Tutuklu gazeteciden cezaevi çığlığı!

Kaos GL için hazırladığı bir haber nedeniyle tutuklandığını söyleyen gazeteci Tuğba Tekerek, üç haftadır kaldığı Sincan Cezaevi’ndeki koşulları anlattı: “43 kişi kalıyoruz. Odalar iki kişilik ama üç dört kişi kalıyoruz. Ben önce tuvalet önünde yattım. Şimdi yatağımın yarısını ranzanın altına uzatıyoruz.” Yemeklerin plastik çamaşır leğenlerinde dağıtıldığını söyleyen Tekerek, tutuklanmasına da tepki gösterdi: “Ortada hiçbir delil, teknik rapor, en ufak bir dayanak yokken beni tutukladılar. Vicdanlarının sesini nasıl susturabiliyorlar?”
15 Eylül’de Ankara’da düzenlenen “Ailem Güvende” operasyonunda gözaltına alınarak tutuklanan gazeteci Tuğba Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşadıklarını DW Türkçe’ye anlattı.
DW Türkçe için de haberler hazırlayan serbest gazeteci Tekerek, Kaos GL’nin internet sitesinde 2024 yılında yayımlanan telifli bir haberi nedeniyle tutuklandığını belirtti.
Tekerek, operasyon kapsamında Kaos GL’nin yönetim ve denetim kurullarında görev yapan yedi asil üyeyle birlikte tutuklandı. Tutuklama kararında “Dernekler Kanunu’na muhalefet”, “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” ve “çocuğun görebileceği yerlerde müstehcenlik” suçlamaları yer aldı.
Dernekle kurumsal bağı bulunmadığını söyleyen Tekerek, Kaos GL’nin Instagram hesabının sorumlusu olmakla suçlandığını, ancak buna ilişkin herhangi bir teknik delil bulunmadığını belirtti.
‘TUVALET ÖNÜNDE YATTIM’
Avukatı aracılığıyla DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Tekerek, cezaevindeki kalabalığı ve yatma koşullarını şöyle anlattı:
“Bir insanı özgürlüğünden, sevdiklerinden, kurmuş olduğu yaşamdan koparmak çok ağır bir ceza. Ancak belli ki Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bu ceza yetmiyor. Kaldığım adli koğuşta insanı sefil bir yaşama ve onur kırıcı muameleye maruz bırakıyorlar.
Bir avlunun etrafındaki iki katlı yapıda 12 odada toplam 43 kişi kalıyoruz. Odalar iki kişilik ama üç dört kişi kalıyoruz. Yere yatak koyunca odada adım atacak yer kalmıyor. Ben önce tuvalet önünde yattım. Şimdi yatağımın boydan yarısını ranzanın altına uzatıyoruz. Gece bacaklarımı ranzanın altındaki 10 cm’lik alanda döndürmeye çalışıyorum.”
‘ÇORBA DA BEZELYE DE ÇAMAŞIR LEĞENİNDE DAĞITILIYOR’
Cezaevinde kendisini en çok rahatsız eden uygulamalardan birinin yemek servisi olduğunu söyleyen Tekerek, yemeklerin plastik çamaşır leğenlerinden dağıtıldığını anlattı:
“En çok rahatsız eden şeylerden birisi yemeği çamaşır leğeninden almak. Evet bildiğiniz plastik çamaşır leğeni! Çorba da bezelye de o leğene konuyor, koğuşta kalanlara o leğenden dağıtılıyor. Biraz yağlı olmakla birlikte yemekler iyi, çeşitli, protein miktarı yüksek. Ama en lezzetli yemek bile plastik leğenden servis edilince nasıl olur, siz düşünün…”
Tekerek, tuvaletin önünde uyumak zorunda kaldığı günleri de unutamadığını söyledi:
“Gece tuvalet önünde yatarken, kapı açılınca gelen tuvalet kokusu. Uykumun arasında aldığım o kokuyu galiba uzun yıllar unutmayacağım.”
‘İNFAZ MEMURU PEMBE ÇORAPLARIM İÇİN ‘ÇOK SEKSİ’ DİYEBİLİYOR’
Tekerek, cezaevinde kendisini en fazla yıpratan konulardan birinin infaz koruma memurlarının tutumu olduğunu belirtti:
“Sürekli emir kipiyle konuşuyorlar: ‘Şuraya gel’, ‘Tek sıra yürü!’, ‘Çorabını çıkar!’… İstisnalar var, kimisi bunları daha az sert söylüyor, kimisinin tavrı daha insancıl. Ancak çoğunun sözleri hızla azara dönebiliyor, onlar için dalga konusu da olabiliyorsunuz.”
Tekerek, yaşadığı bir olayı da şöyle aktardı:
“Örneğin bir infaz memuru pembe çoraplarım için ‘çok seksi’ diyebiliyor. Ben cevap vermiyorum, o tekrar ettikçe ediyor. Kırk kadın sabah sayımı için kapıdan avluya girerken infaz memuru onları ‘Bir bitmediniz’ diye karşılıyor.”
