Özgenç’ten Erdoğan’a çerçeve yasa mektubu: ‘Bu haliyle kanunlaşırsa kaos ortamına sürükleneceğiz’

Mevcut Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) mimarlarından Prof. Dr. İzzet Özgenç, AKP tarafından Meclis’e sunulan çerçeve yasayla ilgili eleştirilerini ve çekincelerini X hesabından yayınladığı mektupla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bildirdi.
Çerçeve yasanın pek çok sorun içerdiğini savunan Özgenç, “Söz konusu Teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde, uygulamada içinden çıkılamaz bir kaos ortamına sürüklenmiş olacağız!” yorumunda bulundu.
Özgenç, teklifteki Abdullah Öcalan’la ilgili herhangi bir hüküm olmamasını da eleştirerek, “Teklifte, Abdullah Öcalan ile ilgili mahkumiyet hükmü örtülü bir şekilde istisna kılınmıştır. Bu istisnanın oluşturulmasında hukuk tekniği bakımından bir çelişkiye düşülmüştür. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu 1 Haziran 2005 tarihinden günümüze kadar işleyenler Teklif hükümlerinden yararlanabilecek iken, aynı suçu bu tarihten önce işleyenlerin yararlandırılmaması, kanun tekniği bakımından sorunludur” dedi.
İzzet Özgenç’in mektubunun tam hali şöyle:
“SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA MEKTUP
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 5.8.2026 tarihli ve 2/3793 Esas sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne göre; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığını, millî birliğimizi ve ülke bütünlüğünü hedef alan ayrılıkçı terör örgütü PKK’nin kontrolü altında bulunan her nevi silah ve mühimmatın teslimine ve fiili varlığına son vermesine bağlı olarak,
a) söz konusu terör örgütünün kurucusu veya yöneticisi olmaktan,
b) bu örgüte üye olmaktan,
c) bu örgüte yardım etmekten,
ç) bu örgütün propagandasını yapmaktan,
d) kasten öldürme suçu hariç, bu örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlemekten,
dolayı hakkında,
1) cezaya hükmedilmiş olan kişilerin cezalarının infazının muayyen bir süre ertelenmesi,
2) soruşturma veya kovuşturma yapılan kişilerle ilgili soruşturma veya kovuşturmanın muayyen bir süre ertelenmesi, kararı verilecektir.
‘KOŞULLU ÖZEL AF MAHİYETİ TAŞIYOR’
Teklifin hükümlülerle ilgili düzenlemeleri (m. 6), bir koşullu özel af mahiyeti taşımaktadır.
Bu düzenlemelere göre, mahkumiyet hükümleri hukuki varlığını devam ettireceği için, kapsama giren hükümlüler mahkum oldukları cezaya bağlı olarak denetim süresi zarfından örneğin seçilme veya atama yoluyla herhangi bir kamu görevi üstlenemeyeceklerdir.
Ancak, Teklifle oluşturulması düşünülen Kurulun talebi üzerine “infaz hakimi” (?), PKK mensubu hükümlülerin denetim süresi dolmadan seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebilmelerine karar verebilecektir. Bu suretle özel af uygulaması, kapsama giren bazı hükümlüler bakımından denetim süresi henüz dolmadan genel affa dönüşebilecektir.
Teklifte, Abdullah Öcalan ile ilgili mahkumiyet hükmü örtülü bir şekilde istisna kılınmıştır. Bu istisnanın oluşturulmasında hukuk tekniği bakımından bir çelişkiye düşülmüştür. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu 1 Haziran 2005 tarihinden günümüze kadar işleyenler Teklif hükümlerinden yararlanabilecek iken, aynı suçu bu tarihten önce işleyenlerin yararlandırılmaması, kanun tekniği bakımından sorunludur.
Söz konusu Teklif düzenlemelerine göre; “Kandil”den terör örgütünün faaliyetlerini uzun zamandan beri yönetmeye devam eden kişiler, haklarında soruşturma açılmadan ve herhangi bir hak kısıtlamasına tabi tutulmadan serbest bırakılabilecek, seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebileceklerdir.
‘YÖNETİCİLER SORUŞTURMA İŞLEMİ OLMADAN SERBEST KALABİLECEKLER’
Kasten öldürme suçu Teklif kapsamı dışında tutulmuş olmakla birlikte; Teklif hükümlerine göre, kamu görevlisi – sivil, Türk – Kürt, yaşlı – çocuk ayrımı yapmaksızın savunmasız binlerce insanın katledildiği süreçte örgütü yöneten kişiler, haklarında hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan serbest bırakılabileceklerdir (m. 1, f. 2; m. 3, f. 3).
Keza, Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı şantaj malzemesi olarak kullanılmak üzere çok sayıda kamu görevlisini kaçırarak uzun süre rehin tutma, bu kamu görevlilerine eziyet ve kötü muamelede bulunma gibi suçların işlenmesi süreçlerinde örgütü yöneten teröristler, haklarında hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan serbest bırakılabileceklerdir (m. 1, f. 2; m. 3, f. 3).
