Rusya’nın yeni nesil silahları ve askeri harcamalara giden dev bütçe

Rusya, devam eden Ukrayna savaşı nedeniyle 2025 yılı bütçesinde savunma harcamalarını rekor düzeyde artırarak toplam devlet giderlerinin yaklaşık %40’ını (217 milyar dolar) orduya ve güvenlik birimlerine (Savunma, içişleri, Rus Muhafızları ve özel servisler) ayırdı. GSYİH'nin %6,3'üne ulaşan bu harcamalarla, nükleer kapasite, hipersonik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) gibi yeni nesil silahların üretimi ve modernizasyonu en üst seviyeye çıkarıldı. Bütçenin bu şekliyle tutulması, ülke ekonomisinin "savaş ekonomisi" modunda tutulduğunu göstermektedir.
Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılında gelirler 40.3 trilyon ruble (yaklaşık 508 milyar dolar), harcamalar ise 44.1 trilyon ruble (yaklaşık 554 milyar dolar) olarak planlandı. Bu, 3.8 trilyon ruble (yaklaşık 48 milyar dolar) tutarında bir bütçe açığı anlamına geliyor. 2026 bütçesinin en çarpıcı yönü, harcamaların ağırlık merkezini savunma ve güvenlik kalemlerinin oluşturması. Yetkililer, bu durumun mevcut jeopolitik ortamın bir gereği olduğunu vurguluyor. En büyük bütçe kalemi, 12.93 trilyon ruble (yaklaşık 168 milyar dolar) ile savunma harcamaları oldu. Bunun yanında kolluk kuvvetleri ve güvenlik aparatı için ayrılan kaynak ise 3.91 trilyon ruble (yaklaşık 49 milyar dolar). Bu iki kalem bütün Rusya bütçesinin %40’ına denk geliyor.
Bu şekliyle Rusya'nın savunma ve ulusal güvenlik harcamaları, eğitim ve sağlık gibi sosyal programları geride bırakarak rekor kırdı. Savunma harcamalarındaki bu artış, sosyal programların ve ekonomik kalkınma projelerinin bütçesinden kısılarak karşılanmaktadır. 2026 ve 2027 yıllarında savunma masraflarının düşmesi beklense de, bütçe verileri Rusya'nın öngörülebilir gelecekte savaş seviyesinde askeri harcamalara devam edeceğini göstermektedir. Rusya'nın bu devasa güvenlik harcamaları, büyük ölçüde enerji gelirlerine dayalı olmakla birlikte, artan bütçe açıkları ve yaptırımlar altında ekonomiyi doğrudan savaşa endekslemiştir.
Bütçeyi yutan yeni nesil silahlar ve elektronik harp teknolojisi
Rusya, özellikle Batı'nın ve NATO’nun savunma sistemlerini aşmayı hedefleyen stratejik silahlara sürekli yatırım yapıyor. Bunların başında çok pahalı sistemler olan Hipersonik füzeler geliyor. Ses hızının en az 5 katı (Mach 5+, ~6.100 km/saat) süratle hareket edebilen, atmosfer içinde manevra kabiliyetine sahip gelişmiş bu silah sistemleri, yüksek hızları, düşük irtifaları ve öngörülemez rotaları sayesinde radarlar tarafından geç tespit ediliyorlar ve bu da mevcut savunma sistemleri için onları durdurulması son derece zor (neredeyse imkânsız) hedefler haline getiriyor.
Bu füze kategorisinde bugüne kadarki en hızlısının Rusya'nın Avangard füzesi olduğu kabul ediliyor. Avangard Mach 27 (yaklaşık 33.313 km/saat) rekor hıza ulaşabildiği iddia ediliyor ancak daha çok Mach 12 (14.806 km/saat) hızında seyrettiği belirtiliyor ki bu da saniyede 3.2 km hıza denk geliyor. Hem nükleer hem de konvansiyonel başlık taşıyabilen bu füzeleri asıl olarak diğerlerinden farklı kılan şey onları fark etmenin, takip etmenin ve durdurmanın zorluğu.
Kasım 2024'te Rusya, Ukrayna'nın Dnipro kentindeki bir sanayi bölgesini canlı test alanı olarak kullanarak deneysel bir orta menzilli balistik füze fırlattı. Ukrayna'nın Mach 11 (ses hızının 11 katı) hipersonik hızda hareket ettiğini söylediği füzenin Rus 'Oreşnik' olduğu anlaşıldı. Füze, her birinin içerdiği bildirilen altı savaş başlığıyla donatılmış ve engellenmesinin oldukça zor olduğu belirtiliyor. Pentagon, Oreşnik'in RS-26 Rubezh yarı-balistik füzesinin bir çeşidi olduğunu belirtti. Rusya Devlet Başkanı Putin, Oreşnik'in stratejik önemini vurgulayarak, 22 Kasım 2024'te seri üretime başlama planlarını duyurdu. Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi (CSIS) direktörüne göre, füzenin MIRV yükü, onu Ukrayna'ya karşı kullanılan diğer nükleer kapasiteli füzelerden ayırıyor ve bu da füzenin engellenmesini son derece zorlaştırıyor.
