Rusya-Afrika zirvesi: Çok kutuplu dünyaya yeni ortaklıklar

Rusya’nın dış politikada ağırlıklı olarak, artık Asya ve Afrika ülkelerine yöneldiği hem belgelere, hem de diplomasiye yansıyor. Kremlin, yeni strateji doktrininde Çin, Hindistan ve Afrika ülkeleri ile olan ilişkilerini ön plana çıkararak "egemen ve dost küresel güçlerle bağların derinleştirilmesinin" önemine vurgu yapıyor. Moskova, Afrika kıtasına büyük yatırımlara devam ederek, karşılıklı ticaret hacmini artırıyor.
Moskova'da 28-29 Ekim tarihlerinde düzenlenen üçüncü Rusya-Afrika Zirvesi ve Rusya-Afrika Ekonomik ve İnsani Forumu tamamlandı. Rusya ve kıta ülkeleri arasında ticari, ekonomi, enerji, bilim-teknik, sosyal ve kültürel bağların güçlendirilmesi konuşuldu ve çok sayıda proje masaya yatırıldı. Ukrayna savaşı nedeniyle, Batı’dan izole edilen Rusya, bunu telafi etmek adına Çin, Hindistan, Şangay İşbirliği Örgütü ve BRİCS gibi kurumsal partnerlerine yenilerini ekleyerek Afrika kıtasına tam bir açılım yapmış oldu.
Rusya'nın Afrika'yı jeopolitik, askeri ve ekonomik açılardan stratejik bir ortak olarak görmesi, özellikle Batı yaptırımlarını dengeleme ve çok kutuplu bir dünya düzeni inşa etme hedefinin temel taşlarından biri. Ukrayna savaşı sonrası Batı dünyasından izole edilen Rusya, Afrika ülkelerini diplomatik bir sığınak ve uluslararası arenalarda (örneğin BM oylamalarında) destek sağlayacak önemli bir blok olarak görüyor. Aslında Moskova, kıtada Fransa ve diğer Batılı güçlerin bıraktığı boşluğu doldurmak için Sovyetler döneminden kalma "anti-kolonyal müttefik" retoriklerini yoğun bir şekilde de kullanıyor.
Afrika’ya Yönelik Rusya Açılımı: Kaynaklar, Ticareti ve Güvenlik Enstrümanları
Afrika; altın, uranyum, elmas, kobalt ve lityum gibi yüksek teknoloji ve savunma sanayisi için kritik olan ham maddeler açısından zengin. Rus şirketleri bu madenlerin işletilmesinde aktif rol alıyorlar. Mesela kıtada nükleer enerji santralleri inşa etmek gibi uzun vadeli altyapı projeleri de yürütüyor. Aynı zamanda Rusya, Afrika'ya yönelik buğday, tahıl ve gübre ihracatını sürekli artırarak kıtanın gıda güvenliğinde kilit bir aktör haline geldi.
Zirveye 48 Afrika ülkesi ve 22 devlet/hükümet başkanının katılımı gerçekleşti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Afrika Birliği Dönem Başkanı ve Burundi Cumhurbaşkanı Evariste Ndayishimiye’nin eş başkanlık ettiği zirvede, 2029 yılına kadar uygulanacak ortak iş birliği eylem planı onaylandı. Plan kapsamında ticaretin artırılması, nükleer enerji alanında ortak projeler, tarım, madencilik, güvenlik ve teknolojiye dayalı alanlarda iş birliği hedefleniyor.
Putin, Kremlin Sarayı’ndaki ana oturumda yaptığı konuşmada, Rusya ile Afrika’nın "çok kutuplu bir dünyanın inşasında doğal müttefikler" olduğunu vurguladı. Dar bir grup ülkenin, kıtaların kaderini belirlediği dönemin kapandığını belirten Putin, Afrika ülkelerinin Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi küresel finans kuruluşlarında daha fazla söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Zirve genelinde Batı hegemonyasına karşı bağımsızlık ve "sömürgecilik karşıtı" söylemler ön plana çıktı. Putin, zirve sonrasında Batı ile olası bir askeri çatışmada "kazanan olmayacağını" yineledi.