Dikkat edilmelidir ki, örgütün yönetimini deruhte eden kişilerin tamamıyla ilgili olarak Türkiye’de henüz soruşturma açılmış değildir.
Teklife göre, terör suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturma işlemine henüz maruz bırakılmamış olan örgüt mensupları hakkında hangi suç sebebiyle olursa olsun soruşturma yapılması, Teklifle oluşturulması amaçlanan idari organın (Kurul’un) iznine tabi tutulmaktadır (m. 3, f. 3).
Örgüt yöneticilerinin, haklarında soruşturma başlatılmış olsa bile, kasten öldürme suçlarının işlenişine herhangi bir şekilde iştirak edip etmedikleri araştırılmadan, bu soruşturmalar Cumhuriyet savcısının kararıyla ertelenebilecektir (m. 3, f. 1). Bu karara karşı itirazı, sulh ceza hakimi inceleyip karara bağlayacaktır (m. 3, f. 2).
‘UYGULANABİLİR YÖNÜ YOK’
Kişilerin ağır surette yaralanmaları ve ömür boyu sakat kalmaları sonucunu doğuran saldırıları gerçekleştiren örgüt mensupları, haklarında soruşturma işlemi yapılmadan tamamen serbest bırakılacaklardır.
Haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılanlarla ilgili olarak verilen erteleme kararı üzerine başlatılan denetim sürecinde bu örgüt mensupları, hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebileceklerdir.
Teklifte, haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılan kişilerin tabi tutulacakları denetim süresi zarfında “soruşturma ve kovuşturma nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması”na yönelik olarak bir hükme yer verilmiştir (m. 7, f. 4, bent a). Bu hükmün hukuk sistemimiz ile bağdaşır ve uygulanabilir hiçbir yönü bulunmamaktadır.
Bu yönleri itibarıyla, söz konusu Kanun teklifi, başta örgüt yöneticileri olmak üzere, haklarında soruşturma ve kovuşturma süreçleri devam eden, henüz kesinleşmemiş mahkumiyet hükümleri verilmiş olan örgüt mensupları bakımından bir şartlı genel af düzenlemesi mahiyeti taşımaktadır.
Söz konusu Kanun Teklifinde PKK’nin kontrolü altındaki malvarlığı değerlerinin akıbetinin ne olacağına dair hiçbir hükme yer verilmemiş olması, dikkat çekicidir. Teklifte, daha önce işlenmiş bir suçun soruşturması sürecinde el konulmuş olan malvarlığı değerlerinin müsadere edileceğine dair hükme yer verilmiş olması (m. 3, f. 1), bu eksikliği ve sorunu gidermemektedir.
‘UYGULAMADA ÖNEMLİ SORUNLAR ORTAYA ÇIKACAK’
Kanun teklifinin kaleme alınmasında hukuki terimler özensiz bir şekilde kullanılmıştır. Bu nedenle, Teklifin kanunlaşması halinde hükümlerinin anlaşılması bağlamında uygulamada önemli sorunlar ortaya çıkacaktır.
Teklifin teknik bakımdan sorunlu diğer düzenlemeleri ile ilgili olarak görüş açıklanmasını bu aşamada zait addetmekteyim.
Teklif, bu yönleri itibarıyla yasama sürecinde düzeltilebilir bir mahiyet taşımamaktadır.
Teklif bekletilerek, özellikle Kürt sorununun çözümüne ve buna bağlı olarak terör örgütünün fiili varlığına son verilmesine, örgüt mensuplarının topluma kazandırılabilmelerine yönelik olarak, uygun görülecek akademik kadronun da katkısı sağlanarak, Hukuk Devleti ilkeleri çerçevesinde yeniden bir çalışma başlatılmasını önermekteyim.
Aksi takdirde, söz konusu Teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde, uygulamada içinden çıkılamaz bir kaos ortamına sürüklenmiş olacağız!”
Prof. Dr. Şirin: Bu, sonuçları itibarıyla bir 'af teklifi'; 360 oyla kabul edilmezse Anayasa'ya aykırı
Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Tolga Şirin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yasa teklifinin sonuçları itibarıyla yani maddî anlamda bir "af teklifi" olduğunu düşündüğüne dikkat çekerek "Bu Kanun teklifi, 360 milletvekilinin oyuyla kabul edilmez ise Anayasa'ya aykırıdır," ifadelerini kullandı.
Şirin ayrıca teklifte "hukuki belirlilik", "yasama yetkisinin devredilemezliği", "yargı organlarına telkin ve tavsiye verme yasağı", "mülkiyet hakkı", "masumiyet karinesi" ve "eşitlik" ilkeleri yönünden de ciddi sorunlar bulunduğunu savundu.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

İran’da esrarengiz buluşma: Pezeşkiyan, karanlık b...

Marine One’da tehlikeli anlar: Trump’ı taşıyan hel...

Rus roketleri Ukrayna’da büyük yıkımlara neden old...

New Delhi’den net mesaj: 'Rus Su-57 gündemimizde d...

Trabzonspor, Mohamed Salah'ın kazanacağı ücreti ve...