Rusya’nın Elektronik harp teknolojisi ve İHA’lar
Rusya, Ukrayna ve Suriye gibi çatışma bölgelerinde aktif olarak kullandığı, GPS sinyallerini karıştırabilen, uydu haberleşmesini kesebilen ve İHA'ları etkisiz hale getirebilen gelişmiş kara konuşlu elektronik harp (EH) sistemlerine de sahip. Geniş frekans bantlarında (100 MHz - 15 GHz) çalışan bu sistemler, uydu iletişimi ve GSM 1900 gibi haberleşme hatlarına müdahale edebiliyor. Öne çıkan bazı Rus elektronik harp teknolojisi modellerini burada anlatmak isterdim fakat yazı daha da uzamış olacaktı. Bu modern teknolojilerle İHA'ların pozisyonlarını saptırarak yanlış bölgeye gitmelerini sağlama, telsiz ve telefon haberleşmesini engelleme fonksiyonu görülüyor.
Rusya-Ukrayna Savaşı, İHA teknolojisinin hem modern kullanım alanlarını hem de savaş alanındaki dönüştürücü gücünü açık bir şekilde ortaya koyan bir laboratuvar işlevi gördü. Her iki ülke tarafından keşif, saldırı ve lojistik operasyonlarda stratejik bir araç olarak kullanılan İHA’ların savaştaki etkileri, dikkat çekici bir şekilde hissedilmiştir. Savaş boyunca EH teknolojilerinin İHA üzerindeki etkisi bu araçların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda teknolojik bir savaşın unsurları olduğunu da göstermiştir. Tahminlere göre, Rusya şu anda aylık 5 binden fazla uzun menzilli dron-İHA üretiyor. Sadece 2025'in ilk yarısında Yelabuga tesisinde 18 bin drone üretildiği belirtiliyor. Rusya, Ukrayna'ya her gece ortalama 500'den fazla insansız hava aracı ve füze fırlatıyor.
İHA’lar istihbarat, keşif, hedef tespiti ve komuta-kontrol unsurlarının desteklenmesinde kritik bir rol üstlenmiştir. Kamikaze ve silahlı İHA’lar, düşük maliyet ve yüksek etki kabiliyetiyle çatışmaların seyrini değiştirmiştir. Ukrayna’nın, sivil ve ticari İHA’ları modifiye ederek ekonomik ve etkili çözümler geliştirmesi, daha kısıtlı kaynaklara sahip taraflar için çarpıcı bir örnek oluşturmuştur. Rusya-Ukrayna Savaşı, İHA’lara yönelik EH tehditlerinin ne denli belirleyici olabileceğini de göstermiştir. Küresel konumlama sistemi (GPS) sinyallerinin bozulması, komuta-kontrol devrelerinin kesintiye uğratılması ve İHA’ların siber saldırılarla devre dışı bırakılması, bu sistemlerin savaş alanındaki etkinliğini sınırlandırma potansiyeline sahiptir.
Yıllık binlere varan zırhlı araç üretimi
Bunun yanında Rusya'nın zırhlı araç üretim teknolojisi, Ukrayna savaşıyla birlikte seri üretime odaklanarak, modernizasyon, elektronik harp sistemleri ve gelişmiş zırh teknolojilerini (örneğin "Nakidka" gizleme kiti) birleştirmektedir. Rostec ve Kurgan Machine-Building Plant (KMZ) gibi tesisler 7/24 çalışarak T-90M tankları, BMP-3 zırhlı araçları ve Kurganets-25 gibi platformları üretmektedir. Zırhlı araçlar, modern muharebe sahasından çıkarılan derslerle geliştirilmiş elektronik harp sistemleri ve V şekilli gövdelerle (örneğin Chekan) mayın/patlayıcı korumasına sahiptir. BMP-3 gibi araçlar, radar soğurucu ve termal iz düşürücü "Nakidka" kamuflaj örtüleri ile donatılmaktadır.
Rusya, özellikle ağır sanayi kapasitesini (metalürji, enerji) zırhlı araç üretiminde etkin kullanarak, yoğunlukla eski ekipmanları yenileme ve yeni araçları 7/24 esasına göre üretme stratejisi izlemektedir. Ukrayna savaşıyla birlikte savunma sanayi üretimini hızlandırarak 2024 itibarıyla yıllık yaklaşık 250-300 yeni veya modernize edilmiş tank üretimi kapasitesine ulaştı. Ayrıca, 2024 yılında 1.100'den fazla zırhlı personel taşıyıcı ve BMP-3 gibi çeşitli savaş araçlarının üretimi gerçekleştirildi. Aynı zamanda yıllık 700'den fazla Tigr-M zırhlı aracı üretim sayısına da ulaşıldı.
Sonuç olarak Rusya silah sanayini sürekli geliştiriyor. Bu konuda Kremlin yönetimi tam destek veriyor. Putin, insansız (unmanned) ve otonom teknolojilerin ülke ekonomisine entegrasyonunun hızlandırılması talimatını verdi ve bu adımın "moda" değil, ekonomik bir "zorunluluk" olduğunu vurguladı. Askeri harcamalardaki artışın ancak diğer harcamaların payının azaltılması karşılığında olduğu bir gerçek. Bütçedeki sosyal harcamaların payı, savaş öncesi %38’den %25’e geriledi mesela. Rusya'nın 2026 bütçesi, ülkenin önceliklerinin bir yansıması niteliğinde. Yani dış politika ve güvenlik kaygıları, ekonomik planlamada belirleyici rol oynamaya devam ediyor. Bütçe, savaşın mali yükünün sürdüğünü ve Rus yönetiminin bu yükü kabul ettiğini gösterirken, sosyal istikrarı korumak için de kaynak ayrılmaya çalışıldığı görülüyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN









