Sine-i Millet ve Küresel Bir Hareket

Okuma Süresi 8 dkYayınlanma Çarşamba, Ocak 28 2026
Paylaş
X Post
Sine-i Millet ve Küresel Bir Hareket


Hizmet Hareketi’nin başlangıcını 1960’lı yıllara alırsak, yaklaşık 65 yıllık bir sivil toplum ve gönüllüler hareketinden söz ediyoruz. Bu 65 yılın yaklaşık 30 yılı Türkiye tecrübesiyle geçti. 1990’lardan itibaren yurt dışına açılma ve kısmi uluslararası tecrübe dönemi başladı. 15 Temmuz 2016’dan sonra ise on binlerce insanıyla dünyanın dört bir yanına yayılan, farklı kültürleri vatan edinen küresel bir gönüllüler hareketine dönüştü.

Avrupa ve Amerika başta olmak üzere farklı coğrafyalara yerleşen, sayıları yüz binleri bulan gönüllüleriyle çok farklı katmanlara ve kesimlere hitap eden; diyalog kuran ve birlikte yaşama kültürünü pratik eden bir yapı hâline geldi.

Evrensel Değerler Etrafında

Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vefatından sonra Hizmet Hareketi, 12 ana değer etrafında yeniden kenetlendi ve daha evrensel bir yol haritası izlemeye başladı. Bu değerler şunlardır:

İnsana ve insan haklarına saygı,
hukuka ve kanunlara saygı,
barışçıl ve müspet hareket anlayışı,
kadınların toplumsal rolünün güçlendirilmesi,
etik ve ahlaki çerçevede hareket etmek,
çoğulculuk; farklılıklara ve kutsallara saygı,
gönüllü katılımcılık ve fedakârlık,
istişare ve ortak akıl,
sivillik ve bağımsızlık,
aktif vatandaşlık ve toplumsal katkı,
çevrenin korunması,
insana bütüncül bakış (akıl-kalp bütünlüğü).

Temiz Kaynaktan Doğan Bir Hareket

Önce Türkiye’de başlayan Hizmet Hareketi’nin neredeyse her il ve ilçede okulları, yurtları ve dershaneleri açıldı. Kısa sürede Türkiye’nin en başarılı eğitim kurumları hâline geldiler. Üniversitelere duyulan ihtiyaçla birlikte açılan üniversiteler de gözde kurumlar arasına girdi.

Sonrasında Orta Asya’da açılan okullar kısa zamanda saygın ve başarılı eğitim kurumları oldu. Afrika ve Uzak Doğu’da açılan eğitim müesseseleri de benzer şekilde oldukça etkili ve başarılı sonuçlar ortaya koydu.

Hareketin bağımsızlığı, en az başarısı kadar önemli bir konudur. Yüzlerce eğitim kurumu için “başka yerlerden para geliyor” iddialarını doğrulayacak tek bir belge dahi ortaya konulamamıştır. Çünkü bu hareketin kaynağı, milletin helâl katkılarından başka bir şey değildi. Değirmen; samimiyetle, hasbîlikle, beklentisizlikle, alın teriyle, gözyaşıyla ve fedakâr esnafın hayır duygusuyla dönüyordu.

Nitekim dünyanın farklı yerlerinde bu konuyu akademik olarak inceleyen sosyologlar ve siyaset bilimciler de sıkça şunu vurgulamıştır: Bu teşebbüsler, hiçbir dış güce dayanmayan, kimsenin kapısını çalmayan, tamamen bağımsız bir sivil toplum faaliyeti; gerçek anlamda bir “Gönüllüler Hareketi”dir.

1970’li yıllarda Hocaefendi, bu müesseseleri maddî-manevî destekleyen insanlara şöyle seslenmiştir: “Bana sorarsanız, gelin bu milleti kimseye borçlu hâle getirmeyin. Bu millet kendi yarasını kendisi sarabilecek güçtedir. Gelin, sine-i millete müracaat edin; ama sakın birilerine bağımlı hâle düşmeyin.”

Bu hassasiyeti koruyarak yoluna devam eden Hizmet Hareketi, bugün de dünya milletlerinden oluşan gönüllü desteklerle, temiz kaynaklarla ve bulundukları ülkelerde devletlerin sosyal projeler için sağladığı imkânlarla faaliyetlerini sürdürmektedir.

Makuliyet Etrafında Yeni Oluşumlar

Makuliyet ekseninde bir araya gelen farklı milletlerden gönüllüler, Hizmet Hareketi’ne destek vermeye devam etmektedir. Gençlere, yaşlılara ve kimsesizlere yönelik sosyal projelerin yanı sıra; eğitim, kültür ve sanat alanlarında dünya çapında binlerce faaliyet gerçekleştirilmektedir.

Her geçen gün farklı milletlerden gönüllülerin sayısı artmakta; gidilen ülkelerde yeni dostluklar kurulmaktadır. “Bizim de bu güzel ve insani projelere katkımız olsun” diyenlerin sayısı çoğalmaktadır. Önümüzdeki günlerde yapılacak “Ramazan’ı Keşfet” programları buna güzel bir örnektir. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde hizmet gönüllüleri, binlerce insana davetiye göndererek evlerinde iftar sofraları kurmaktadır. Farklı inanç ve düşünceden insanlara kapılarını açan gönüller, kalıcı dostluklar inşa etmeye devam etmektedir.

Günümüz, Gençler ve Hareket

Günümüz bir anlamda “dizayn çağı”. Toplum mühendisleri, güçlü sistemler ve algoritmalarla tüketimi ve sürekli değişimi teşvik eden bir düzen kurmuş durumda. Tekdüzelik ve popüler kültür yoğun biçimde pompalanıyor. Gelenekler, ruh ve mana kökleri nesillere unutturuluyor; fantastik ve sürrealist bir dünya tasavvuru inşa ediliyor.

Bugün gençlerin çoğu aynı giyiniyor, aynı filmleri izliyor, aynı müzikleri dinliyor, hatta aynı tarz yemekleri yiyor. Popülizmin bu öldürücü ağından kurtulmanın yolu ise kendi gelenek ve inanç kodlarını kaybetmemek, onları canlı tutmaktan geçiyor.

İşte bu noktada Hizmet Hareketi’nin gençlerini; rehberlik, diyalog ve sosyal yardım projelerinde her geçen gün daha aktif görüyoruz. Geleceğe yürüme adına gençlerin Hizmet’in 12 temel değerini benimsemesi son derece önemlidir.

Sonuç

1960’larda çok mütevazı imkânlarla, üç-beş samimi insanla başlayan bu bereketli ve ilham verici hareket; bugün milyonlara ulaşan gönüllüleri ve gençleriyle, ırk, din ve cinsiyet ayrımı yapmadan dünyaya bereket ve ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

https://open.spotify.com/episode/7oXb1ZnLlORWyeg22Yad4l?si=zYHg5PvkQQ-I2J55WwUGxQ