Şimdi ne olacak? İBB Davası: 14 itirafçı ifadesini geri çekti

Okuma Süresi 10 dkYayınlanma Salı, Nisan 28 2026
Paylaş
X Post
CHP lideri Özgür Özel, İBB davası üzerinden iktidara yüklendi. Gizli tanıkların tek tek ifadelerini geri çektiklerini hatırlatan Özel,”Fevkalade siyasi olan bu dava tel tel dökülüyor. Her gün bir dürüst insan bir iftiracıyı mahcup ediyor, her gün bir doğru bir yalanı çürütüyor. Şimdi yandaş kanallar nerede? Yapsana haberini. Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen suçlar şöyle ispatlandı desene… Tek bir ispat yok, “Duydum, görmüştüm, ifademi geri çekiyorum…” Aziz İhsan Aktaş davasında iki gizli tanık dinlendi. Adı Yaprak. Ne diyor: “Anlattıklarım duyduklarımdan ibaret, bir şey görmedim, savcılık yazıya döktü, başka bilgim yok…” Bunun ifadesiyle insanlar tutuklu.. Gizli tanık XYZ49QP… Şunu söylüyor: “Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok, duyduklarımı anlatmıştım.” Bunlar davanın temel taşıyıcı kolonları, dün itibarıyla 14 itirafçı ifadesini geri çekti.” dedi.
Şimdi ne olacak? İBB Davası:  14 itirafçı ifadesini geri çekti

Özgür Özel’in konuşmasından bazı bölümler şöyle: 

    AK Parti döneminde madenlerde Soma felaketi gibi 7 Soma oldu, son 23 yılda 35 bin işçi iş kazalarında, cinayetlerde hayatını kaybettiğini hatırlayalım. Soma’nın üzerinden 12 yıl geçti, madencilerin çilesi bitmedi. Doruk Madencilik işçileri 9 gündür Ankara’da açlık grevindeler. Ücret ve tazminatlarını istiyorlar. Ne yapmışlar da polis her zaman tam karşılarında? Adımını atana gözaltı yapıyorlar. Bu mücadele hepimizin onur mücadelesidir.
    Bu madencilerin ölüsünün değeri var da dirisinin neden yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün. Bu iktidar 24 yıldır tam büyük 23 işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Anayasa cumhurbaşkanına verdiği yetkide “milli güvenliği tehdit eden durumlarda” diyor. Mesela savaştayız MKE’de grev çıkmış, o zaman olmaz diyebilir.
    AK Parti 386 bin maden ruhsatı dağıtmış, kendinden önceki 80 yıllık cumhuriyet döneminde verilen ruhsat sayısı bin 186… Tercihini her zaman emeği sömürenden yana kullandılar… İşçilere hakkını vermeyen Yıldızlar SSS Holding, 2 bin 364 maden ruhsatı almış AK Parti döneminde. Çantasında duruyor bu ruhsatlar, kimini işletiyor, kimini burada işletiyor, kimine ortak alıyor ama bu emekçilerin hakkını ödemiyor.
    Cumhuriyetin fabrikaları, şirketleri haraç mezat satıldı, Sümerbank, Seka, Tekel, Türk Telekom, Petkim, Tüpraş, şeker fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, termik santraller teker teker yok pahasına, şeffaf olmayan şekilde ve hep yandaşları bularak sattılar. Tüm Cumhuriyet döneminde yapılan tüm özelleştirmelerin yüzde 89’u AK Parti döneminde yapıldı.
    24 yılda devleti sattılar 60 milyar dolar elde ettiler, bugünkü kurla 2,7 trilyon lira.. Ama 2026’da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Cumhuriyetin bütün kurumlarını sattılar, hepsinin parasını bu senenin faizine ödüyorlar. Memleketi batıran AK Parti’nin, anasının-babasının parasını kumarda batıran hayırsız evlattan hiçbir farkı yok.
    Ülkede para var ama herkese yok, bu iktidar millete değil faizcilere çalışıyor. 2026’da toplanan her 100 liranın 26 lirası faize gitti. Yıl bittiğinde 2,7 trilyon liraya ulaşacak. Dünyada gıda enflasyonunda sondan 5’inci, OECD’de sondan 2. olan ülke üç ayda tarımsal desteklemeye 60 milyar lira ayırdı. Faize 2,7 milyar… Arada 15 katlık fark var. Çiftçiye verdiğinin 15 katını faizciye veren bir iktidarla karşı karşıyayız. Niye böyleyiz? Türkiye’de bitmeyen bir ekonomik kriz var. Siyasi davalarla hukuk güvenliğini bitirdiler, yabancı yatırımcıları kaçırdılar.
    Yeni bir adalet bakanı var. “Yatırımcının Türkiye’ye gelmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz” demiş. İktidar değişmiş olabilir mi ya da hukuka inanan bir bakan atamış olabilirler mi? Danışmanları uyarıyor ve ‘O bakan her türlü hukuksuzluğu yapan kişi’ diyor. Akın Gürlek kendisi diyor. Yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelmiyor çünkü güven yok. Suçun şahsiliğini bir kenara bırakıp adamın şoförünü alıp iddianame bile yazmadan salan kim? Bu mikrobun hastalıktan şikayet etmesi gibi bir şey.
    Batmış, bitmiş bir ekonomiyle, faizin kara deliğe dönüştüğü israf düzeniyle karşı karşıyayız. Her şeyi bilen ekonomist Erdoğan yine çözümü bulmuş, varlık barışı yapacakmış. Bu ülke iki barıştan çok çekti, biri imar barışı. 8 kere çıkardılar, dirençsiz yapılar yasallaştı, depremde çürük yapılarda on binlerce insanımızı kaybettik. İkincisi varlık barışı, onun da 8’incisini getiriyorlar.
    Tamamı Erdoğan’ın icadı. Kim getirdi nasıl getirdi bilinmez, bilinen şu: Nasıl kazandıysan kazandın önemi yok yeter ki getir. Uyuşturucu baronu Çetin Gören demiş ki “Cumhurbaşkanımız deyince Hollanda’daki paramı getirdim”. Uyuşturucu baronu Petrak varlık barışından yararlanmış. İkisi de tutuklu şimdi. Bu tip kara paralar ne oluyor? Uyuşturucu paraları yasallaştırıp içeri getiriyorsun, o da Türkiye’deki bütün operasyonunu artık yasal hale getirdiği paralar üzerinden yürütüyor. 
    Mehmet Şimşek, 2 yıl önce “Başardık” diye duyurmuştu, gri listeden çıkmıştık. Aylarca yıllarca uğraştık, biz de uğraştık. Şimdi çıkmış, yeni Adalet Bakanı diyor ki “Kara para ile mücadelemiz sürecek”…
    Kara paranın tanımına bakmak lazım. Suçla elde edilmiş, nasıl elde edildiği açıklanamayan para.. 190 yıl maaş alsa alamayacağı 18 tapuyu almış birinin parası nasıl oluyor ak para?
    Şirkete çöküp İBB borsası kurup ‘Ya satarız ya yapımızı alırız’ diyenlerin parası, soğuk cüzdanlarla taşınan para nasıl oluyor ak para da sen nasıl mücadele ediyorsun kara parayla? Operasyon yapacaksın, dosya gizli olacak ama bazı avukatlar -birini yurtdışına çıkarken yakalattık- dosyaya hakim olacak, alacak dosyayı aileleri bulacak, cezaevine gidip “Senin suçun bu, bunu söylersen çıkaracaklar” diyecek, ben bunu ifşa edeceğim, o da atlayıp yurt dışına kaçarken yakalanacak, gizli belgeyi nereden bulduğu sorulmadan ev hapsine konulacak, sonra serbest bırakılacak…
    Bir başkası elinde kağıtla Murat Kapki’ye gidecek, “Bunu imzalarsan savcı seni salacak, tarife de bu” diyecek, sonra siz bu ülkeyi kara paradan kurtaracaksınız öyle mi? Bu AK Parti’nin kara düzeninin en kara noktası bu adalet sisteminin geldiği noktadır. Kara deliksiniz siz, vicdanı yutan, insafı yutan kara deliksiniz…
    Fevkalade siyasi olan bu dava tel tel dökülüyor. Her gün bir dürüst insan bir iftiracıyı mahcup ediyor, her gün bir doğru bir yalanı çürütüyor. Şimdi yandaş kanallar nerede? Yapsana haberini. Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen suçlar şöyle ispatlandı desene… Tek bir ispat yok, “Duydum, görmüştüm, ifademi geri çekiyorum…”
    Aziz İhsan Aktaş davasında iki gizli tanık dinlendi. Adı yaprak. Soruya şunu söylüyor “Anlattıklarım duyduklarımdan ibaret, bir şey görmedim, savcılık yazıya döktü, başka bilgim yok…”
    Bunun ifadesiyle insanlar tutuklu.. Gizli tanık XYZ49QP… Şunu söylüyor: “Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok, duyduklarımı anlatmıştım”… Bunlar davanın temel taşıyıcı kolonları, dün itibarıyla 14 itirafçı ifadesini geri çekti. Biri “Siyasette yalan olur” diyor, öbürü “Beni de kandırdılar” diyor… Artık bu meseleler bambaşka bir boyuta, büyük bir kararlılıkla 1 yıldır anlattığımız şekilde arkadaşlarımızın haklılığının kanıtına dönüşmüştür. Ateşle oynayan elini, yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar.
    Bu yargı çetesi ve talimat aldıkları siyasetçiler unutmasın, bize yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmayacağız… Şerefli yargı ve emniyet mensupları da bu milletin hafızasına güvenmelidir. Bazen haksız görevden alma, tayin etme olabilir ama bu devletin hafızası bu devlete ihanet etmeyenlere vefasını gösterecektir. İktidar olunca devri sabık yaratmayacağız ama bu aşamada hala haysiyet cellatlığı yapanları, kanunsuz emir verenleri, ona uyanları, verdikleri makamlarla makam kapanları asla unutmayacağız. Bu ülkeye kardeşlik getireceğiz, yargı çetesini unutmazken suça bulaşmamış, bu partiyle ilişkisi olan herkese temiz sayfa açacağız.