PISA 2025 Tartışması Büyüyor: Eğitimde Devrim Mi, Yoksa İllüzyon Mu?

Türkiye’nin PISA 2025 sonuçlarında OECD ortalamasının üzerine çıkması ve eğitim performansını en hızlı artıran ülkeler arasında gösterilmesi, eğitim sistemindeki sorunların gerçekten aşılıp aşılmadığı tartışmasını beraberinde getirdi. Karar yazarı İsmet Berkan, 9 Eylül 2026 tarihli “PISA sınavında kimi kandırıyoruz? Kendimizi mi, OECD’yi mi?” başlıklı yazısında, Türkiye’nin son yıllardaki PISA başarısının ülke genelindeki eğitim tablosunu yansıtmadığını savundu.
Berkan, OECD tarafından üç yılda bir gerçekleştirilen PISA’nın 15 yaşındaki öğrencilerin fen bilimleri, matematik ve okuduğunu anlama becerilerini ölçtüğünü hatırlattı. Türkiye’nin 2003’ten bu yana katıldığı sınavda uzun yıllar OECD ortalamasının altında kaldığını belirten Berkan, 2018’den itibaren ise sonuçlarda dikkat çekici bir yükseliş yaşandığına işaret etti.
Ancak Berkan’a göre bu yükseliş, Türkiye’de genel bir “eğitim devrimi” yaşandığı anlamına gelmiyor. LGS ve YKS sonuçlarının öğrenciler arasındaki başarı farklarının sürdüğünü gösterdiğini belirten Berkan, PISA ile ulusal sınavlar arasındaki farkın sınava katılacak okulların hazırlanma biçiminden kaynaklanabileceğini öne sürdü.
Peki sistem nasıl işliyor? AKP yönetimi PISA sonuçlarını nasıl manüple ediyor? İşte yanıtı:
“Türkiye, 2003 yılından beri OECD’nin PISA programında yer alıyor.
Üç yılda bir yapılan bu uluslararası değerlendirmede 2015 yılına gelene kadar ülkemizin verdiği eğitimin ortalama kalitesi hakkında kendimizi başka ülkelerle de kıyaslamamıza yarayacak bilgiler ediniyorduk.
2015 dâhil, Türkiye’de 15 yaşındaki çocuklara verilen eğitim maalesef OECD ortalamalarının altında seyrediyordu. Ama Türkiye 2018’den itibaren eğitimde bir patlama yaşamaya başladı ve PISA sonuçları hızla yükseldi; bu yükselme dünya çapında eğitim başarısının düştüğü salgın döneminde bile ülkemizde devam etti ve bugün epey iyi bir seviyeye geldi.
İşte bu hafta başında PISA 2025 sonuçları açıklandı; Türkiye OECD ortalamalarının üzerine çıkmakla kalmamış, OECD’de eğitim sistemini en yüksek hızla geliştiren, en hızlı yükselen ülke de olmuştu.
Peki ama ne olmuştu?
Biz farkında değilken Türkiye’de bir eğitim devrimi mi yaşanmıştı?
Hayır, maalesef böyle bir devrim yaşanmadı.
Bir devrim yaşansa biz bunu çocuklarımızın toplu halde girdiği LGS veya YKS gibi sınavlarda görmüş olurduk zaten. Her yıl tekrar eden bu iki genel sınavdan biliyoruz ki, çocuklarımızın ne fen bilimleri ne matematik ne de okuma-yazma becerilerinde belirgin bir eşitlenme var; tam tersine öteden beri bildiğimiz büyük eşitsizlik (yani az sayıda başarılıya karşılık ortalamanın altında kalan çok başarısız ezici çoğunluk) devam ediyor.
Peki bizim bu yerel sınavlarımızla PISA arasındaki farkın sebebi ne? Ne oluyor da PISA’da çok daha eşitlikçi bir eğitim sistemimiz varmış gibi gözüküyor?
Bunun sebebini anlamak için bu yazının en tepesine ve tam bu paragrafa koyduğum iki fotoğrafa bakmak yeterli.
OECD, doğal olarak ülkedeki bütün 15 yaş çocuklarını sınava almıyor; onları temsil ettiğine inanılan okullarda okuyan belirli sayıda çocuğa sınav uyguluyor. Anket yaparken kullanılan örneklem gibi bir örneklem oluşturuyor yani.
Sınavların yapılacağı okulları önceden Millî Eğitim’e bildiriyor. (Öğrencileri bildirmiyor, sadece okulları bildiriyor.) Bunu duyan Millî Eğitim de 2015 yılından beri bir çeşit gurur meselesine çevrilen PISA sınavında o okulların başarısı artsın diye özel program uyguluyor; en iyi öğretmenler oraya gidiyor, okul sonrası dersler ve kurslar açılıyor, özel olarak PISA sınavında sorulan türde sorular üzerinde çalışılıyor.
Okullar da PISA sınavına katılmayı sanki bilim olimpiyatı veya Matematik Olimpiyatı’na hazırlanmak gibi algılıyor. Böyle olunca sınavda başarı da geliyor elbette.
Bana kızanlar olacaktır ama PISA’da gördüğümüz resim kaçınılmaz biçimde çarpıtılmış, Türkiye gerçeğini ifade etmeyen bir resim. Oysa biz bu sınava Türkiye’yi aynada tam olarak görebilmek umuduyla katılıyoruz. Çocuklarımızı özel olarak sınava hazırlayarak kimi kandırmış oluyoruz? OECD’yi mi, kendimizi mi?”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

TÜRKMEN TERZİ

SAFVET SENİH

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

Zeynel Emre’den Sert Sert Çıkış: "Üsküdar Belediye...

"Çıkınca Onu Ben Ameliyat Edecektim..." Selçuk Mız...

Dilek İmamoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na Sert Rest: "Al...

"Ar Damarınızı Çatlatacak Kadar..." Erkan Baş Üskü...

Üsküdar Seçimi Sonrası Tansiyon Yükseliyor: YENİ P...






