Türkçemiz

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Pazartesi, Mart 23 2026
Paylaş
X Post
Türkçemiz

         Uzun yıllar  Risale-i Nur külliyatının anlaşılarak okunması içinde, içinde geçen kelimelerin kolayca anlaşılıp kavranılmasını sağlayacak bir yol,  bir çare düşündüm. 1960’lı yıllarda teker teker her sayfada mânasını bilmediğimiz kelimeleri lügatlardan karşılıklarını bulup anlamaya çalışıyorduk. Bu sıkıcı ve yorucu bir yoldu.

Merhum büyük dayım Talip Yaman’ın köyümüzdeki kitapları arasında Nüvit Özdoğru’nun 1960’larda yazdığı Türkçemiz isimli bir kitapla karşılaştım.  Çok hoşuma gitti. Kelimeleri öğretmede,  metot olarak ufuk açıcı idi. Hem kelime öğretiyor hem aralara çok güzel okuma parçaları yerleştirerek bıkkınlık ve sıkıcılığı kaldırıyor,  hem de kelimeler hakkında dünya çapında edebiyatçı ve lisan uzmanlarından faydalı bilgi ve görüşler aktarıyordu. Ayrıca kelimelerin sadece mânalarını vermekle kalmıyor onları yine meşhurların cümle içinde kullandıkları örnekleri de gösteriyordu. Sonra,  ayrı cümleler kurarak bazı kelimelerin yerlerini nokta nokta boş bırakıyor ve okuyucunun siyak ve sibakına  bakarak doldurmasını istiyordu. Bu husus,  güzel ve eğlenceli bir öğretim şeklidi.

Bazen de Osmanlıca kelimeleri celadetli,  haşmetli veya ince ve derin duyguları ifade eden ve hassasiyetleri dile getiren kelimeler diye tasnife tâbi tutuyordu. Bu yolla uzun bir çalışma ile çok hayırlı bir iş yapılabilirdi.

Bu arada Harun Tuncer’in “Titiz Bir Dilci Ve TÜRKÇEMİZ“  başlıklı yazısı  karşıma çıktı. Harun bey diyor ki: “Nüvit  Özdoğru bir sanat ve edebiyat adamı;  aynı zamanda bir oyuncu  (Ben onu Deli Yürek dizisinde gördüm. A. Aymaz)   Hatta nev’i  şahsına münhasır azimli bir adam. Onun hayat kronolojisine bakalım. Niyazi ve Zâhide çiftinin tek erkek çocuğu olarak 1925’te İstanbul’da dünyaya geldi. 1946’da Robert  Koleji Edebiyat bölümünden mezun olan yazar bir süre sonra eğitim için Amerika’ya gitti. Orada yedi yıl kaldı. Önce Washington Devlet Üniversitesi ve ardından Wisconsin Üniversitesi’nin Dil,  Hitabet ve Tiyatro Fakültelerinden yüksek öğrenim ve ihtisasasını tamamladı. Askerliğini Kore Savaşı sırasında  (1950-1953)  Güney Kore’de yaptı. Dil bildiğinden komutanlarının diğer müttefik ülke komutanlarıyla olan münasebetlerinde tercümanlık görevi üstlendi. Vatani görevinin ardından geçirdiği bir boğaz rahatsızlığı sebebiyle iki yıl konuşamayacak derecede sıkıntı yaşadı. İşte bu TÜRKÇEMİZ  kitabını da istirahatta  geçirdiği bu iki yıl zarfında hazırladı. Kendi ifadesiyle:  “Hem kendi bilgimi artırmak,  hem de faydalı olmak maksadıyla,  günde ortalama 14 saat olmak üzere iki yıl çalışarak binlerce gazete dergi ve kitaptan renkli misaller tarayarak” yapmıştı bu çalışmayı.

 Yazar iki yıl boyunca 6000 nüsha gazete,  10 bin sayfa dergi,  20 bin sayfa kitap okumuş ve rastladığı güç, fakat önemli kültür kelimelerini,  cümleleri  ile birlikte fişlere not etmiş. Kitap, ‘Birinci Hafta,  İkinci Hafta vs.  diye yedi bölüme ayrılmış her bir bölümde yediye taksim  edilmiş. Yazarın maksadı haftanın her günü bir bölüm okunmak ve bellenmek  suretiyle yedi haftada kitabın tamamlanması ve sonunda okurun,  bir çok kelime öğrenmesi ayrıca o kelimelerin de kendisine yeni ufuklar açması…

         **               *                *

 Seneler sonra benim tekrar bu mesele üzerine bunları yazmamın elbette bir sebebi…  İnşallah onu da bir başka yazımda anlatmaya gayret edeceğim.