Ukrayna toprak bütünlüğünü muhafaza etmek istiyor; Rusya 'sahadaki güncel gerçeklerin' tanınmasını

Okuma Süresi 8 dkYayınlanma Pazartesi, Ocak 26 2026
Paylaş
X Post
Ukrayna toprak bütünlüğünü muhafaza etmek istiyor; Rusya 'sahadaki güncel gerçeklerin' tanınmasını

Abu Dabi'de gerçekleşen iki günlük, ABD-Rusya-Ukrayna üçlü barış görüşmelerinin taraflar masayı terk etmeden sonlanmış olması bir başarı olarak görülüyor. Her ne kadar temel konularda ve özellikle topraklar maddesinde mesafe alınmamış olsa bile uzun bir aradan sonra ilk kez üçlü toplantı formatı yapılmış oldu. Ayrıca haftaya aynı şekilde müzakerelerin devam etmesine karar verildi. Agresif tutumlara girilmeden diyalog sürecini sürdürme kararlılığı önemli bir adım. Ancak, temel bir gerçeklik değişmiyor. Taraflar arasında, özellikle de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü muhafaza etme ile, Rusya’nın  "sahadaki yeni gerçeklerin" tanınması konusunda derin ve belki de aşılmaz bir uçurum var. Ve bu temel konuda yakın zamanda sonuca ulaşmak çok zor gözüküyor.


Abu Dabi'deki görüşmeler savaşı sonlandırmasa bile diyaloğu canlı tutarak çatışmayı kontrol altında tutma ve en kötü senaryoları önleme işlevi görüyor. ABD'nin "güvenlik koşullarının onaylanması için formatlar" önerdiği bilgisi, müzakere sürecinin teknik ve prosedürel bir aşamada olduğunu düşündürüyor. Heyetlerde ağırlıklı olarak askeri yetkililerin olması ve konuları belirlemeleri ise, önceliğin askeri-güvenlik meselelerinde (ateşkes, çatışmayı azaltma, tampon bölgeler gibi) olduğuna işaret ediyor.


Toprak tavizi karşılığında kalkınmak için dev yardım!


Abu Dabi’de müzakere masasına gelen bazı maddeler sızdı ve basına düştü. Bunlardan birincisi ve buna bağlı olarak ikincisi, Ukrayna'nın Donbas'tan (Donetsk ve Lugansk) çekilmesini doğrudan Batı'dan gelecek 800 milyar dolarlık yeniden yapılanma paketine bağlıyor. Ukrayna Birliklerinin bu bölgeden çekilmesi, Kremlin'in uzun süredir talep ettiği bir konu. Bunun gerçekleşmesi durumunda Ukrayna'nın yeniden inşası için 800 milyar dolarlık devlet ve özel sektör finansmanı planlanıyor. Bu muazzam meblağ, Batı'nın savaş sonrası Ukrayna'yı inşa etme taahhüdünün bir göstergesi olarak sunuluyor. Başka bir konu ise Kiev’in yine ısrarla üzerinde durduğu, Ukrayna'ya Amerikan güvenlik garantilerinin verilmesi. 


Heyetler bir hafta sonra yine bir araya gelecekler. Ancak toprak sorunundaki bu çıkmaz, Abu Dabi'deki görüşmelerin genel bir barış anlaşmasıyla sonuçlanma ihtimalini oldukça düşürüyor. Bunun yerine, tarafların daha sınırlı ve teknik konulara (örneğin, karşılıklı enerji altyapısı saldırılarının durdurulduğu bir "enerji ateşkesi" veya belirli bölgelerde çatışmaların azaltılması) odaklanması daha olası görünüyor. Rus tarafının "toprak sorunu çözülmeden kalıcı barış olmaz" ısrarı, savaşın yakın gelecekte sona erme olasılığı konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Görüşmelerin devam etmesi, en azından diyalog kanallarının açık kaldığını ve tamamen kopma riskinin şimdilik bertaraf edildiğini gösteriyor. Fakat, temeldeki bu devasa anlaşmazlık aşılmadıkça, müzakerelerden çıkacak herhangi bir sonucun sadece çatışmayı geçici olarak yönetmeye yönelik olacağı öngörülüyor.


