Skandal: 4 bin 500 polisle yapılan operasyonda 9 şüpheli, gözaltındayken kaçtı

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Salı, Ocak 27 2026
Paylaş
X Post
İçişleri Bakanı Yerlikaya tarafından Cumhuriyet tarihinin en büyük narko operasyonu denilen İzmir merkezli 641 kişinin gözaltına alındığı operasyonda 9 kişi firar etti.
Skandal: 4 bin 500 polisle yapılan operasyonda 9 şüpheli, gözaltındayken kaçtı

Cumhuriyet tarihinin en nüyük narko operasyonu denilen ve İzmir merkezli 14 ilde, 608 ayrı adrese eş zamanlı yapılan narkotik operasyonunda 641 şahıs gözaltına alınmıştı. 4 bin 500 polis, 956 ekip ve 8 özel eğitimli narkotik dedektör köpeği katıldığı operasyonların ardından Ali Yerlikaya açıklama yapmış ve bu operasyonun Cumhuriyet tarihindeki en büyük narko operasyonu olduğunu belirtmişti.


SKANDALIN BÖYLESİ! 9 KİŞİ GÖZALTINDAYKEN FİRAR ETMİŞ

Gazeteci Tolga Şardan bugünkü yazısında yapılan dev operasyondaki skandalın detaylarını açıkladı. İzmir’de yapılan Narkokapan Operasyonu’nda dokuz şüphelinin gözaltındayken firar ettiği, sonrasında yapılan yakalamalar ile bunlardan sekizinin yakalandığı ancak bir kişiyi arama çalışmalarının halen devam ettiği ortaya çıktı.


Şardan söz konusu skandalın ardından idari soruşturmanın başlatıldığını kaydetti. Aktarılan bilgilere göre İzmir Emniyeti'nde yeterli sayıda nezarethane olmadığından 300 kadar şüpheli İzmir’deki Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu’nun (PMYO) spor salonunda gözaltında tutuldu.


DEV OPERASYONA GÖLGE DÜŞTÜ

Şardan'ın emniyet kaynaklarından edindiklerine göre bu sakndal böylesi operasyona göşge düşürdü.


Tolga Şardan'ın İzmir'de yaşanan skandala dair yazdığı ayrıntılar şu şekilde:


"Operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin çoğunluğu İzmir’de yakalandı. Ancak işin ilginç boyutu, bu kadar kalabalık şüpheli grubunu İzmir Emniyeti’nin binalarında gözaltına tutacak fiziki olanak yoktu!


İzmir Emniyeti’ne ait binalarda yeterli sayıda nezaret olmayınca kentteki şüphelilerden büyük bölümü –bana ulaşan bilgiye göre 300’den fazla şüpheli– yine İzmir’deki Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu’nun (PMYO) spor salonunda gözaltında tutuldu.


Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, gözaltına aldıkları şüphelileri, ön işlemlerden sonra nezarethanelere teslim ettiler.


Her ne kadar operasyonu İzmir Emniyeti gerçekleştirmiş olsa da PMYO’daki gözaltı sürecinde okul personeli görev aldı.


Okula getirilen tüm şüphelilerin gözaltına bulundukları sırada gerekli adli işlemler okul yönetimince karşılandı.


Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen adli süreç sırasında yaşanan bir gelişme ortalığın karışmasına neden oldu.


Yapılan araştırmada, bahçedeki sayım teslimat anında şüphelilerden sekizinin zaten fazlaca güvenlik önlemi olmayan polis meslek yüksek okulundan kimseye fark ettirmeden firar ettikleri anlaşıldı!


Ayrıca bir şüpheli ise adliyeden kaçarak kayıplara karıştı.


Firarilerin kayıplara karışmasıyla birlikte polis ekipleri bu kez kaçakların peşine düştü.


Firarilerden sekizi yakalandı. Dokuzuncusu halen aranıyor.


Gözaltına alınan şüphelilerin firarı sonrasında idari soruşturma başlatıldı.


Emniyet kaynaklarına göre, yaşanan firar olayları nedeniyle böylesi önemli bir operasyona maalesef gölge düştü.


Ortaya çıkan bu tabloda, her zaman olduğu gibi ister istemez bazı sorular gündeme geldi.


İzmir Emniyeti’nin yerleşkelerinde yetersiz fiziki koşullar olmasına rağmen neden bu kadar kalabalık bir operasyon başlatıldı? İşin perde arkasında başka süreç mi var?


Bu kadar kalabalık şüpheli grubunun gözaltına alınması gerekiyorsa –ki İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya göre tarihin en büyük operasyonu– savcılık neden diğer adli kolluk birimlerinden destek almadı?


Ayrıca son dönemde İzmir Emniyeti’ni yönetenlere karşı, personelin ağır çalışma koşulları altında kaldığı konusunda eleştiriler var. Bu ağır çalışma koşullarının yaşanan firarda etkisi var mı?"