’21 GÜN BOYUNCA ODALARA KİLİTLENEN TUTUKLULAR VAR’
Cezaevindeki disiplin uygulamalarını da anlatan Tekerek, soruşturma geçiren tutukluların günün büyük bölümünde odalarına kilitlendiğini söyledi.
Tekerek’in aktardığına göre, disiplin soruşturması geçiren tutuklular günde yalnızca dört saat avluya çıkabiliyor. Aynı odada kalan diğer tutuklular da bu uygulamadan etkileniyor.
“Ya onlar da odaya kilitleniyorlar ya da günde dört saat dışında odalarını kullanamıyor, rica edip başka odalarda duş alabiliyor, tuvalete gidebiliyorlar, gece de koridorda yatıyorlar.”
Tekerek, kendi koğuşunda bazı tutukluların 21 gün kilitli tutulduktan sonra başka koğuşlara gönderildiğini belirtti.
‘ORTADA DELİL YOKKEN TUTUKLADILAR’
Gazeteci Tekerek, kendisine yöneltilen suçlamaların dayanaksız olduğunu savunarak tutuklama kararını veren yargı mensuplarına tepki gösterdi:
“Benim Kaos GL Instagram yetkilisi olmadığım gün gibi aşikâr. Bunu, olaya samimiyetle bakan her yetişkin insan rahatlıkla görebilir. Görmemesi imkânsız! Ama polisi, savcısı, hakimi beni Instagram yetkilisi ilan etti ve tutukladı!”
Tekerek, iddia edilen Instagram yöneticiliğine ilişkin herhangi bir teknik bulgu ortaya konulmadığını söyledi:
“Ortada ‘tespit’ var ama hangi I.P.’den ne zaman girmişim böyle bir tespite yol açabilecek en ufak bir bulgu yok. Ama beni tutukladılar. Ortada hiçbir delil, teknik rapor, en ufak bir dayanak yokken beni tutukladılar.”
‘HİÇ Mİ VİCDANLARI YOK?’
Gazeteci olarak daha önce pek çok hak ihlalini haberleştirdiğini söyleyen Tekerek, bu kez kendisinin benzer bir durumla karşı karşıya kaldığını anlattı:
“Gazeteci olarak, yaptığım haberler vesilesiyle insanın karanlık yüzünün etrafında epeyce dolanmıştım. Ancak o karanlık yüze hiç bu kadar maruz kalmamıştım. Şimdi onların elindeyim, hayatımın en az birkaç ayı tamamen onlara bağlı.”
Tekerek, tutuklanmasına karar verenlere şu soruları yöneltti:
“Bunu nasıl yapabiliyorlar? Böyle ağır bir kararı nasıl bu kadar rahat verebiliyorlar? İnsanların hayatına nasıl bu kadar hoyratça dalabiliyorlar? Vicdanlarının sesini nasıl susturabiliyorlar?
Ve bu kişilerden oluşan koca bir sistem, bu sistemi besleyen, destekleyen koca bir topluluk… Hiç mi vicdanları yok? Hiç mi duymuyorlar, hiç mi görmüyorlar?”
‘MORALİMİ BOZMUYORUM…’
Bütün bu koşullara rağmen moralini koruduğunu söyleyen Tekerek, avukatlarının, meslektaşlarının, ailesinin ve arkadaşlarının desteğini hissettiğini belirtti.
DEM Parti ve Yeni Parti milletvekillerinin de kendisini yalnız bırakmadığını söyleyen Tekerek, yaklaşan tutukluluk incelemesini beklediğini anlattı:
“Önümüzdeki günlerde, ayda bir yapılan tutukluluk incelemesi gerçekleşecek. Yine mi görmeyecekler, duymayacaklar? Yoksa bu kez farklı olacak mı? Merak ediyorum…”
TUĞBA TEKEREK KİMDİR?
Gazeteciliğe 2006 yılında Milliyet gazetesinde başlayan Tuğba Tekerek, daha sonra Taraf gazetesinde çalıştı. 2014 yılından bu yana serbest gazetecilik yapıyor.
Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından iki kez Yılın Başarılı Gazetecisi Ödülü’ne layık görülen Tekerek’in, 2023 yılında yayımlanan “Taşra Üniversiteleri: AK Parti’nin Arka Kampüsü” adlı kitabı Sedat Simavi Ödülleri’nde övgüye değer bulundu.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HARUN TOKAK

PROF. DR. ŞERİF ALİ TEKALAN

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

CUMA KARAMAN

NUMAN YILMAZ YİĞİT


Dünyanın en değerli takımları açıklandı: Türk kulü...

Diş hekimleri iş bulamıyor: Beyaz önlük yerine gar...

İran'dan yeni savaş hazırlığı: 50 birlik sınırda

Panama’da 7,7 Büyüklüğünde Şiddetli Deprem: En Az ...

Bahçeli'den Siyasette Şok İmralı Çıkışı: "Öcalan'a...





