Washington Post'ta deprem: Yüzlerce gazeteci işten çıkarıldı

The Washington Post, spor ve kitap inceleme bölümleri ile bazı dış bürolarını tamamen kapatarak gazeteciliğin efsanevi markalarından birine ağır darbe vuran kapsamlı bir tasfiye kararı aldı.
İşten çıkarılanların sayısı henüz kesin olarak bilinmese de "yüzlerce" gazetecinin işini kaybettiği, toplam çalışan sayısının üçte bir oranında azaltıldığı değerlendiriliyor.
Kararı çalışanlarla düzenlenen çevrimiçi bir toplantıda aktaran Washington Post İcra Direktörü Matt Murray, bu adımdan bütün departmanların etkileneceğini kaydetti. Siyaset ve hükümet masasının en büyük birim olmaya devam edeceğini belirten Murray, "Spor servisinin mevcut yapısıyla faaliyetlerine son vereceğiz" açıklamasında bulundu.
DW Türkçe'de yer alan habere göre alınan kararın "acı verici" olduğunu ancak değişen teknoloji ve kullanıcı alışkanlıkları karşısında gazeteyi daha sağlam bir zemine oturtmak için gerekli olduğunu savunan Murray çalışanlara gönderilen mesajda, "Herkes için her şey olamayız" ifadelerini kullandı.
Murray, Washington Post'un bir basılı yayın olduğunu, şirketin yapısının "farklı bir dönemin koşullarına dayandığını" söyledi. Murray, video gibi alanlarda kurumun okur ve izleyici alışkanlıklarının gerisinde kaldığını ifade etti.
Murray'ın şirket genelinde düzenlediği online toplantı sonrası çalışanlar işlerine son verilip verilmediğine dair e-postalar aldı.
"Türkiye muhabirleri de işten çıkarıldı"
Gazetenin Kahire Büro Şefi Claire Parker, X'te yaptığı paylaşımda kendisinin yanı sıra gazetenin tüm Ortadoğu muhabirleri ve editörlerinin işten çıkarıldığını duyurdu. Parker, "Bu mantığı anlamak zor" diye yazdı.
İşine son verilenler arasında Türkiye muhabirlerinin de olduğu kaydedildi. Carnegie Endowment for International Peace adlı uluslararası düşünce kuruluşundan Asya uzmanı Evan A. Feigenbaum, "Washington Post; Asya editörünü, Yeni Delhi büro şefini, Sidney büro şefini, Kahire büro şefini, tüm Ortadoğu muhabir ekibini, Çin muhabirlerini, İran muhabirlerini, Türkiye muhabirlerini ve daha birçok kişiyi işten çıkardı" diye yazdı.
Geçen hafta Ukrayna'da elektriksiz, ısıtmasız ve susuz bir savaş bölgesinde nasıl haber yapıldığını anlattığı bir yazı kaleme alan Ukrayna muhabiri Lizzie Johnson, kendisinin de işten çıkarıldığını duyurdu.
Jeff Bezos sessiz
Gazetenin sahibi, Amazon kurucusu milyarder Jeff Bezos ise sessizliğini koruyor. Bezos, son haftalarda gazete çalışanlarının kesintileri durdurması için duruma müdahale etmesi yönündeki çağrılarına da yanıt vermemişti.
Washington Post, 2013'te Bezos gazeteyi satın aldığından bu yana abone sayısında önemli düşüşler yaşadı. Bu kan kaybının arkasında, Bezos'un 2024 seçimlerinde Donald Trump'ın rakibi olan Demokrat Kamala Harris'e destek açıklamaktan geri adım atması ve liberal yorum sayfalarında daha muhafazakâr bir çizgiye geçilmesi gibi kararları bulunuyor.
Gazete abone sayısını açıklamasa da bu sayının 2 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.
Washington Post'un yaşadığı sıkıntılar, rakibi The New York Times'ın son dönemdeki yükselişiyle keskin bir tezat oluşturuyor. New York Times, özellikle oyunlar, yemek tarifleri ve ürün önerileri gibi yan alanlara yaptığı yatırımlar sayesinde önemli bir başarı elde etti. Gazete, son on yılda çalışan sayısını iki katına çıkardı.
"Melania filmine 75 milyon dolar harcadı"
Washington Post'un bu geniş çaplı tasarruf kararına çok sayıda tepki geldi. Eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, işten çıkarma kararını eleştirerek "Özgür basın, hayatta kalması için gerekli kaynaklardan mahrum bırakıldığında misyonunu yerine getiremez. Ve haber merkezleri zayıfladığında, cumhuriyetimiz de zayıflar" ifadelerini kullandı.
Bir tepki de senatör Bernie Sanders'tan geldi. Sanders, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Jeff Bezos Melania filmine 75 milyon dolar harcayabiliyor, 55 milyon dolarlık düğününe 500 milyon dolarlık bir yatla gidebiliyor, eşine 5 milyon dolarlık bir yüzük alabiliyorsa lütfen bana Washington Post çalışanlarının üçte birini işten çıkarmaya mecbur olduğunu söyleyemeyin. Demokrasi oligarşi altında ölür" diye yazdı.
Bezos döneminde Washington Post'un ilk genel yayın yönetmeni olan Martin Baron da, eski patronunu sert sözlerle eleştirdi. Baron gazetede yaşananları "neredeyse anında gerçekleşen, kendi kendine yaratılmış bir marka yıkımının ibretlik örneği" olarak tanımladı.
"Gazetenin sahibi Jeff Bezos'un savunması gereken değerleri ihanet edercesine terk ettiğini gören sadık okurlar öfkelendi ve The Post'u terk etti" diyen gazeteci, "Aslında kaçıp gitmediler; yüz binlercesi adeta kapı dışarı edildi" ifadelerini kullandı.
Watergate skandalıyla tarihe geçmişti
1887'de kurulan Washington Post, gazetecilik tarihine geçecek önemli işlere imza atmıştı. Uzun yıllar gazetenin icra editörlüğünü yapan Ben Bradlee yönetimindeki Style bölümü ülkenin en iyi röportaj yazılarına ev sahipliği yapıyordu. Araştırmacı gazeteciler Bob Woodward ve Carl Bernstein de 1970'lerin başında Bradlee editörlüğünde Watergate skandalının üzerine giderek dönemin ABD Başkanı Richard Nixon'ın istifasına giden sürecin önünü açmıştı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

HÜSEYİN ODABAŞI

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

AİHM’in ByLock Kararı Sonrası Türkiye’de İlk Beraa...

Bir aileyi yokeden ihmale ilişkin iddianeme mahkem...

MHP'li Yıldız: 'Umut hakkı konusunda uzlaştık'

Akpolat’tan Mahkemede Dikkat Çeken İddia: “İtirafç...

AYM Anadolu Ajansı'nın kasıtlı yayın kesintisini c...






