Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün üzerinden iki yıl geçerken, soruşturmada yanıt bekleyen başlıklar gündemdeki yerini koruyor. Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi’nin 10 Ekim 2025’te dosyaya giren raporunda Kabaiş’in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA bulunduğu belirtilmişti.

Cenazenin olay yerinden Adli Tıp Kurumu Van Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’ne nakli sırasında temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişiler de dahil olmak üzere, aralarında üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinin bulunduğu 413 kişiden DNA örneği alındı. Ancak söz konusu DNA örneklerinin kime ait olduğu henüz belirlenemedi.

"Sorduğumuz sorular yanıtsız kalıyor"

Baba Nizamettin Kabaiş, soruşturmanın başından bu yana defalarca Van ve Ankara’ya gittiklerini, savcılık ve yetkililerle görüştüklerini söyledi.

Kamera kayıtları, baz istasyonu verileri ve olay günü bölgede bulunduğu ileri sürülen kişilerle ilgili sorularına yanıt alamadıklarını belirten Kabaiş, şöyle konuştu:

"4 defa Ankara’ya gittik, bakanların yanına gittik, tüm partilere uğradık. ‘Bu dosyaya sahip çıkın’ dedik. 25-30 defa Van’a gittim. Avukatlarımla savcının yanına gidiyorum. Olan şeyleri savcıya soruyorum. Niye Molla Kasım’ın oradaki kameralara bakılmadı? Bu noktalar çok önemli. Ama ortada içimizi rahatlatacak hiçbir samimiyet yok. Soru soruyoruz, cevapsız kalıyor. ‘Araştıracağız’ diyorlar ama bize cevap vermiyorlar."

Kabaiş, gerçeğin ortaya çıkarılması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, "Ne olursa olsun gerçeğin peşini bırakmayacağız" dedi.

"Van’a büyük bir heyet gönderileceği söylenmişti"

MA'da yer alan habere göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yaptıkları görüşmeyi de anlatan Kabaiş, kendilerine baz istasyonu verilerinin incelenmesi, DNA taramasının genişletilmesi ve üniversitedeki kamera kayıtlarının araştırılması konusunda sözler verildiğini söyledi.

Kabaiş, şunları kaydetti:

"Cihaz göndereceğim, ekip göndereceğim, baz sinyalini bulacaklar. Kimin telefonu sinyal veriyor, olay çözülecek, dedi. İkinci olarak 2 bin 500 DNA’ya bakılacağını ve Rojin’in bedenindeki DNA’nın kime ait olduğunun tespit edileceğini söyledi. Üçüncü olarak, ‘Büyük bir heyet göndereceğim. Üniversitenin bütün kameralarına bakacaklar, nerelerde görüntüler silinmiş, kim görevini kötüye kullanmış aydınlanacak’ dedi."

Kabaiş, bu çalışmaların büyük bölümünün hayata geçirilmediğini savunarak, "Söylediklerinden dörtte birini bile yerine getirmedi. Sorularımızın cevapları hâlâ gelmedi. Bu dosyanın aydınlanması için sorularımızın cevaplarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Rojin’in telefonu Mersin’de inceleniyor

Rojin Kabaiş’in açılamayan telefonuna ilişkin de bilgi veren baba Kabaiş, cihazın daha önce yurt dışına gönderildiğini ancak sonuç alınamadığını söyledi.

Telefonun son olarak Mersin’de bir şirkete gönderildiğini belirten Kabaiş, aynı model başka bir telefon üzerinde deneme yapılacağını, veriler silinmeden cihazın açılabildiğinin görülmesi halinde aynı yöntemin kızının telefonunda da kullanılmasını beklediklerini ifade etti.

"İki yıldır dosyada ilerleme yok"

Soruşturmanın başlangıcından bu yana kimsenin gözaltına alınmamasını eleştiren Kabaiş, yurt ve üniversite görevlileriyle olay günü bölgede bulunduğu öne sürülen bazı kişilerin daha ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini savundu.

Dosyanın "intihar" denilerek kapatılmasına mücadeleleri sayesinde izin vermediklerini söyleyen Kabaiş, "Bir can gitti, bir aileyi yok ettiler. ‘Kızımıza ne olmuş?’ diyoruz, cevap alamıyoruz. Dosya iki senedir karanlıkta" dedi.

Kabaiş, soruşturmanın ne kadar sürerse sürsün mücadeleye devam edeceğini belirterek, "20 yıl da sürse Rojin’imin hakkını bırakmayacağım. Gerçek ortaya çıkana kadar mücadele edeceğim" ifadelerini kullandı.