Zirve Sonuçları: 150 Belge, 53 Hükümetlerarası Anlaşma ve Kapsamlı İş Birliği Planı
Zirve kapsamında yaklaşık 150 ikili ve çok taraflı belge imzalandı. Kremlin basın servisinden yapılan açıklamaya göre bu belgelerin 53'ü hükümetler arası ve kurumlar arası düzeyde. Zirve sonunda genel bir deklarasyon ve yapay zekânın sivil kullanımı alanında işbirliğine ilişkin ayrı bir deklarasyon kabul edildi. Bir diğer sonuç belgesi ise Rusya-Afrika Ortaklık Forumu'nun 2027-2029 dönemi eylem planı oldu. Putin, 32 Afrika ülkesinden Avrasya Ekonomik Birliği'ne mal girişinde gümrük vergilerinin sıfırlandığını, 47 ülkenin tarife avantajlarından yararlanacağını açıkladı. Ayrıca Rusya'nın Afrikalı öğrenci sayısını artırmaya devam edeceği ve üniversite şubeleri ile eğitim merkezlerinin genişletileceği belirtildi.
Afrika ülkeleri, Ukrayna savaşına takılmadan ya da yaptırımlardan çekinmeden Rusya ile işbirliklerini geliştirmek istiyorlar. Özellikle kıtanın kuzeyinde bulunan Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Sudan gibi ülkelerde ayrı bir ilginin olması dikkat çekiyor. Moskova son dönemde Afrika’nın her ülkesinde büyükelçilik, ticari misyon ve kültür organizasyonları açılma hedefinde ilerliyor. Bu süre içinde 90 milyar dolarlık kalkınma ve gelişim kaynakları ayrıldı. Önde gelen Rus üniversiteleri şubeler ve partnerlik ilişkilerini geliştirecek. Ayrıca Afrika ülkelerinin havayolları Rusya'ya doğrudan uçuş başlatmaları için teklifler yapılıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın Afrika kıtasında faaliyet gösteren, tüm bölgesel yapılarla çok yönlü bağlarını güçlendirmek istediklerini, Avrasya Ekonomik Birliği ile iş birliği kurulmasından yana olduklarını vurguladı. Kuzey-Güney Koridoru’nun Rus ürünlerinin Afrika'ya, Afrika ürünlerinin de Rus pazarına tedarikini sağlayacağına dikkati çeken Putin, “Rusya, nakliye ve lojistik akışının Afrika dahil güney devletlerine yeniden yönlendirilmesiyle aktif olarak ilgileniyor.
Sonuç olarak Rusya’nın Afrika’daki varlığını artırma gayreti ve bunun için silah sanayi, enerji gibi her alanda aktif olma isteği elbette ki ABD ve AB gibi küresel güçleri rahatsız edecek, pastadaki payları düşecek ve nihayi olarak yeni gerilimler sebebi olabilecek. Ayrıca Moskova ve Pekin’in sürekli dillendirdiği çok kutuplu dünya düzeni söylemi Afrika’da eyleme dönüşürse gerilimi artırıcı başka bir unsur olarak karşımıza çıkacak. Şunu da tespit etmek gerekir ki, Rusya'nın kıtayla olan ticaret hacmi (yaklaşık 28 milyar dolar), rakipleri olan Çin ve Avrupa Birliği'nin oldukça gerisinde kalıyor. Ayrıca Afrikalı halklar müttefiklik ilişkilerine olumlu yaklaşsa da, Rusya dahil herhangi bir yabancı gücün kendi doğal kaynaklarını kontrol etmesi konusunda son zamanlarda oldukça temkinliler.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

KADİR GÜRCAN

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

HARUN TOKAK
ESRA BÜYÜKCOMBAK


'Sözcü' küçülüyor: 50 kişi işten çıkarıldı

Cadılar bayramı kabusa döndü: ABD'deki saldırılard...

Karadağ, Türk vatandaşlarına vizesiz seyahati kald...

Osman Kavala’dan cezaevindeki 9. yılında açıklama:...

Fon soygununu araştıran gazeteci Yiğit Uzun gözalt...







