Sine-i Millet ve Küresel Bir Hareket

Hizmet Hareketi’nin başlangıcını 1960’lı yıllara alırsak,
yaklaşık 65 yıllık bir sivil toplum ve gönüllüler hareketinden söz ediyoruz. Bu
65 yılın yaklaşık 30 yılı Türkiye tecrübesiyle geçti. 1990’lardan itibaren yurt
dışına açılma ve kısmi uluslararası tecrübe dönemi başladı. 15 Temmuz 2016’dan
sonra ise on binlerce insanıyla dünyanın dört bir yanına yayılan, farklı
kültürleri vatan edinen küresel bir gönüllüler hareketine dönüştü.
Avrupa ve Amerika başta olmak üzere farklı coğrafyalara
yerleşen, sayıları yüz binleri bulan gönüllüleriyle çok farklı katmanlara ve
kesimlere hitap eden; diyalog kuran ve birlikte yaşama kültürünü pratik eden
bir yapı hâline geldi.
Evrensel Değerler Etrafında
Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vefatından sonra Hizmet
Hareketi, 12 ana değer etrafında yeniden kenetlendi ve daha evrensel bir yol
haritası izlemeye başladı. Bu değerler şunlardır:
İnsana ve insan haklarına saygı,
hukuka ve kanunlara saygı,
barışçıl ve müspet hareket anlayışı,
kadınların toplumsal rolünün güçlendirilmesi,
etik ve ahlaki çerçevede hareket etmek,
çoğulculuk; farklılıklara ve kutsallara saygı,
gönüllü katılımcılık ve fedakârlık,
istişare ve ortak akıl,
sivillik ve bağımsızlık,
aktif vatandaşlık ve toplumsal katkı,
çevrenin korunması,
insana bütüncül bakış (akıl-kalp bütünlüğü).
Temiz Kaynaktan Doğan Bir Hareket
Önce Türkiye’de başlayan Hizmet Hareketi’nin neredeyse her il
ve ilçede okulları, yurtları ve dershaneleri açıldı. Kısa sürede Türkiye’nin en
başarılı eğitim kurumları hâline geldiler. Üniversitelere duyulan ihtiyaçla
birlikte açılan üniversiteler de gözde kurumlar arasına girdi.
Sonrasında Orta Asya’da açılan okullar kısa zamanda saygın ve
başarılı eğitim kurumları oldu. Afrika ve Uzak Doğu’da açılan eğitim
müesseseleri de benzer şekilde oldukça etkili ve başarılı sonuçlar ortaya
koydu.
Hareketin bağımsızlığı, en az başarısı kadar önemli bir
konudur. Yüzlerce eğitim kurumu için “başka yerlerden para geliyor” iddialarını
doğrulayacak tek bir belge dahi ortaya konulamamıştır. Çünkü bu hareketin
kaynağı, milletin helâl katkılarından başka bir şey değildi. Değirmen;
samimiyetle, hasbîlikle, beklentisizlikle, alın teriyle, gözyaşıyla ve fedakâr
esnafın hayır duygusuyla dönüyordu.
Nitekim dünyanın farklı yerlerinde bu konuyu akademik olarak
inceleyen sosyologlar ve siyaset bilimciler de sıkça şunu vurgulamıştır: Bu
teşebbüsler, hiçbir dış güce dayanmayan, kimsenin kapısını çalmayan, tamamen
bağımsız bir sivil toplum faaliyeti; gerçek anlamda bir “Gönüllüler
Hareketi”dir.
1970’li yıllarda Hocaefendi, bu müesseseleri maddî-manevî
destekleyen insanlara şöyle seslenmiştir: “Bana sorarsanız, gelin bu milleti
kimseye borçlu hâle getirmeyin. Bu millet kendi yarasını kendisi sarabilecek
güçtedir. Gelin, sine-i millete müracaat edin; ama sakın birilerine bağımlı
hâle düşmeyin.”
Bu hassasiyeti koruyarak yoluna devam eden Hizmet Hareketi,
bugün de dünya milletlerinden oluşan gönüllü desteklerle, temiz kaynaklarla ve
bulundukları ülkelerde devletlerin sosyal projeler için sağladığı imkânlarla
faaliyetlerini sürdürmektedir.
Makuliyet Etrafında Yeni Oluşumlar
Makuliyet ekseninde bir araya gelen farklı milletlerden
gönüllüler, Hizmet Hareketi’ne destek vermeye devam etmektedir. Gençlere,
yaşlılara ve kimsesizlere yönelik sosyal projelerin yanı sıra; eğitim, kültür
ve sanat alanlarında dünya çapında binlerce faaliyet gerçekleştirilmektedir.
Her geçen gün farklı milletlerden gönüllülerin sayısı
artmakta; gidilen ülkelerde yeni dostluklar kurulmaktadır. “Bizim de bu güzel
ve insani projelere katkımız olsun” diyenlerin sayısı çoğalmaktadır. Önümüzdeki
günlerde yapılacak “Ramazan’ı Keşfet” programları buna güzel bir örnektir.
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde hizmet gönüllüleri, binlerce insana davetiye
göndererek evlerinde iftar sofraları kurmaktadır. Farklı inanç ve düşünceden
insanlara kapılarını açan gönüller, kalıcı dostluklar inşa etmeye devam etmektedir.
Günümüz, Gençler ve Hareket
Günümüz bir anlamda “dizayn çağı”. Toplum mühendisleri, güçlü
sistemler ve algoritmalarla tüketimi ve sürekli değişimi teşvik eden bir düzen
kurmuş durumda. Tekdüzelik ve popüler kültür yoğun biçimde pompalanıyor.
Gelenekler, ruh ve mana kökleri nesillere unutturuluyor; fantastik ve
sürrealist bir dünya tasavvuru inşa ediliyor.
Bugün gençlerin çoğu aynı giyiniyor, aynı filmleri izliyor,
aynı müzikleri dinliyor, hatta aynı tarz yemekleri yiyor. Popülizmin bu
öldürücü ağından kurtulmanın yolu ise kendi gelenek ve inanç kodlarını
kaybetmemek, onları canlı tutmaktan geçiyor.
İşte bu noktada Hizmet Hareketi’nin gençlerini; rehberlik,
diyalog ve sosyal yardım projelerinde her geçen gün daha aktif görüyoruz.
Geleceğe yürüme adına gençlerin Hizmet’in 12 temel değerini benimsemesi son
derece önemlidir.
Sonuç
1960’larda çok mütevazı imkânlarla, üç-beş samimi insanla
başlayan bu bereketli ve ilham verici hareket; bugün milyonlara ulaşan
gönüllüleri ve gençleriyle, ırk, din ve cinsiyet ayrımı yapmadan dünyaya
bereket ve ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.
https://open.spotify.com/episode/7oXb1ZnLlORWyeg22Yad4l?si=zYHg5PvkQQ-I2J55WwUGxQ
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

NUMAN YILMAZ YİĞİT

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL










