Sap döner hesap döner

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Perşembe, Temmuz 9 2026
Paylaş
X Post
Sap döner hesap döner

Asrın Hatibi diyor ki:

Zâlim ve gaddarlar, çıkarları neyi gerektiriyorlarsa,  artık demokrasi insan hakları gibi şeylerin hepsi de onlar için hikaye olur kalır. Ama bir gün gelir, sap döner, keser döner, hesap döner. Bu dün böyle olmuştu, bugün de böyle olacak inşallah. Karar kararabildiğin kadar… Ama fecirden kaçış yok… Eden, kendine eder. Bugün bunca zulmedenler, kendi hayatlarını karartıyorlar. Bir gün gelecek o taptıkları  dünyaları kendi başlarını yiyecek. Bütün pislikleri önlerine döküldüğü zaman mazeret uyduracaklar, ama bir çer-çöp olarak bir kenara atılmaktan da kurtulamayacaklar inşaallah. 

“Bir kediyi aç bırakan, Cehenneme gider de milyonlar KHK’lıyı mağdur edenler ve destekleyenler Cennet’e mi giderler? Mağdur ve mazlum kardeşlerimiz için dudakları sürekli dua ile kıpırdamayan insanlarımıza içten içe gönül koyuyorum gönül…

“O arkasına sürgülerin sürgülendiği, güvendiği kapıların açılmasını lütfederek Medrese-i Yusufiye’de olan mahkumları kolayca salıver Allah’ım!  Salıver Allah’ım!  Zâlimlerin âkıbetine benzer şekilde en köklü  çınarlar bile şiddetli bir fırtına karşısında devrilirler. Devrileceklerine dair hiçbir şüpheniz ve endişeniz olmasın.

“Siyasal İslâm’ın tahribat, inkârcıların yaptıklarından daha ağır oldu. Siyasal İslamcıların yüzünden insanların İslamiyete imrenmeleri şöyle dursun, bilakis tiksinmeleri söz konusudur. Maalesef siyasal İslamcıların cahil tabanı da, Müslümanlığı böyle zannetti. Câhil insanlar Allah’ın izni ve inayetiyle iyi bir  temsilin, iyi bir göz kamaştırıcı hâlin, her şeyi yapabileceğini bütün kalbimizle inanmalıyız. Hal ve temsil çok önemlidir birbirimizin kusurlarına göz yummayı, iki asırdır yitirdik, başkalarının bir yanlışı bize Firdevsî’nin destanları gibi, destanları yazdırıp söyletiyor. Ne olur, hissetsek de paslanıp çürümesek, paslanıp çürümeye yüz tutunca, zâlimleri Allah musallat eder.  Bunu da yine bize merhametinden dolayı, yeniden arınalım, temizlenelim diye…

“Cenab-ı Hakkın yüce isminin namının her yerde anılan, Şehbal açan bir bayrak haline gelmesi istikametinde, tamamen o duygu ve düşünceye kilitlenmiş, o gayeyi hayâle (ana hedefe)  kilitlenmişse şayet; zannediyorum o insanın başı dönmez, bakışı bulanmaz, sağa sola takılmaz. Biri gelse ısırsa, öbürü çelme taksa öbürü bir elenseye kalkışsa, öbürü bir kündeye girişse, bunların hiçbirisini görmez. Yürür, “Bismillah deyip hedefine doğru yürür, yine yürür, yine yürür. Öbürleri de onların arkasından ürer de ürer…

“Bir yönüyle çok kıymetli, çok değerli olan Hizmeti, değersizleştirmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Cenab-ı Hak, o fâsit  daireler içerisinden, zincirinden onları da hâlas eylesin. Ne diyelim dünya başlarını döndürmüş, bakışları bulanmış dünyadan başka bir şey görmüyorlar. Dünya saltanatı deyip onun onun uğruna her şeylerini fedâ ediyorlar. Kur’an’ın ifadesiyle ‘Bilerek dünya hayatını, âhiret hayatına tercih ediyorlar.

“Sürgün, cebrî hicret, zindan evlere kapanma, dışarı çıkamama, aç bırakılma, susuz bırakılma; kâfirin, zâlimin yapmadığı yapmayacağı şeylere maruz kalmak. Bütün bunlarla sizi kıymetsizliğe mahkûm etme cehd ve gayreti içindeler. Fakat yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kıymetten. Siz cihan çapında maşeri vicdana otağını kurmuş insanlarsınız. Sevgi otağınızı, sempati otağınızı kimsenin onu söküp atmasına gücü yetmeyecektir. Amnofis de olsa, Jül Sezar da olsa, Lenin de olsa, Tiran da olsa yetmeyecektir, yetmeyecektir. 

“Siz hâl ile temsili dünya çapında insanlığın sinesine otağ kurmuşsunuz. Densiz, kirli ağız var, ağızlarını her açışlarında levsiyat boşaltan insanlar, terörist diyecekler. Sapık fırka diyecekler, paralel diyecekler, halt edecekler, herze yiyecekler, fakat katiyyen size zarar veremeyecekler Allah’ın izni ve inayetiyle… 

“Şu andaki görünümüyle, insanlar Müslümanlığa nasıl imrensin ki? Ne sağlam bir Müslümanlık var, ne doğru bir temsil var, ne de Müslümanların öyle bir derdi var. Müslüman görünerek dinin çehresine kezzap döktüler, canına okudular. Türkiye’ye Anadolu’ya en büyük ihaneti yaptılar, yaptıkları  ihanet öyle büyük bir ihanet ki, ömürleri boyunca namaz kılsalar bile âhiretlerini kurtaramazlar. Bunlar çok büyük (profesyonel) yalancılar. Camiye gelirler hacca da giderler ama hedefleri başkadır, işleri güçleri haramîliktir. Haşâ! Allah’ı kandırmaya bile teşebbüs etme küstahlığındalar. Başa çıkılmaz gibi görünseler de Allah, belâlarını verir. Allah’ın izniyle bunlar devrilip gidecekler, sizler kalacaksınız, bize düşen şey yaptıklarımız Kur’an’a- Sünnete ve dinin temel prensiplerine uygunsa ‘Yâ Rabbi bizi bu davada sâbit kadem eyle’ demektir.”

(H. E’nin özel sohbetlerinden)