Abu Dabi müzakerelerinin, Kremlin'de Putin ile ABD Özel Temsilcisi Steve Whitkoff ve danışmanlar (Jared Kushner, Josh Grynbaum) arasında 3,5 saati aşan bir görüşmenin ardından olması da önemli bir detay. O görüşmenin, Washington'un Kiev ve Avrupa ülkeleriyle temasları hakkında bilgi alışverişi ve sonraki adımların parametrelerini belirlemeye yönelik olduğunu vurgulamak gerekir. Rusya, mevcut barış plan taslağında NATO'nun doğuya genişlemeyeceğine dair garantilerin ve Ukrayna'nın tarafsız statüsünün yer almamasından da rahatsızlık duyuyor. Ayrıca Moskova, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin büyüklük ve silah kapasitesi üzerinde katı sınırlamalar konulmasında ısrarcı. Yaptırımların kaldırılması konusu ise belirsizliğini koruyor.


Ağır kış şartlarında enerji ve ısıtma tesisleri tahrip edildi


Bunun yanında savaş kritik bir evreye girdi. Rus birlikleri, adım adım da olsa cephelerde mesafe alıyorlar. Ukrayna’nın önemli enerji ve merkezî ısıtma sistemleri neredeyse bütün şehirlerde tahrip edilmiş durumda. Kış şartları ise bu sene daha sert geçiyor. Rusya'nın enerji altyapısına yönelik sistematik ve yoğun saldırıları, Ukrayna'nın dayanıklılığını test ediyor ve sivil nüfus üzerindeki baskıyı maksimum seviyeye çıkarıyor. Enerji krizi, sadece ısınma ve aydınlanma sorunu değil, aynı zamanda su temini, iletişim, sağlık hizmetleri ve ekonomik faaliyetler için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Kiev yönetimi, geçen hafta ilk defa şehirden insanların tahliye edilmesi konusunu gündeme getirdi. 


Kiev, Şubat 2022'den bu yana en ağır enerji krizini yaşıyor. Ukrayna Başbakan Yardımcısı ve Enerji Bakanı Denis Shmyhal, 16 Ocak'ta Ukrayna enerji sistemindeki yetersizliklerden dolayı olağanüstü hal ilan etmişti. Bu karar, Kiev ve diğer bölgelerdeki tüm servislerin eylemlerini koordine etmek için alınmıştı. Zelensky’nin Davos'ta dile getirdiği "enerji ateşkesi" çağrısı, bu bağlamda daha da acil bir hal alıyor. Ancak, Abu Dabi'de yapılan ve devam edecek üçlü görüşmelerden somut bir sonuç çıkmadan ve cephedeki çatışmalar şiddetini korurken, kış koşullarında Ukrayna şehirleri için çok zorlu bir dönem devam ediyor. Avrupa Birliği'nin jeneratör yardımını artırma çabası, acil ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor.


Son bir yıl içinde cephelerde gelişmeler daha çok Rusya’nın lehine. Rusya’nın aralık ayında gerçekleştirdiği toprak kazanımları, 2022 yazından bu yana en büyük alan ele geçirme operasyonlarından biri olarak açıklandı. Bu gelişmeler, Rusya’nın bölgede stratejik üstünlük sağlamaya yönelik askeri harekatının sürdüğünü göstermekte. Ukrayna birlikleri ise mühimmat sıkıntısı ve asker yetmezliği ile zor durumda. Bazı bölgelerde, kontrol dengesizliği nedeniyle “cephe hattının çökmesi” an meselesi.


Sonuç olarak, Rusya'nın Donbas'tan çekilme şartı ile Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ısrarı arasındaki temel çelişki çözülmedikçe, bu müzakerelerin savaşı sonlandırması beklenmiyor. Bu nedenle, Abu Dabi sürecinde, kapsamlı bir barış anlaşmasından ziyade, sınırlı bir güven artırıcı önlemler paketi veya belirli bir cephe hattında çatışmaların durdurulması gibi insani ağırlıklı bir sonuç çıkması daha olası. Müzakere sürecinin devam etmesinin kendisi, şu an için en önemli kazanım olarak görülüyor.