‘Sessiz Çığlıklar’ gezici sergisi Avustralya’da

10 Şubat’ta Melbourne’deki Serenity Community Centre’da, 12 Şubat’ta ise Sydney’deki Customs House’ta gerçekleştirilen programlarda, hak ihlali mağduru 30’dan fazla KHK’lının kişisel eşyaları ilk kez Avustralya’da sergilendi.
Avustralya programlarında sergilenen ve her biri bir hak ihlalinin somut tanıklığını taşıyan hatıralar arasında şunlar dikkat çekti:
•Tahir Elçi’nin en sevdiği kravatı.
•Gazeteci Mehmet Baransu’nun cezaevinde yalnızca bir hafta dinleyebildiği radyosu.
•15 yaşında hayatını kaybeden Sümeyra Gelir’in namaz kılarken giydiği hırkası.
•İhraç hâkim Ayşegül Göç Dilber’in hâkimlik cübbesi.
•Cezaevinde dünyaya gelen ve yoğun bakım sürecinde anne sütü alamayan Murat’a verilen biberon, emzik ve dişlik.
TR724'ten Sevinç Özarslan'ın haberine göre toplamda 30 kişisel eşya, ziyaretçileri istatistiklerin ötesine taşıyarak her bir insanın hikâyesiyle yüzleştirdi. Sergi, sabit bir mekâna bağlı olmadan her şehirde yeniden kurulan uluslararası bir hafıza çalışması niteliği taşıyor.
Program kapsamında, uluslararası festivallerde ödüller alan “Metamorfoz: Türkiye’de Kadınların Özgürlük Mücadelesi” belgeseli de gösterildi. Belgesel ile sergi birlikte, insan hakları ihlallerine karşı hafıza ve vicdan çağrısı yapan bütüncül bir anlatım sundu.
Melbourne programının sunuculuğunu, SBS’in ilk ana haber sunucusu George Donikian üstlendi. Donikian, sergiyi “sessiz bırakılmış çığlıkların kamusal hafızaya taşınması” olarak tanımladı.
AFD Genel Direktörü Abdul Celil Gelim, insan haklarının doğuştan gelen bir değer olduğunu vurgularken; yaklaşık 20 ay cezaevinde kalan ilahiyatçı İsmail Albayrak adalet kavramını teolojik perspektiften ele aldı.
La Trobe Universitesinden’den Dr. Leighann Spencer, sergideki somut hatıraların akademik çalışmalardan daha güçlü bir etki bıraktığını belirtti.
Monash University Emeritus Profesörü Marko Pavlyshyn dayanışmaya dikkat çekerken; Charles Sturt Üniversitesi’den Dr. Ömer Atilla Ergi adalet olmadan barışın mümkün olmadığını ifade etti.
RMIT University hukuk öğrencisi Aleyna Altınörs sözlü şiir performansı sundu; kapanış konuşmasını Doç. Dr. Salih Yücel yaptı.
Sydney’deki programın ev sahipliğini AFD Başkanı Mehmet Saral üstlendi. Uzun yıllara dayanan sivil toplum deneyimiyle tanınan Jim Mein, çok kültürlü toplumların birlikte yaşama iradesine vurgu yaptı. Clive Pearson ise serginin kültürler arası diyalog açısından önemine dikkat çekti.
“ADALET YERİNİ BULMADIĞINDA HAFIZA DEVREYE GİRER”
Sergi Koordinatörü, AST Yönetim Kurulu Üyesi ve belgesel yönetmeni Aslıhan Kas, “Adalet yerini bulmadığında hafıza devreye girer. Biz hafızayı canlı tutuyoruz. Çünkü insan onuru hatırlanmayı hak eder,” sözleriyle serginin temel amacını özetledi.
Kurucu ortak ve kurulum koordinatörü Myra Karaca ise hak ihlallerinin psikolojik boyutuna dikkat çekerek, insan onurunun yalnızca hayatta kalmak değil, görülmek ve hatırlanmak anlamına geldiğini vurguladı. Her iki programda toplam 60 üniversiteli genç gönüllü aktif rol aldı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ORHAN KESKİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ












